4. Daire 2021/1240 E. 2023/3473 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

4. Daire 2021/1240 E. 2023/3473 K. — Danıştay Kararı

4. Daire 2021/1240 Esas 2023/3473 Karar 13.06.2023
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/1240 E.,  2023/3473 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1240
Karar No : 2023/3473

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ...
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, asıl amme borçlusu ... İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan; 2006/5, 6, 7 ve 8. dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizleri ile 2006/5. dönemine ait yargı harcına ilişkin takibin, asıl borçlu şirket hakkında, adına düzenlenen ... sayılı ödeme emriyle yapılan takibin sonuçsuz kaldığından bahisle yapıldığı, bu ödeme emri için de usulüne uygun bir biçimde yapılmış bir tebligatın bulunmadığı anlaşıldığından ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan; 2004/1, 2, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 12.dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizleri ile 2004/12. dönemine ait yargı harcına ilişkin takibin, asıl borçlu şirket hakkında, adına düzenlenen ... sayılı ödeme emriyle yapılan takibin sonuçsuz kaldığından bahisle yapıldığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen bu ödeme emri ile davacı adına düzenlenen ödeme emrinin tanzim tarihleri arasında mal varlığı araştırmasının yapılmadığından dava konusu ödeme emrinin bu kısmında da hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrine konu edilen 2006/2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizlerine ilişkin kısmının usulüne uygun kesinleştiği anlaşıldığından bu kısım bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu ödeme emrinin 2006 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı bakımının da kesinleşen yargı kararıyla kaldırıldığı görüldüğünden dava konusu ödeme emrinin 2006 yılına ilişkin özel usulsüzlük cezasını içeren kısmında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı istinaf istemi ile davalı idarenin uyuşmazlık konusu ödeme emrinin 2006 yılı özel usulsüzlük cezası haricinde kalan kısımlarına ilişkin istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin ödeme emrinin 2006 yılı özel usulsüzlük cezası yönünden yaptığı istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafça, asıl borçlu olan şirkete bu borçlar için ödeme emri tebliğ edilmediği, tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığı, vergi borçlarının tahsil zamanaşımına uğradığı, şirketin hesaplarında herhangi bir para olmadığı ve sonuç olarak da hiçbir tahsilat yapılmadığı, dolayısıyla zamanaşımı kesilmesi şartlarının oluşmadığı, kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : ..Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın redde ilişkin kısmı ve ödeme emrinin özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin diğer temyiz isteminde gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 160. maddesinde, 153. maddede yazılı mükelleflerden işi bırakanların,keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecbur oldukları, işi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellefin (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolununacağı ve mükellefiyet kaydının vergi dairesince terkin edileceği, mükellefiyet kaydının terkin edilmesinin, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı, bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde ise bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel teşkil etmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Kanunun 7061 sayılı Kanunun 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki şekliyle 103. maddesinde, muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa, yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Asıl borçlu ... İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 31/12/2013 tarihinde resen terk olduğu, Dairemizin 2021/538E. sayılı dosyasında idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısında belirtilmiştir. Bu nedenle adresi bilinmeyen konumunda olduğu anlaşılan asıl borçlu şirket hakkında yapılacak tebliğ açısından yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca şirketin iş yeri adresine gidilmesini aranmayacağı, ilanen tebligat yapılabileceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan; 2006/5, 6, 7 ve 8. dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizleri ile 2006/5. dönemine ait yargı harcına ilişkin takibin belirtilen mevzuat uyarınca değerlendirilmesi gerektiğinden Vergi Dava Dairesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan 2004/1, 2, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 12. dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizleri ile 2004/12. dönemine ait yargı harcına ilişkin takibin de asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri ile davacı adına düzenlenen ödeme emrinin tanzim tarihleri arasında mal varlığı araştırması yapılmadığından bahisle Mahkemece kabulüne ilişkin kısmı bakımından dosyanın incelenmesinden; asıl borçlu şirket hakkında 2012 ve 2013 yılında yapılan mal varlığı sorgulamalarında şirkete ait herhangi bir mal varlığı bulunmadığı ve alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, kararın bu alacaklar yönünden verilen kısmında da hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu ... numaralı ödeme emrinin; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emriyle takip edilen 2006/2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizlerine ilişkin kısımlarının reddi ile dava konusu ödeme emrinin 2006 yılı özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının geri kalan alacaklara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, ... TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 13/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyize konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ... sayılı ödeme emri içeriği borçlardan; 2006/5, 6, 7 ve 8. dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizleri ile 2006/5. dönemine ait yargı harcına ilişkin kısmının aynı gerekçe ve nedenlerle onanması gerektiği görüşüyle Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın