3. Daire 2023/4492 E. 2023/3543 K. — Danıştay Kararı
3. Daire 2023/4492 Esas 2023/3543 Karar 05.10.2023
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4492 E., 2023/3543 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4492 Karar No : 2023/3543
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. …
2-(DAVACI) … Kozmetik Pazarlama Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ: Av…
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporuna atıfla tanzim edilen vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2017 yılının Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu vergi ziyaı cezasının üzerinden kesildiği geçici verginin matrahı yönünden bağlı olduğu 2017 yılı için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan dava Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiğinden, dava konusu geçici vergi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı gerekçesiyle geçici vergi aslı kaldırılmış, üç kat vergi ziyaı cezası yönünden ise dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, geçici verginin önceden beyan ve tahakkuk ettirilen vergilerden kaynaklanan bölümü haricindeki kısım üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddi ile geçici vergi aslının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvuruları, sözü edilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, komisyon karşılığı sahte fatura tanzim ettiği sonucuna varıldığı, beyan ve tahakkuk ettirilen ödenecek fiktif vergiler, re'sen tarhı gereken vergilerin hesabında dikkate alınmadığı gibi beyan edilen vergilerin terkin edildiği yönünde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, beyan edilen ödenecek vergiler düşülerek tarhiyat yapılması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek salınan cezalı verginin, beyan ve tahakkuk ettirilen ödenecek vergilere ilişkin kısmının mükerrer olduğu, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi hukuka uygun olduğu düşeceği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının; tarhiyatın beyan ve tahakkuk ettirilen vergiler ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek sözü edilen hüküm fıkraları kaldırılarak tarhiyatın değinilen kısımları kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, tarhiyatın dayanağı olan vergi tekniği raporunun tarafına tebliğ edilmediği, yasal defter ve belgelerin inceleme için ibraz edildiği, şirketin faaliyetinin gerçek olduğu, vergi tekniği raporunun tamamiyle kanaatlere dayandığı ileri sürülerek yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu, sahte fatura düzenledikleri iddiasının gerçeği yansıtmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporuna atıfla tanzim edilen vergi inceleme raporlarına dayanılarak dava konusu tarhiyatların yapıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, 30. maddesinde; resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ve de tutulması zorunlu olan defterlerin ve verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re'sen tarh sebebi olarak öngörülmüş, aynı Kanunun 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; geçici vergi aslı ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrası ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının daha önce beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere isabet eden haricindeki kısmına ilişkin hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Mükellefler adına tarh edilecek vergilerin kesinleşmesi halinde daha önce beyan edilerek tahakkuk eden vergilerin; terkin edilmesi, ödenmiş olması halinde ise tarh edilerek ödenmesi gereken vergiden mahsup edilmesi gerektiğinin tabii olduğu dikkate alındığında, davacı tarafından tarhiyat öncesinde beyan edilip tahakkuk eden verginin, tarh matrahı üzerinden hesaplanan dava konusu vergiden mahsup edilmemiş olmasının mükerrer vergilendirmeye yol açtığından söz edilemeyeceğinden, Vergi Dava Dairesi kararının, geçici verginin, beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergilere isabet eden kısmına yönelik hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmediğinden kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının daha önce beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere isabet eden haricindeki kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Davalı idare temyiz isteminin kısmen reddine, 4. Kararın; geçici vergi aslı ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 5. Davalı idare temyiz isteminin kısmen kabulüne, 6. Kararın; bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergilere isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 7. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 05/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır. İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir. İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir. Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır. Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu done alınarak yapılan tarhiyatların kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemi hakkında, davacı adına tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.