3. Daire 2023/4921 E. 2024/4867 K. — Danıştay Kararı
3. Daire 2023/4921 Esas 2024/4867 Karar 25.09.2024
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4921 E., 2024/4867 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4921 Karar No : 2024/4867
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Otomotiv ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:Davacı şirket adına, çalışanlarının hesabına, araç alımı yapan müşterileri yönlendirmeleri karşılığında anlaşmalı finansman şirketleri tarafından çalışanların hesabına prim adı altında yatan tutarın ücret niteliğinde olduğu ve stopaj kesintisine tabi tutulması gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2015 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan gelir (stopaj) vergileri ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Olayda, davacı şirket tarafından, çalışanlarına, yaptıkları iş karşılığında ödenmiş herhangi bir prim ödemesinin bulunmadığı, finansman şirketleri tarafından davacı şirket çalışanlarının hesabına yapılan ödemelerin davacı şirket ile bir ilgisinin olmadığı, çalışanların müşteri teminine yönelik aracılık hizmetini kendi adlarına verdikleri ve bu hizmet karşılığı sözü edilen şirketler tarafından yapılan ödemelerin stopaja tabi tutularak doğrudan davacı şirket çalışanlarının adı ve hesabına yapıldığı dolayısıyla söz konusu ödemelerin davacı şirket tarafından yapıldığının kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergileri kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Finansman şirketlerinin almış olduğu müşteri temin etme hizmetine karşılık prim adı altında yapmış olduğu ödemelerin davacı şirket yerine doğrudan çalışanlara ödenmesinin söz konusu ödemelerin ücret niteliğini değiştirmeyeceği, zira çalışanların davacı şirkete iş sözleşmesi ile bağlı olduğu, şubesiz olarak faaliyet gösteren finansman şirketlerinin bayi satış personeli olmaksızın müşterilerine kredi hizmeti veremeyecekleri, personelin de davacı şirkete bağlı olmaksızın finansman şirketine hizmet veremeyeceği, finansman şirketleri tarafından davacı şirket personeline yapılan ödemelerin ücret niteliğinde olması nedeniyle davacı şirketin işveren olarak gelir (stopaj) kesintisi yapması gerektiği açık olduğundan, uyuşmazlık konusu cezalı vergilerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek aksi yönde verilen kararın bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : Davacı şirket adına, çalışanları tarafından, araç alımı yapan müşterilerini anlaşmalı finansman şirketlerine yönlendirmek karşılığında sözü edilen şirketler tarafından çalışanların hesabına prim adı altında yatan tutarın ücret niteliğinde olduğu ve stopaj kesintisine tabi tutulması gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca re'sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulü yolunda verilen karara yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde, bir ödemenin ücret olarak nitelendirilebilmesi için; bir işverene tabi olma, belli bir işyerine bağlı olma ve hizmetin karşılığı olarak bir ödemenin yapılması unsurlarının birlikte bulunması gerektiği belirtilmiştir. Esas görevi işverenin emir ve talimatları doğrultusunda bayilerin araç satışlarını yapmak ve arttırmak olan bayi çalışanlarının, müşterileri kredi kullanabileceği bir bankaya veya finasman şirketine yönlendirme görevinin de bulunduğu açıktır. Bu görev, bayi satışlarını sağlama ve artırma amacına yönelik olup banka veya finans kuruluşuna yönlendirilen müşterinin araç kredisi kullanması halinde banka veya finans kuruluşu da kazanç elde etmekte ise de bu ticari ilişkide müşteriyi bankaya yönlendirme görevi de olan satış temsilcisinin işvereni sıfatını bayi taşımaya devam etmektedir. Verilen bu hizmet karşılığında banka veya finans kuruluşu tarafından satış temsilcisi olan davacı şirketin personeline yapılan ödemeler diğer hizmetlerden ayrı sayılamaz. Davacı şirket tarafından banka ve finans kurumlarına çalışanları vasıtasıyla verilen ve müşteri temin etmek şeklinde gerçekleşen hizmet sunumu karşılığında çalışanlarına veya şirket ortaklarına çeşitli adlar altında yapılan ödemelerin ve sağlanan menfaatlerin hizmet ifası bedeli olarak kabulü gerekmekte olup bu ödeme hizmet erbabının, davacı işverene tabi olarak, davacının iş yerinde sunmuş olduğu hizmet karşılığında sağlanan menfaat olduğundan, ödemenin işveren tarafından yapılmaması ücret niteliğini değiştirmeyecektir. Bu durumda, çalışanlarına finansman şirketleri tarafından yapılan ücret niteliğindeki ödemeleri defter ve kayıtlarına intikal ettirmediği ve gelir vergisi kesintisi yapmadığı tespit edilen davacı şirket adına re'sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergilerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle, davanın reddi gerekirken, aksi yönde verilen karara yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.