3. Daire 2020/1664 E. 2023/2352 K. — Danıştay Kararı
3. Daire 2020/1664 Esas 2023/2352 Karar 05.06.2023
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/1664 E., 2023/2352 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2020/1664 Karar No : 2023/2352
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı/… VEKİLİ: Av. …
2-(DAVACI) …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Telekomünikasyon Fiber İletişim Hizmetleri Elektrik Elektronik İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin, 2011 yılının Mayıs ve Eylül ile 2012 yılının Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine yönelik kısmı ile … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin 17/10/2011 ila 17/12/2016 tarihleri arasında ortağı olduğundan bahisle şirketin ödenmeyen kamu borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağı … takip numaralı ödeme emrinin, dava konusu edilen 2011 yılının Mayıs ve Eylül ile 2012 yılının Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmı 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında 30/06/2017 tarihli yapılandırma işlemiyle nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiğinden söz konusu kamu alacağına ilişkin olarak yapılandırma tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin ortağı olmayan davacının takibinde hukuka uyarlık görülmediği, … takip numaralı ödeme emri içeriği 2010 yılının Ekim dönemine ait katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasına karşı açılan davanın, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , ve K:… sayılı kararıyla reddedilen kısmı yönünden hesaplanan katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve fer'ilerinin (2) nolu ihbarname ile borçlu şirkete bildirildiği ve şirket adına düzenlenen ödeme emrinin de 31/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, aynı ödeme emri içeriği 2011 yılının Mayıs dönemi katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasına karşı açılan davanın, … Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla reddedilen kısmı yönünden hesaplanan katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve fer'ilerinin (2) nolu ihbarname ile borçlu şirkete bildirildiği ve ödeme emrinin de 28/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği olayda, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde yer alan, şirket ortağının, şirkette yer alan payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu olacakları kuralı karşısında, 2010 yılının Ekim ve 2011 yılının Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, … takip numaralı ödeme emrinin diğer kısmında ise Vergi Mahkemesinin 24/12/2015 ve 25/04/2017 tarihli kararları ile hüküm altına alınarak doğduğu anlaşıldığından, karar tarihleri itibariyle asıl borçlu şirketin ortağı olmadığından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle … takip numaralı ödeme emri içeriği 2010 yılının Ekim ve 2011 yılının Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden dava reddedilmiş, söz konusu ödeme emrinin diğer kısmı ile … takip numaralı ödeme emri ve … takip numaralı ödeme emrinin dava konusu edilen kısmı ise iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali ile ... takip numaralı ödeme emri içeriği 2010 yılının Ekim ve 2011 yılının Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvuruları, kararın değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Dava konusu … takip numaralı ödeme emri içeriği 2010 yılının Ekim ve 2011 yılının Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi dışında kalan kamu alacağının her ne kadar Vergi Mahkemesinin 24/12/2015 ve 25/04/2017 tarihli kararları ile hüküm altına alınarak sonradan doğduğu anlaşılsa da asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun olarak yapılan takip neticesinde şirketin malvarlığının bulunmadığı sonuna varıldığından 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde yer alan, şirket ortağının, şirkette yer alan payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu olacakları kuralı karşısında, borcun doğduğu tarih itibarıyla sorumlu olduğu anlaşılan davacı adına söz konusu kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, ödeme emrinin değinilen kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra değinilen ödeme emrinin, sözü edilen kısmı yönünden dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, sahte faturaların kullanıldığı dönemde asıl borçlu şirkete ortak olmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının 17/10/2011 ila 17/12/2016 tarihleri arasında ortağı olduğu … Telekomünikasyon Fiber İletişim Hizmetleri Elektrik Elektronik İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği, bir kısım hasılatını beyan dışı bıraktığı yolundaki saptamaları içeren 01/12/2015 tarihli vergi inceleme raporu uyarınca 2010 yılının Ekim; 05/02/2016 tarihli vergi inceleme raporları uyarınca 2011 yılının Mayıs ve Eylül ile 2012 yılının Aralık; 08/04/2013 tarihli vergi inceleme raporu uyarınca 2010 yılının Ekim dönemleri için re'sen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi salındığı, sözü edilen vergi ve cezalardan oluşan borcun kesinleştiği halde ödenmemesi üzerine tahsili amacıyla ortak sıfatıyla bakılan davaya konu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un limited şirket ortaklarının limited şirketlerin amme borçlarından sorumluluğuna ilişkin 35. maddesinin birinci fıkrasında, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında sorumlu oldukları; ikinci fıkrasında, payını devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları; üçüncü fıkrasında, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 30/06/2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 1 No'lu Tahsilat Genel Tebliği'nin "Limited Şirketlerin Amme Borçları" Başlıklı bölümünün 7. maddesinde ödeme emri düzenlenmeden önce hisse devrinin söz konusu olduğu hallerde, devralan şahsın devir tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş şirket borçlarından sorumlu tutulacağı tutarın tespit edileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mükellefler tarafından belli dönemlerde beyan edilen matrah üzerinden hesaplanarak veya idarece bulunan matrah veya matrah farkından dolayı re'sen veya ikmalen tarh edilen verginin tahakkuk etmesi ile doğan vergi, vergiyi doğuran olayların gerçekleştiği döneme ait olsa da ancak tahakkuk etmekle 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emri ile takip ve tahsil edilecek hale gelmektedir. Yukarıda değinilen yasal düzenlemede yer alan "devir öncesine ait amme alacakları" kavramı devirden önce tahakkuk etmiş ancak vadesinde ödenmemiş amme alacaklarına ilişkindir. Buna göre, limited şirket ortaklarıyla ilgili olarak, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait kamu alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulmaları hususu, 6183 sayılı Kanunun 5766 sayılı Kanunla değişik 35. maddesi hükmü gereği olmakla birlikte, davacının ortaklık sıfatını kazandığı 17/10/2011 tarihinden önceki dönemlere ait kamu alacaklarının doğduğu zamanın, bu tarihten sonrasına rastlaması sebebiyle, davacının belirtilen borçlardan sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk görülmediğinden, Vergi Mahkemesi kararının, … takip numaralı ödeme emri içeriği 2010 yılının Ekim ve 2011 yılının Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. Vergi Mahkemesi kararının; … takip numaralı ödeme emri ile … takip numaralı ödeme emri içeriği 2012 yılının Aralık dönemine ait katma değer vergisi dışında kalan kamu alacaklarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusunu reddine dair hüküm fıkrasına karşı yapılan davalı idare temyiz başvurusunun ise bu nedenle reddi gerekmiştir. Dava konusu … takip numaralı ödeme emri içeriği 2012 yılının Aralık dönemine ait katma değer vergisinin asıl borçlu şirketin 2011 yılı Mayıs döneminde kayıtlarına aldığı sahte faturalardan kaynaklandığı ve davacının da 17/10/2011 tarihinde şirkete ortak olduğu dikkate alındığında, sahte fatura kullanma fiilinin işlendiği tarihte ortaklık sıfatı bulunmayan davacının söz konusu kamu alacağından sorumlu olduğundan söz edilemeyeceğinden, Vergi Mahkemesi kararının, değinilen ödeme emrinin belirtilen kısmının yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusunun reddi sonucu itibarıyla yerinde görülmüştür. Dava konusu 3 takip numaralı ödeme emri içeriği 2010 yılının Ekim ve 2011 yılının Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi dışında kalan kamu alacağının, dönemlerinden bağımsız olarak ilişkili bulundukları mahkeme kararının verildiği tarihte doğduğu ve karar tarihinde davacının şirket ortağı olmadığı dikkate alındığında, söz konusu kamu alacağının ödenmesinden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, Vergi Dava Dairesi kararının, sözü edilen ödeme emrinin değinilen kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasında da hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı temyiz isteminin kabulüne , 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; … takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3. Kararın; … ve … takip numaralı ödeme emirlerine dair hüküm fıkralarına yöneltilen davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 05/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.