4. Daire 2022/3510 E. 2023/2293 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2022/3510 Esas 2023/2293 Karar 25.04.2023
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/3510 E., 2023/2293 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3510 Karar No : 2023/2293
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına ... Med. Tem. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan amme alacaklarının vadelerinin 2013 yılı olduğu ve tahakkuk eden amme alacağı için en geç 31/12/2018 tarihinde tahsil zamanaşımı süresinin dolduğu dikkate alındığında, dosyadaki bilgilere göre 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesi kapsamında tahsil zamanaşımını kesen hallerden herhangi birisinin olayda mevcut olmadığı anlaşıldığından, tahsil zamanaşımına uğradığı sonucunu varılan kamu alacakları için davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen dava konusu … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu ödeme emri içeriği borçlar için, 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden kaydı silinen asıl borçlu şirkete tekrar yönelinmesine imkan bulunmamakla birlikte, asıl borçlu şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silindikten sonra yapılan malvarlığı araştırmalarında şirketin malvarlığına rastlanılması durumunda, bu malvarlığı üzerine haciz konulabileceğinden, şirkete ait ... plakalı araca, ödeme emri içeriği amme alacakları için ilk olarak 11/02/2015 tarihinde konulan haciz işlemi ile kesilen tahsil zamanaşımı süresinin 31/12/2020 tarihine kadar uzaması ve dava konusu ödeme emrinin de davacıya 20/08/2020 tarihinde tebliği nedeniyle, tahsil zamanaşımına uğramadığı anlaşılan, asıl borçlu şirketin ticaret sicilinden silinmesinden önceki döneme ait vergi borçlarının, 17/06/2005 tarihinden itibaren şirketin %50 hisseli ortağı olan davacıdan tahsili için, şirket ortağı sıfatıyla hissesi oranında düzenlenen dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, davalı idarenin göndermiş olduğu 2007 yılı vergilendirme dönemine ait ödeme emrinin tarh ve tahsil zamanaşımına uğradığı, ödeme emrinin usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiği, aksi yönde verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 29/07/1998 tarihli ve 23417 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4369 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik- 35. maddesinde yer alan "Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar" hükmü, 06/06/2008 tarihli ve 26898 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3. maddesi ile değiştirilerek mezkûr maddeye, "limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları" ibareleri ve "Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. 'Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur." fıkraları eklenmiştir. Dosyanın incelenmesinden, asıl amme borçlusu ... Med. Tem. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti Ltd. Şti. adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğ edildiği ve şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmalarından da netice alınamadığından bahisle borcun tahsiline yönelik olarak davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen davaya konu ödeme emrinin 20/08/2020 tarihinde davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, asıl borçlu şirketin kaydının ticaret sicilinden 23/01/2014 tarihinde silindiği, bu tarihten sonra borçlu kılınması ve haklara sahip olmasının mümkün bulunmadığı, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarını ihtiva eden asıl borçlu şirket hakkında tanzim edilen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 01/09/2018 tarihinde tebliğ edilmesi ile bu tarihten sonra şirketin banka hesaplarına uygulanan e-haciz işlemlerinin ve araca uygulanan haciz işleminin hukuki sonuç doğurmayacağı açıktır. Bu durumda, 6183 sayılı Kanun'da belirtilen hallerin bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden temyiz isteminin kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire Kararına katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.