4. Daire 2020/2037 E. 2023/3967 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

4. Daire 2020/2037 E. 2023/3967 K. — Danıştay Kararı

4. Daire 2020/2037 Esas 2023/3967 Karar 15.06.2023
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2037 E.,  2023/3967 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2037
Karar No : 2023/3967

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5'inin ödenmesi gereken kurumlar vergisi indiriminin vergi borçlarına mahsup edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E: … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5'inin ödenmesi gereken kurumlar vergisi indiriminin vergi borçlarına mahsup edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun 2015 yılı kurumlar vergisinin ve 2015/12 dönemi katma değer vergisinin süresinde ödenmediği ve 2015/2, 6, 7, 8, 9, 2016/4, 6, 7, 8, 10, 12, 2017/1, 4, 5, 7, 9, 10, 12 dönemi damga vergisi beyannamelerinin ise süresinde verilmediğinden bahisle reddedildiği olayda, sürekli damga vergisi mükellefleri ile ihtiyari olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükelleflerin, kanuni süresi içinde beyan etmeleri gereken damga vergisi bulunmaması halinde, keyfiyeti bir yazı ile vergi dairesine bildirmeleri zorunluluğu kaldırıldığından, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, 2015/12 dönemi katma değer vergisi beyannamesinin süresinde verilerek süresinde ödendiği, 06/06/2016 tarihinde amortismana tabi iktisadi kıymet satırında yapılan düzeltme için düzeltme beyannamesinin verildiği ve düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden verginin de ödendiğinden hem süresinde verilen beyan üzerine yapılan tahakkuka hem de düzeltme beyannamesi üzerine yapılan tahakkuka ilişkin ödemelerin yapıldığıdan kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen beyannamelerin şartın ihlali sayılmayacağı, 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin son ödeme gününün 30/04/2016 tarihin cumartesi gününe denk geldiği, 02/05/2016 tarihinde verilen beyana ilişkin tahakkuk eden kurumlar vergisi bulunmadığı, ancak verilen beyan üzerine tahakkuk eden damga vergilerinin ödendiği, dolayısıyla beyanname ödeme günü haftasonuna denk geldiğinden izleyen ilk iş gününde ödemenin yapıldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin, damga vergisi beyannamelerinin süresinde verilmemesi ve 2015 takvim yılı kurumlar vergisinin süresinden sonra ödenmemesinden kaynaklanan kısmına ilişkin olarak hukuka aykırılık bulunmadığı, 2015/12 dönemi katma değer vergisine ilişkin olarak ise 06/06/2016 tarihinde verilen düzeltme beyannamesi uyarınca tahakkuk eden ve vade tarihi 25/07/2018 olan 31,50 TL'lik damga vergisinin vade tarihinden sonra 09/08/2016 tarihinde ödendiği, kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen beyanname ile tahakkuk eden tutarın, kanuni süresinden sonra ödendiği hususunun ihtilafsız olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, kanunun getiriliş amacına aykırı olarak karar verildiği, lehe olan kanunun uygulanması gerektiği,madde kapsamında damga vergisinin yer almadığı,verilen karar hukuka aykırı olduğundan bozulması ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi başlıklı mükerrer 121. maddesinin 1. fıkrasında; "Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (fınans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamaz. İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edilir.", 2. fıkrasında; "Söz konusu indirimden faydalanabilmek için; 1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 10 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.), 2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatlarm kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.), 3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması, şarttır." hükümlerine yer verilmiştir.
Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5'inin ödenmesi gereken kurumlar vergisi indiriminin vergi borçlarına mahsup edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun 2015 yılı kurumlar vergisinin ve 2015/12 dönemi katma değer vergisinin kanuni süresinde ödenmediği ve 2015/2, 6, 7, 8, 9, 2016/4, 6, 7, 8, 10, 12, 2017/1, 4, 5, 7, 9, 10, 12 dönemi damga vergisi beyannamelerinin ise kanuni süresinde verilmediğinden bahisle … tarih ve E: … sayılı işlemle reddedildiği, 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde tahakkuk eden verginin mahsup edildiği, tahakkuk fişi üzerine tahakkuk eden damga vergisinin 03/05/2016 tarihinde ödendiği, yine, 2015/12 katma değer vergisi beyannamesinde süresinde verilmesinden sonra ve düzeltme beyanı üzerine tahakkuk eden damga vergisinin 09/08/2016 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır.
488 sayılı Damga Vergi Kanunun'un 1. maddesinde yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan yazılı belgelerin damga vergisine tabi olduğu, Gelir Vergisi Kanunu'nun 121/2-1 maddesi kapsamında mükelleflerin vergi indiriminden faydalanabilmeleri için kanuni süresinde verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmesi gerektiği, bir hususu kanıtlayan ve belli etme özelliği taşıyan kağıt ya da elektronik belgeler üzerinden alınan mali yükümlülük niteliğinde olan damga vergilerinin bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle damga vergilerinin kanuni süresinde beyan edilmediği ve kanuni süresinde ödenmediğinden bahisle vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indiriminden davacı şirketin yararlandırılmamasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde oybirliğiyle/oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın