4. Daire 2021/824 E. 2023/3449 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

4. Daire 2021/824 E. 2023/3449 K. — Danıştay Kararı

4. Daire 2021/824 Esas 2023/3449 Karar 12.06.2023
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/824 E.,  2023/3449 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/824
Karar No : 2023/3449

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, 2018/4-6 dönemi için re'sen tarh edilen geçici vergi ile tekerrür artırımlı kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması ve vergi inceleme raporunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; 2018 yılı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatının … Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile; davacı şirketin ilgili dönemde düzenlediği faturaların sahte faturalar olduğu, ancak 2018 yılına ilişkin olarak dava konusu ihbarnameler düzenlenirken verilen düzeltme beyannamesinin dikkate alınmadığı anlaşıldığından, vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin beyan edilen matraha ilişkin kısmında hukuka uyarlık, beyan edilen matrahı aşan kısmında ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, öte yandan, davacının 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesini ve düzeltme beyannamesini 23/04/2019 tarihinde verdiği, geçici vergi beyannamelerinin ise bu tarihten önce verildiği, idarece, geçici vergi tarhiyatlarının kesinleşmesinden sonra geçici vergiler terkin edileceğinden, yapılan tarhiyatlarda mükellef düzeltme beyanlarının dikkate alınmadığının bildirildiği, bu durumda geçici vergi asıllarının kaldırılması gerektiği, geçici vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısım yönünden ise, dayanak 2018 yılı kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davada bahsedildiği üzere davacının sahte belge düzenlediği sonucuna varılmış olması nedeniyle, geçici vergi için vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, anılan kararın, düzeltme beyannamesi ile belirtilen matraha ilişkin kısmının ise, kurumlar vergisinin niteliği itibariyle beyanname verme ve tahakkuk tarihlerinin sonraki takvim yılına ait olması, geçici verginin ise içinde bulunan yıl içinde beyan edilip, tahakkuk ve tahsil aşamasına gelmesi karşısında, geçici vergi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla davacının anılan yıl kurumlar vergisi beyanında yaptığı düzeltmenin, hesaplanması gereken geçici vergi aslına ilişkin tutarı değiştirmeyeceği, dolayısıyla geçici vergi aslı için kesilmesi gereken ceza tutarını etkilemeyeceği ancak geçici vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasının vergi aslının bir katını aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; tekerrüre dayanak alınan 2015/10-12 dönemine ait vergi ziyaı cezasının ise 23/09/2016 tarihinde verilen beyanname üzerine tahakkuk ettiği görüldüğünden, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanarak artırılan kısmında da hukuka aykırılık görülmediği; kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde bulunmayan vergi inceleme raporununda esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının geçici vergi aslının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın