3. Daire 2020/532 E. 2023/3143 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

3. Daire 2020/532 E. 2023/3143 K. — Danıştay Kararı

3. Daire 2020/532 Esas 2023/3143 Karar 22.09.2023
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/532 E.,  2023/3143 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/532
Karar No : 2023/3143

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ...Turizm Temizlik Sağlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2011 ila 2017 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ..., ..., ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin 2013 yılında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un tecil hükümlerinden faydalandığı, 2014, 2016 ve 2017 yıllarında sırasıyla 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun, 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’dan faydalanmak üzere yaptığı ve zamanaşımının kesilmesi neticesini doğuran başvurular sonucunda ödeme planlarında yer alan borçların ödenmemesi nedeniyle yapılandırmaların iptal edildiği, şirket mal varlığından tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiğinin anlaşıldığı olayda, ilgili borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirkete yönelik düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun olarak tebliğ edilerek kesinleştirildiği, asıl borçlu şirketin talebi üzerine ödeme planlarına bağlanan borçların şirket tarafından ödenmediği, şirket adına kayıtlı sadece bir araç olduğu ve bu araç üzerinde çok fazla haciz ve yakalama kaydı bulunduğu, tahakkukların ait olduğu dönemde davacının asıl sorumlu şirketin %50 ortağı olarak yer aldığı hususları değerlendirildiğinde, davacının, şirket adına usulüne uygun olarak kesinleşen ve şirket mal varlığından tahsil edilemeyeceği ortaya konulan borçlardan hissesi oranında sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varıldığından dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl amme borçlu şirket tarafından 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanunlar kapsamında yapılan başvuruyla, şirketin vergi borçlarının nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği görüldüğünden, bahsi geçen Kanunlar uyarınca yapılan yapılandırma üzerine ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun tebliğ edildikten sonra davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, anılan usule uyulmadan, doğrudan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılandırmanın ihlal edilmesinin mükelleflere ilaveten herhangi bir borç, ceza, faiz gibi yükümlülük yüklemediği, başka bir deyişle mükelleflerin yapılandırma öncesi duruma aynen geri döndükleri, dolayısıyla mükelleflere yeniden ödeme emri gönderilmesine gerek olmadığı, kaldı ki yasal düzenlemelerde ikinci ödeme emri gönderilmesi usulüne yer verilmediğinden asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının tahsili için davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ve usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu şirketin 2013 yılında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un tecil hükümlerinden faydalandığı, 2014, 2016 ve 2017 yıllarında sırasıyla 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun, 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’dan faydalanmak üzere yaptığı başvurular üzerine ödeme planına bağlanan borçların vadesinde ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu Keribey Turizm Temizlik Sağlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2011 ila 2017 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez.
Bu durumda davacının şirket ortağı sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilmek üzere yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 22/09/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın