3. Daire 2023/4490 E. 2024/5989 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

3. Daire 2023/4490 E. 2024/5989 K. — Danıştay Kararı

3. Daire 2023/4490 Esas 2024/5989 Karar 18.11.2024
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4490 E.,  2024/5989 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4490
Karar No : 2024/5989

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, ... İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin sahte fatura kullanma eylemine maddi menfaat temin etmeden iştirak ettiğinden bahisle adına, 2016 yılının Ağustos, Eylül, Kasım, Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporunda yer alan saptamalar, davacının değinilen şirketin bilerek sahte fatura kullanma eylemine iştirak ettiğini ortaya koymadığından, kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ceza kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Dava, ... İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin sahte fatura kullanma fiiline iştirak ettiğinden bahisle davacı adına ziyaa uğratılan katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesinin 2. fıkrasında, vergi ziyaına, 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde, bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Bu durumda, vergi kaybına 213 sayılı Kanun'un 359. maddesindeki yazılı fiillerle sebebiyet verilmesine iştirak edenler adına kesilecek olan vergi ziyaı cezasında, vergi kaybına neden olan her fiile yönelik iştirakin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve somut olarak tespit edilmesi gerekmektedir.
Olayda, davacının ihtilaf konusu yılda şirketin muhasebe müdürü olması, şirket sahibi tarafından kendisine verilmiş genel vekaletnamenin bulunması, söz konusu şirketin faturaları temin ettiği alt mükellefleri hem davacının hem de şirket sahibinin tanımıyor olması, alt mükellefler tarafından verilen iki adet çekin davacı tarafından tahsil edilmiş olması, şirket sahibinin ifadesinde davacının komisyon almış olabileceğinin ifade edilmiş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacının, sahte fatura kullanma fiiline iştirak ettiği sonucuna ulaşılmış olup kesilen cezada hukuk aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, aksi gerekçeyle davanın kabulü yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın