4. Daire 2020/42 E. 2023/1503 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2020/42 Esas 2023/1503 Karar 16.03.2023
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/42 E., 2023/1503 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2020/42 Karar No : 2023/1503
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … 2- … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, asıl borçlu ... Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti.'den tahsil edilemeyen vergi borçlarından kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olduğundan bahisle banka hesaplarına e-haciz uygulanmasına ilişkin tesis edilen işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının Bakırköy 28. Noteri aracılığıyla şirkete gönderdiği 18/04/2011 tarihli istifanamenin şirkete ulaştığı tarih olan 27/04/2011 tarihi itibariyle şirkete ait vergi ödevlerini yerine getirme sorumluluğunun sona ereceği; davacı adına düzenlenen … ila … sayılı ödeme emirlerinin 22/09/2014 tarihinde davacının MERNİS adresinde kendisiyle birlikte oturan annesine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği ancak dava açılmadığı gibi ödeme de yapılmadığı; uyuşmazlıkta, davacı adına tanzim edilen haciz varakalarında gösterilen … ila …, …,…, … ila …, … ila …, …, …, … sayılı ödeme emirleri içeriğindeki amme alacaklarının davacının şirkette kanuni temsilci olarak görev yaptığı döneme ilişkin olduğu anlaşıldığından, bu ödeme emirleri sebebiyle davacının banka hesabına haciz konulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı adına tanzim edilen haciz varakalarında gösterilen …, …, … sayılı ödeme emirleri içeriği 2011/4, 5, 6 dönemleri borçları ile … sayılı ödeme emri içeriği 2011/4-6 dönemi borcu bakımından ise beyannamelerin verilme ve borcun ödenme zamanlarında davacının şirketle ilgisinin bulunmadığı açık olduğundan, bu ödeme emirlerine istinaden davacının banka hesabına haciz konulmasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurularına konu kararın, dava konusu haciz işleminin …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmının iptaline yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu ile haciz işleminin … ila …, …, … ila …, … ila …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmının iptali isteminin reddine yönelik hüküm fıkrasına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden, Vergi Mahkemesi kararının belirtilen kısımlarının usule ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ve taraflarca ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın belirtilen kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, istinaf başvurularının bu kısımlar yönünden reddi gerektiği; kararın, dava konusu haciz işleminin … ve … sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmının iptali isteminin reddine yönelik hüküm fıkrasına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden ise, istifa eden ve bu durumu şirkete bildiren davacının, asıl borçlu şirkette 18/04/2011 tarihi itibariyle temsil yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, belirtilen ödeme emirleri içeriğinde yer alan ve daha sonraki tarihte beyan üzerine tahakkuk eden borçlardan kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla, haciz işleminin bu ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine; Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, banka hesaplarına e-haciz uygulanmasına yönelik tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.