3. Daire 2022/2232 E. 2024/6058 K. — Danıştay Kararı
3. Daire 2022/2232 Esas 2024/6058 Karar 20.11.2024
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2232 E., 2024/6058 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/2232 Karar No : 2024/6058
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışından elde ettiği ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporuna istinaden tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca 2018 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, aynı yılın Ocak-Mart, Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkındaki vergi tekniği raporundaki saptamalardan, gayrimenkul satışlarının devamlılık arz edecek şekilde gerçekleştirildiği dolayısıyla ticari olduğu sonucuna ulaşıldığı ancak alış ve satış değerlerinin gerçeğe en yakın biçimde tespit edilerek matrahın belirlenmesi gerekirken, tapu kayıtlarında yer alan tutarın maliyet ve kazanç olarak esas alınması ve aradaki farkın safi gelir olarak kabul edilmesi suretiyle belirlenen matrah üzerinden yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, aynı Kanunun 134'üncü maddesinin birinci fıkrasında ise vergi incelemesinden amacın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırarak, tespit etmek ve sağlamak olduğu açıklanmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda davacının 2010, 2012 ila 2016 yılları arasında satın alma yoluyla elde ettiği gayrimenkullerin, 2015 yılında 12 adet, 2016 yılında 4 adet, 2017 yılında 2 adet, 2018 yılında 5 adet olmak üzere satışını gerçekleştirmesinin devamlılık arz etmesi ve ticari amaç taşıması nedeniyle söz konusu faaliyetin ticari kazanç olduğu, öte yandan, hasılatın tespitine yönelik tapu kayıtlarının yanında alıcıların da ifadelerine başvurulduğu görüldüğünden kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılata ulaşmada kullanılan yöntemlerin kabul edilebilir olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu tarhiyatı ulaştığı aksi yöndeki gerekçeyi hükme esas almak suretiyle sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.