4. Daire 2020/1179 E. 2023/3208 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2020/1179 Esas 2023/3208 Karar 01.06.2023
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1179 E., 2023/3208 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2020/1179 Karar No : 2023/3208
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … VEKİLİ : Av. … 2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarihli ve …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcilik görevini 06/11/2013'ten 01/03/2016 tarihine kadar ifa ettiği anlaşıldığından, … sayılı ödeme emrindeki borçlardan dönem ve vade tarihi itibarıyla sorumlu olduğu, … sayılı ödeme emrindeki …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … takip dosya numaralı borçlardan; yukarıda belirtilen tarihler dikkate alındığında, dönem ve vade tarihi itibarıyla sorumlu olmadığı, …. sayılı ödeme emrindeki …, …, …, …, …, ve … takip dosya numaralı borçlardan; vade tarihi itibarıyla davacının sorumlu olmadığı, … sayılı ödeme emrindeki …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … takip dosya numaralı borçlardan; dönem ve vade tarihi itibarıyla davacının sorumlu olduğu, … sayılı ödeme emrindeki …, …, … ve … takip dosya numaralı borçların, kanuni süresinde verilen 2015/10 dönemine ait muhtasar beyanname ile ... ve … dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerinde yanlışlık yapıldığı gerekçesiyle 10/06/2016 ile 17/06/2016 tarihinde verilen düzeltme beyannameleri ve yine kanuni süresinde verilen 2014/07 dönemine ait Ba-Bs bildiriminde yanlışlık yapıldığı gerekçesiyle sonradan verilen düzeltme bildiriminden kaynaklandığı; sonradan düzeltilen beyanname ve bildirimlerin ilk hâlinin verildiği esnada davacının, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcilik görevini ifa ettiği dikkate alındığında, anılan borçlardan dönem itibarıyla sorumlu olduğu, … sayılı ödeme emrindeki …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … takip dosya numaralı borçlardan; dönem ve vade tarihi itibarıyla davacının sorumlu olmadığı, … sayılı ödeme emrindeki … takip dosya numaralı borçtan; vade tarihi itibarıyla davacının sorumlu olmadığı, 3 sayılı ödeme emrindeki … takip dosya numaralı borcun, 10/06/2016 tarihinde verilen düzeltme beyannamesinin gereğinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan vergi ziyaı cezası olduğu dikkate alındığında, pişmanlık hükümlerinin ihlal edildiği tarih itibarıyla davacının, şirketin kanuni temsilci olmadığı, dolayısıyla bu borcun doğumunda kusurunun bulunmadığı sorumlu olmadığı, 3 sayılı ödeme emrindeki …, …, …, … ve … takip dosya numaralı borçların 07/01/2016 tarihinde verilen ve vade tarihi olarak 07/02/2016 tarihi belirlenen düzeltme beyannamelerinin gereğinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan vergi ziyaı cezaları olduğu, pişmanlık hükümlerinin ihlal edildiği tarih itibarıyla davacının, şirketin kanuni temsilcisi olduğu, dolayısıyla anılan borçların doğumunda kusurunun bulunduğu, sorumlu olduğu, … sayılı ödeme emrindeki … ve … takip dosya numaralı borçların, kanuni süresinde verilen 2016/01 ve 02 dönemlerine ait muhtasar beyannamelerde yanlışlık yapıldığı gerekçesiyle 31/03/2017 tarihinde verilen düzeltme beyannamelerinden kaynaklandığı; sonradan düzeltilen beyannamelerin ilk hâlinin verildiği esnada davacının, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcilik görevini ifa ettiği dikkate alındığında, anılan borçlardan dönem itibarıyla davacının sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; Vergi Mahkemesi kararının, … takip numaralı ödeme emrinin tamamı ile … takip numaralı ödeme emrinin 2015/5-7-8-12 ve 2016/1 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ve damga vergileri ile 2015/10-12 ve 2016/1 dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri ile ilgili olarak verdiği iptal isteminin reddine ilişkin davacı itirazının, kararın buna ilişkin kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, 2 takip numaralı ödeme emrinin kalan kısmı ile … takip numaralı ödeme emri ile ilgili olarak yapılan taraf itirazlarına gelince; 26/09/2019 tarihinde verilen ara kararı ile, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin e-tebliğ işlemlerine ait bilgi ve belgelerin istenildiği, davalı idare tarafından verilen yanıttan, e-tebligat aktivasyon kaydının yapılarak cep telefonu numarası ve e-posta adres girişinin gerçekleştirildiği, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin olarak elektronik tebliğe uygun şekilde tebliğ işlemlerinin gerçekleştirildiği ifade edilmiş ise de, gönderilen ekli belgelerden, tebliğe ilişkin bildirimin şirketin e-posta adresine yapıldığının veya şirketin bildirdiği cep telefonuna SMS yoluyla gönderildiğinin kanıtlanamadığı, gönderilen belgelerle ilgili ödeme emirlerinin tebliğinin yapıldığı ve buna ilişkin e-posta veya SMS bilgilendirmesi yapıldığının ortaya konulamadığı anlaşıldığından söz konusu ödeme emirleri içeriği alacaklar yönünden reddedilen kısma davacı tarafından yapılan istinaf isteminin kabulüne, Mahkemece reddedilen …tarihli ve … takip numaralı ödeme emrinin …-…-…-…-…-…-…-…-…-…-…-…-…-…-…takip dosya numaralı kısımları ile …tarihli ve … takip numaralı ödeme emrinin …-…-…-…-…-…-… takip dosya numaralı kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, yapılan tebligatların yasal olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması ve davanın tümden kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mükellef adına düzenlenen tüm ödeme emirlerine ait belgelerin e-tebligat ile gönderildiği, e-tebligat bilgilendirme araçları olan cep telefonu numarası ve e posta numarasının mükelleflerce değiştirilebileceği veya silinebileceği, mükellefe bilgilendirici SMS gönderildiği, ancak verilen e-mail adresi bulunamadığı için bilgilendirici mail gönderilemediği, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz dilekçesindeki iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır. Davalı idarenin temyiz istemine gelince: Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Maddedeki bu sınırlama, kamu idarelerine tanınan yetki uyarınca yürürlüğe konulan düzenlemelere karşı açılacak davalarda, öncelikle yasada belirlenen sınırların aşılıp aşılmadığının; belirlenen sınırlar dahilinde kullanılan yetkinin de, yine Anayasanın 73. maddesinde ifade edilen ''verginin yasallığı'' ilkesi ile aynı maddenin 1. fıkrasında, "herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür" biçiminde ifade edilen "vergilendirmede eşitlik" ilkesine ve 10. maddesinde açıklanan "yasa önünde eşitlik" ilkesine uygunluğu yönünden yargısal denetime tabi tutulmasını öngörmüştür. 125. madde hükmü ile öngörülen amaç, bu ilkeler dışında ve/veya bu ilkelerle bağdaşmayacak ölçütlerle yapılacak yargısal denetimin, idarenin takdir yetkisinin, hiç veya gereği gibi kullanılamaması gibi Hukuk Devletinde istenmeyen bir sonucun doğmasına neden olmasının önüne geçilmesidir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği ; 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu Kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik edileceği belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu kurala bağlanmıştır. Yasa ile verilen yetkiye dayanılarak, vergi idarelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nca elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmıştır. 27/08/2015 tarih ve 29458 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 456 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “6. Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi” başlıklı bölümüne 19/10/2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 511 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 3. maddesi ile eklenen düzenlemede; kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebileceği, bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olmasının tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemeyeceği belirtilmiştir. Düzenlemenin dayanağı olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesiyle, tebliğe elverişli elektronik adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılacak kimselere, tebligata ilişkin olarak ayrıca bilgilendirme yapılacağına ilişkin bir kural getirilmemiş, tebliğe konu evrakın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarih esas alınarak, öngörülen beş günlük sürenin tamamlanması, tebligatın yapılmış sayılması için gerekli ve yeterli görülmüştür. Nitekim, anılan maddenin 2. fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru neticesinde Mahkeme, muhatabın elektronik ortamda tarafına iletilen tebligattan haberdar olabilmesinin internet vergi dairesi aracılığıyla kendi elektronik adresine erişim sağlamasına ve dolayısıyla elektronik adresini kontrol etmesine bağlı olduğunu, bu bakımdan itiraz konusu kuralın, muhataplara öncelikle elektronik posta adreslerini belirli aralıklarla kontrol etme yükümlülüğü yüklediğini, anılan yükümlülüğe beşer günlük aralıklarla uyulduğu takdirde hukuki yollara başvuru süresi yönünden herhangi bir hak kaybının olmayacağını ifade etmiştir. (AYM, E:2018/144, K:2019/72, 19/09/2019) İdarelerce muhataba elektronik tebligat sistemine kayıt sırasında bildirilen mobil telefon veya elektronik posta adresinden herhangi birine veya her ikisine birden bilgilendirme mesajı gönderilebileceği öngörülmekle, idarelerce muhataba ayrıca bilgi mesajı iletilmesine olanak tanınmış, ancak bilgi mesajı iletilmesi zorunlu kılınmamıştır. Bu bakımdan, söz konusu bilgilendirme mesajı veya e-posta gönderilmemesinin tebligatın geçerliliğini etkilemeyeceği açıktır. Uyuşmazlıkta, … İnş. Tem. Taah. ve Tic. A.Ş.'nin muhtelif yıl ve dönemlere ilişkin vergi borçlarının anılan şirketten tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının 23/03/2016 tarihinde şirketin daimi işçisi ...'e, bir kısmının ise çeşitli tarihlerde elektronik ortamda tebliğ edildiği, sonrasında yine asıl borçlu nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasından borcun şirketten tamamen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine 06/11/2013'ten 01/03/2016 tarihleri arasında şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği ve anılan ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, 213 sayılı Kanun'un ilgili hükmü gereği asıl borçlu şirkete elektronik ortamda gönderilen ödeme emirlerinin beş gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağı, dolayısıyla … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin 2015/5,7,8,12 ve 2016/1 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ve damga vergileri ile 2015/10,12 ve 2016/1 dönemlerine ilişkin gelir stopaj vergisi ve damga vergileri haricinde kalan kısmı ile … takip numaralı ödeme emrine ilişkin asıl borçluya yapılan elektronik tebligatın geçerli olmadığı gerekçesiyle verilen kısmen kabul kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … takip numaralı ödeme emrinin tamamı ile … takip numaralı ödeme emrinin 2015/5,7,8,12 ve 2016/1 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ve damga vergileri ile 2015/10,12 ve 2016/1 dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) vergisi ve damga vergilerine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının … takip numaralı ödeme emrinin 2015/5-7-8-12 ve 2016/1 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ve damga vergileri ile 2015/10-12 ve 2016/1 dönemlerine ilişkin gelir stopaj vergisi ve damga vergileri haricinde kalan kısmı ile … takip numaralı ödeme emrine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.