3. Daire 2023/9079 E. 2023/4029 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

3. Daire 2023/9079 E. 2023/4029 K. — Danıştay Kararı

3. Daire 2023/9079 Esas 2023/4029 Karar 24.10.2023
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9079 E.,  2023/4029 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9079
Karar No : 2023/4029

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi Adi Ortaklığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı ortaklık tarafından, 2013 yılının Temmuz ve Aralık dönemlerinde yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri nedeniyle yüklenilip indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi alacağının mahsuben iadesi istemiyle yapılan 24/01/2022 ve 20/07/2022 tarihli başvurularının reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, mahsuben iade isteminin reddedildiğini adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğiyle öğrendiği, buna rağmen, bu işlemlere karşı süresinde dava açılmadığı, işbu davaya konu işleme esas 20/07/2022 tarihli başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemin tebliğinin, dava açma süresini ihya etmesi mümkün bulunmadığından, mahsuben iade istemlerinin reddine ilişkin işlemlerin tebliğinden çok sonra 16/08/2022 tarihinde kayda alınan dilekçe ile açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Adi ortaklık adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davalarda Mahkemece mahsup isteminin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunun açıkça ortaya konulduğu, lehe olan iptal kararları neticesinde ödeme emirlerine konu borçların nakden iadesi talebiyle yapılan başvurunun mahsup talebine konu borçların hâlen mevcut olduğu belirtilerek reddedilmesinin mahkeme kararlarının uygulanmasını ortadan kaldırdığı, istinaf aşamasında ileri sürülen iddiaların dikkate alınmadığı, gerekçesiz verilen kararın usule ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğu, mahsup talebinin reddedildiğine ilişkin kesin bir işlem tesis edilmediği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı şirketin 2013 yılının Temmuz ve Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi iade isteminin reddedilmesi üzerine mahsubu talep edilen borçlara ilişkin olarak ödeme emri düzenlendiği, ödeme emri düzenlenmesinin iade isteminin reddedildiğini açıkça ortaya koymasına rağmen iade taleplerinin reddine karşı dava açılmadığı, ödeme emrine karşı açılan davalarda ödeme emirlerinin iptal edilmesine rağmen mahsup istemine dair hüküm kurulmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Yargı kararlarının sadece hüküm fıkraları itibarıyla değil gerekçeleri itibarıyla da bağlayıcı olmaları nedeniyle uygulanmasında idareler tarafından karardaki gerekçeler de dikkate alınmak suretiyle yeni işlemler tesis edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davalarda verilen kararların gerekçesinde mahsup talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine davacı tarafından ilgili dönemlere ilişkin olarak mahsup/iade talebinin yerine getirilmesi amacıyla yapılan başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası kapsamında bir başvuru olduğu dikkate alındığında Mahkemece söz konusu başvurunun biten dava açma süresini ihya etmesinin mümkün bulunmadığı yolundaki ulaşılan sonuçta hukuka uyarlık bulunmamakla, işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı ortaklık tarafından, yatırım teşvik belgeli TCDD'ye yapılan teslimlerden doğan 2013 yılının Temmuz ve Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi iade alacağının, bir kısım vergi borçlarına mahsubu için 26/09/2013 ve 31/07/2014 tarihli başvurularda bulunulduğu, bu başvuruların … tarih ve … sayılı davalı idare işlemi ile mahsup isteminin TCDD'ye yapılan deplasman işinin bittiğine dair geçici kabul tutanağının onaylandığı tarih itibarıyla geçerli olacağı ve mahsup isteminin geçici kabul tutanağı ibraz edilmeden yerine getirilemeyeceği belirtilerek reddedildiği ve akabinde mahsubu istenilen borçların tahsili amacıyla ortaklık adına ödeme emri düzenlendiği, davacı tarafından, mahsup istemleri reddedilmek suretiyle adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle ... Vergi Mahkemesi'nin E:… ve E:…, …, …, … ve … sayılı dosyalarında açılan davalarda ödeme emirlerinin, mahsup istemlerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, anılan mahkeme kararları üzerine davacı tarafından 2013 yılının Temmuz ve Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi iade alacağının bir kısım vergi borçlarına mahsuben iade edilmesi amacıyla tekrar yapılan başvurunun, ''ilgili dönem iade/mahsup taleplerinin reddine ilişkin işlemlerin dava konusu yapılmadığı, ödeme emri tebliği üzerine açılan davalarda İstanbul 9. Vergi Mahkemesinin kararlarının sonuç kısmında, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verildiği, ilgili dönem iade taleplerinin yerine getirilmesine yönelik bir hükmün kararda yer almadığı'' gerekçesiyle reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Davaların karara bağlanması'' başlıklı 22. maddesinin birinci fıkrasında, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, ''Kararda bulunacak hususlar'' başlıklı 24. maddesinde, davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti ile kararın dayandığı hukuki sebepler ve gerekçesinin belirtileceği kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında ise, idarenin, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari yargı yerlerince verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarının idare tarafından derhal uygulanması, yukarıda sözü edilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi hükmünün gereğidir.
Davacı tarafından 24/01/2022 ve 20/07/2022 tarihlerinde yapılan başvuruların, ... Vergi Mahkemesi'nin E:… ve E:…, …, …, … ve … sayılı dosyalarında verilen kararların gereğinin yerine getirilmesi amacıyla yapıldığı dolayısıyla yukarıda sözü edilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılmış bir başvuru olduğunun kabulü gerekeceğinden, maddi olay yanlış değerlendirilerek söz konusu başvuruların ve başvuruların reddine dair dava konusu işlemin tebliğinin, sona eren dava açma süresini ihya etmeyeceği yolundaki ulaşılan yargıyla davanın süre aşımı yönünden reddedilmesine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın