3. Daire 2020/2295 E. 2023/1274 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

3. Daire 2020/2295 E. 2023/1274 K. — Danıştay Kararı

3. Daire 2020/2295 Esas 2023/1274 Karar 06.04.2023
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/2295 E.,  2023/1274 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2295
Karar No : 2023/1274

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: : Davacının, gayrimenkul alım satımından elde ettiği değer artış kazancını beyan etmediğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2013 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kayıtlarına göre 12/05/2011 tarihinde 320.000 TL'ye alınıp 04/09/2013 tarihinde 400.000 TL'ye satıldığı, taşınmazın alınması için kullanılan banka kredisi nedeniyle düzenlenen 12/04/2011 tarihli taşınmaz değerleme raporunda ise söz konusu taşınmazın değerinin 1.400.000 TL olarak belirlendiği, takdir komisyonunca, davacının imzasının bulunmadığı 13/07/2013 tarihli ön satış sözleşmesinde kararlaştırılan 775.000 USD üzerinden cari kur dikkate alınmak suretiyle saptanan 1.528.162 TL'den, alımda ödenen endekslenmiş maliyet bedeli ile uyuşmazlık yılına ilişkin istisna tutarının düşülmesi suretiyle değer artış kazancı tespit edilmiş ise de taşınmazın alımı aşamasında tapu harç matrahının esas alınıp satış aşamasında harici donelere başvurulması vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetine ulaşma anlamında çelişki oluşturduğundan eksik inceleme sonucu takdir edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Olayda vergilendirilecek bir kazanç bulunmadığı, eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatın hukuka uygun düşmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükellef ve vergi sorumlusu başlıklı 8. maddesinin üçüncü fıkrasında, vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna ilişkin özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamayacağı kuralına yer verilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 80. Maddesinin 1. fıkrasının 6. bendinde; iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız iktisap edilenler hariç) 70. maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (4), ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artışı kazancı olduğu kurala bağlanmış, 70. maddenin 1. fıkrasının 1. bendinde yazılı mallar içinde, arazi ve bina sayılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. bendi ile de Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları düzenlenerek, idari yargılama hukukunda re'sen araştırma ilkesi benimsenmiştir. Bu ilke uyarınca idari yargı yerleri; uyuşmazlık konusu olayın hukuki çözüme kavuşturulması açısından her türlü inceleme ve araştırmayı yapma, iddia ve savunmalarda ortaya konan maddi durumun gerçeğe uygun olup olmadığını araştırma yetkisine sahiptir.
Sözü edilen yasal düzenlemelerden, uyuşmazlık konusu taşınmazın hatıra bina'en alınıp satıldığı yolundaki davacı iddiasına itibar edilemeyeceği gibi değer artış kazancına ilişkin vergilendirme koşullarının oluştuğu sonucuna varılan olayda tapu ve banka kayıtları ile taşınmaz satışına ilişkin sözleşme gibi yeterli veri bulunduğundan bu kapsamda tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın