4. Daire 2022/3647 E. 2023/1133 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2022/3647 Esas 2023/1133 Karar 02.03.2023
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/3647 E., 2023/1133 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3647 Karar No : 2023/1133
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2015/7,8,9,11,12 dönemlerine ilişkin yurt dışı satışlar nedeniyle yüklenilen ancak indirim yolu ile giderilemeyen katma değer vergilerinin iadesi ve mahsubu talebiyle yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ifadesi alınan çalışanlarının davacı şirkette üretim yapılmadığı, ihracat olmadığı, bu hacimde ticaret yapılabilecek üretim tesisi, ekipmanı, demirbaşı, aracı bulunmadığı, sadece çek düzenlenip fiktif para giriş çıkışları olduğu, başka firma adına davacı şirket adresinde KDV iadelerinde sorun çıktığı için fatura düzenlendiği, çalışanların hiç bir iş yapmalarına gerek olmadığı, oturun maaşınızı alırsınız şeklinde çalışanlara beyanda bulunulduğu, davacı şirketin SMMM'sinin firmanın ihracat yaptığına şahit olmadığı, fason üretim yapıldığı söylense de böyle bir ürerim yapılmadığı, fasonculara kendisinin götürülmesi teklifinin reddedildiği, fason fatura üzerinden fasonculara ulaşmaya çalıştığı ancak hiç birine ulaşamadığı, bunların olmadığı şeklinde beyanların olduğu, çeklerin keşideci ve lehdarları arasında uyumsuzluk bulunduğu, aynı zamanda ciro silsilesinde olan kişiler ile parayı yatıran/çeken kişilerin bu konuda usulsüz işlemler olduğu yönünde vergi inceleme elemanına detaylıca beyanda bulunduğu, davacının iade talepleri bakımından YMM tarafından … tarih ve … sayılı KDV İadesi Tasdik Raporu düzenlendiği ve söz konusu raporun incelenmesi neticesinde tespit edilen eksiklikler hakkında düzenlenen 16/06/2016 tarih ve 12621 sayılı eksiklik yazısı ile adı geçen YMM'ye bilgi verildiği, söz konusu yazıya istinaden YMM tarafından … tarih ve … sayılı yazı ile izahat verildiği, bahsi geçen yazıda eksikliklerin giderilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin temin edilememesi nedeniyle ilgili raporun işlemden kaldırılmasının istenildiği, öte yandan davalı idarece Mahkemelerince 16/11/2020 tarihinde yapılan ara karara verilen cevabi yazı ekindeki 23/11/2020 tarihli servis notu başlıklı açıklamada "mükellef kurumun ilgili dönemlerde mal veya hizmet alımında bulunarak indirim ve yüklenime konu ettiği tutarların %80'ini aşan kısmının hakkında sahte belge düzenleme, kullanma raporu veya tespiti olan mükellefler ile yine hakkında adreste bulunmama, defter belge ibraz etmeme gibi tespitlerin olduğu mükelleflerden oluştuğu" ifadesine yer verilmiş olduğu anlaşılmış olup, tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının ilgili dönemlere ilişkin yurt dışı satışlar nedeniyle yüklenip indirim yolu ile gideremediği katma değer vergilerinin iadesi ve mahsubu talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, tarhiyatın dayanağı olan raporda alt firmaların defter ve belgelerinin incelenmediği, alt firmalarla ilgili sağlıklı bir karşılaştırma yapılmadığı, Gümrük İdaresi'nden alınan yazıların dikkate alınmadığı, firma çalışanlarının zorla ve tehdit edilerek alınmış ifadeleri nazara alınarak düzenlendiği, raporun çelişkili olduğu ve eksik inceleme sonucunda hazırlandığı, 213 sayılı Kanun'un 3/B. maddesine aykırı olarak varsayımlardan hareket edildiği, şirketin 2015 ve 2016 yılı hesaplarının ayrı ayrı iki vergi müfettişi tarafından incelendiği, inceleme sonucunda 2015 yılı için düzenlenen raporda görülmekte olan davaya konu olan vergi suçu raporu tanzim edilerek şirketin bilerek sahte fatura kullandığından bahisle ihracatının gerçek olmadığına kanaat getirildiği ancak 2016 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda şirketin iş ve işlemlerinin gerçek olmadığına dair bir tespitin yapılamadığının belirtildiği, şirket hakkında 2016 yılı için yazılan vergi tekniği raporunda şirketin hem yurt içi hem de yurt dışı iş ve işlemlerinin gerçek olmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmelerden şirketin 2015 yılı için yapılan inceleme sonucunda iddia edilen hususların esasında doğruluğu şüpheli yorumlardan ibaret olduğunu ortaya koyduğu, bunun yanında tarh edilen vergilere karşı İstanbul 5. Vergi Mahkemesi nezdinde açılan davada lehine karar verildiği, haklılığın söz konusu Mahkeme kararında da ortaya konulduğu, Mahkemece vergi dairesinin iddialarının araştırılmadığı, Gümrük İdaresi'nden ihracatın yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak bilgi istenilmediği, tahkikat yapılmadığı, vergi tekniği raporunun aynen kabul edildiği, satın alınan malların ödemelerinin banka havalesiyle ve çek ile gerçekleştirildiği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.