2. Daire 2024/5063 E. 2024/6467 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2024/5063 Esas 2024/6467 Karar 30.12.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/5063 E., 2024/6467 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5063 Karar No : 2024/6467
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Şanlıurfa ili, Suruç ilçesi ... İlköğretim Okulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacı tarafından, Burdur ili, Çavdır ilçesi,... İlköğretim Okuluna atanmasına ilişkin ...günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlık Hakkında Verilen Kararlar : ... İdare Mahkemesinin...günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiş, davalı idarenin temyiz istemi üzerine Danıştay İkinci Dairesinin 08/12/2015 günlü, E:2013/10880, K:2015/10021 sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş ve davalı idare tarafından yapılan karar düzeltme istemi, Danıştay İkinci Dairesinin 23/02/2017 günlü, E:2016/2609, K:2017/1432 sayılı kararıyla kabul edilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş olup bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:2017/929 sayılı karar, Danıştay İkinci Dairesinin 19/04/2018 günlü, E:2018/583, K:2018/2699 sayılı kararıyla onanmış ve davacı tarafından yapılan karar düzeltme istemi de Danıştay İkinci Dairesinin 22/10/2018 günlü, E:2018/2711, K:2018/5813 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bu defa davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesinin verdiği 21/05/2024 günlü, 2019/2395 başvuru numaralı kararı ile ''... 40. Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında başvurucunun görev yerini değiştiren idarenin ve müdahalenin hukuka uygunluğu denetleyen yargı mercilerinin gerekçeleri dikkatli bir şekilde ele alınmıştır. İdare, başvurucunun bulunduğu il ve çevresinde görev yapmasının sakıncalı olduğunun valilik yazısıyla bildirilmesi üzerine herhangi bir soruşturma yapmaksızın doğrudan başvurucuyu il dışına naklen atamıştır. Yargılama sürecinde ise ilk derece mahkemesince anılan işlemin Yönetmelik'e uygun olarak tesis edilmediği belirtilerek iptaline karar verilmiş ve bu karar temyiz kanun yolunda onanmış ise de karar düzeltme aşamasında sözü edilen iptal gerekçesinin ne şekilde ortadan kaldırıldığı açıklanmaksızın temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir (bkz. §§ 7-9). Bununla birlikte bozma kararında aynı çadır ziyaretinin konu edildiği farklı bir disiplin soruşturması raporunun merkeze alınarak bir sonuca ulaşıldığı görülmüşse de gerek raporun naklen atama işlemininden sonra düzenlenmesi gerekse bu müdahalenin hizmet gerekleri uyarınca yapıldığını gösterir herhangi bir veri içermemesi karşısında somut olayın değerlendirilmesine esas alınması da mümkün değildir. 41. Sonuç olarak anılan mercilerin Anayasa Mahkemesinin kamu görevlisinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan böyle bir müdahalede uygulanmasını beklediği ve yukarıda sıralanan değerlendirmelerin hiçbirini yapmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla somut olayda başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile kamu hizmetlerinin gereği gibi (sürekli ve düzenli) işlemesinin sağlanması kapsamında kamu düzeninin korunması meşru amacı arasında adil bir denge kurulamadığı ve müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçeyle gösterilemediği sonucuna ulaşılmıştır (toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahalelerin ilgili ve yeterli gerekçeye sahip olması gerektiğine ilişkin çok sayıda karar arasından bkz. Dilan Ögüz Canan, § 53; Yılmaz Güneş ve Yusuf Karadaş, § 48; Kenan Güven, B. No: 2018/21657, 6/10/2022, § 13)'' gerekçesiyle Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; olayda, davacının son iki yılda üst üste olumsuz sicil almadığının, ayrıca hakkında yapılan bir soruşturma sonucunda görev yerinin değiştirilmesinin uygun görülmediğinin anlaşıldığı, zira, davacı hakkında naklen atama tarihinden önce idari yönden yapılmış bir soruşturmanın bulunmadığı, yapılan soruşturmanın, atama işleminden sonra gerçekleştirildiği ve bu raporun da hizmet gerekleri doğrultusunda bir atama yapılmasını gerektiren herhangi bir veri içermediğinin görüldüğü, dolayısıyla davacının, hizmetin gereği olarak yer değişikliğine tabi tutulabilmesi için Yönetmelik'te aranan koşulların somut olayda gerçekleşmediğinin açık olduğu, bu durumda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında terör örgütü adına suç işlemek ve propagandasını yapmak suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında davacının, söz konusu fiilleri işlediğinin kabul edilerek Şanlıurfa Valiliğince bulunduğu yer ve civarında görev yapmasının sakıncalı görüldüğü gerekçesiyle yapılan teklif doğrultusunda hizmet gereği gerekçesiyle yer değişikliğine tabi tutularak atanmasına ilişkin tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığı belirtilerek dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.