3. Daire 2022/3326 E. 2024/5351 K. — Danıştay Kararı
3. Daire 2022/3326 Esas 2024/5351 Karar 15.10.2024
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/3326 E., 2024/5351 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3326 Karar No : 2024/5351
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret Anonim Şirketi İflas İdaresi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin kayıtlarına aldığı personel teminine yönelik faturalar gerçek bir hizmet ifasına dayanmadığından işyerinde çalışan işçilerin asıl olarak kendi çalışanı olduğu ve söz konusu işçilere ödenen ücretler üzerinden kesinti yapılmadığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2015 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ve fer'isi ile Ocak dönemi için üç kat, Şubat ila Aralık dönemleri için ise tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin işyerinde çalışan personeli, esasında gerçek bir faaliyeti bulunmayan ... Kaynakları ve Danışmanlık Ticaret Limited Şirketinin işçileri gibi göstererek vergi matrahını eksik beyan ettiği iddiasının, re'sen tarh nedeni olarak görülen, defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların noksan, usulsüz veya karışık olması sonucunu doğurmadığı; olayda, defter kayıtlarında inceleme yapılmasını engelleyecek bir usulsüzlük veya noksanlık bulunduğu yolunda bir saptamanın söz konusu olmadığı, aksine matrah takdirinde davacının ve söz konusu firmanın yasal defter ve belgelerinde yer alan kayıtların esas alındığı ve tarhiyatın bu tutarlara göre yapıldığının görüldüğü; dolayısıyla, dava konusu tarhiyata dayanak gösterilen re'sen tarh nedeninin gerçekleşmediği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ... Kaynakları ve Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi tarafından çalıştırılan işçilerin asıl olarak davacı şirketin işçileri olduğu, sözü edilen şirketin iflas halindeki davacı şirketin üzerine doğacak sigorta primi ve vergilerin azaltılması için paravan olarak kurulduğu, işçilere yapılan ücret ödemeleri üzerinden tevkifat yapılmamasının re'sen tarh nedeni olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefetten yapılan yargılamada Zen İlaç İnsan Kaynakları ve Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi yetkilisinin beraat ettiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanunu'nun 30. maddesinin birinci fıkrasında re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış; maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re'sen tarh sebebi olarak öngörülmüş; yine aynı Kanunun 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmış; aynı Kanun'un 94. maddesinin birinci fıkrasında da, kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin, bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtildikten sonra, fıkranın (1) numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), Kanun'un 103 ve 104. maddelerine göre tevkifat yapılacağı belirtilmiştir. Bakılmakta olan davada, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile işgücü temin hizmet alımına ilişkin faturaları düzenleyen, 2015 yılında 6.314.643,76 TL ve 2016 yılında 2.675.364,34 TL tutarındaki hizmet satışını sadece davacı şirkete yapmış olan, çalışanlarla ilgili SGK’ya 7.904.519,17 TL borcu bulunan, davacı şirketle aynı adreste faaliyette bulunan, faaliyete başlanılan tarihten itibaren neredeyse hiçbir vergi borcunun ödenmediği ve hiçbir varlığı bulunmadığı tespit edilen, yakın akrabalık ilişkisi bulunan şahıs adına tescil ettirildiği belirtilen şirket hakkındaki vergi tekniği raporunda yer verilen tespitler dikkate alındığında; söz konusu faturaların, gerçek bir hizmet alım satımına dayanmadığını sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğunu kanıtlamaya yeterli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Dolayısıyla faturaların bu nitelikte olması, çalışanlara ilişkin maaş, prim, tazminat gibi her türlü ödemelerin davacı şirketin banka hesaplarından yapıldığının ortaya konulması ve diğer tespitler, bu çalışanların davacı şirketin çalışanları olduğunun da kabulünü gerektirmesi karşısında; davacı şirketin personeli olan çalışanlara yapılan ücret ödemeleri üzerinden tevkifat yapılmamasının re'sen tarh nedeni olduğu sonucuna varılmıştır. Aksi gerekçe ile verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın matrahın bulunuş biçimi bakımından yapılacak değerlendirmeye göre yeniden bir karar vermek üzere bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.