3. Daire 2022/2155 E. 2024/5150 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

3. Daire 2022/2155 E. 2024/5150 K. — Danıştay Kararı

3. Daire 2022/2155 Esas 2024/5150 Karar 08.10.2024
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2155 E.,  2024/5150 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2155
Karar No : 2024/5150

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, gayrimenkul alım satımından sağladığı ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun done alındığı takdir komisyonu kararına dayanılarak 2014 yılın için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın Nisan-Haziran dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin 2014 yılı kurumlar vergisi yönünden incelemeye alındığı, düzenlenen vergi inceleme raporunda; şirketin 2014 yılında faaliyetinin bulunmadığı fakat faaliyeti olmamasına rağmen bu dönemde şirket hesaplarına yatırılan bir kısım paralar ve yine şirket adına tahsil edilen çekler olduğunun tespit edildiği, yapılan araştırmada söz konusu tahsilatların şirket müdürü olan davacının 2014 yılında sattığı taşınmazının satış bedeline ilişkin olduğu, davacının kendi şahsi hesapları üzerinde bloke olduğundan dolayı satış bedelinin şirket hesapları üzerinden ve yine şirket adına düzenlenen çeklerle tahsil edildiğinin anlaşıldığı, davalı idare tarafından davacının bu taşınmaz satışı nedeniyle elde ettiği kazancın ticari kazanç olduğu değerlendirilerek dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı, Mahkemelerince verilen ara karar uyarınca dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının arazi vasfındaki taşınmaz hissesini üzerindeki intifa hakları ile birlikte 01/07/2010 tarihinde satış yoluyla iktisap ettiği hissesini 26/06/2014 tarihinde sattığı, ticari faaliyetten bahsedebilmek için gayrimenkul alım-satım işinin ticari risk üstlenerek, iş yeri, çalışan, donanım ve kayıtlara ilişkin tespitlerle ortaya konulabilecek bir ticari organizasyon dahilinde ve devamlılık arz edecek şekilde yapılması gerektiği, dava konusu olayda ise buna ilişkin bir tespit olmadığı gibi davacının ihtilaflı olan 2014 yılında yalnız tek bir gayrimenkul satışı yaptığı dikkate alındığında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37. maddesi göre ticari kazancın varlığından bahsedilemeyeceğinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda davacının 2014 yılında adına gayrimenkul alım satımı yaptığı ve bu satış işlemi sırasında şirket hesaplarının kullanıldığı, iş bu alım satım işlemi nedeniyle beyan dışı bırakılan gelirin vergilendirilmesi gerektiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın