2. Daire 2024/2201 E. 2024/4211 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2024/2201 Esas 2024/4211 Karar 19.09.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2201 E., 2024/4211 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2201 Karar No : 2024/4211
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Komutanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; Jandarma Genel Komutanlığı emrinde kıdemli başçavuş olarak görev yapan davacının, hakkında iftira suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94/1-(c) maddesi ile 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 15/2 maddesi uyarınca Jandarma Genel Komutanlığı'ndan çıkarılarak memurluğunun sona erdirilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve 926 sayılı Kanun'un 94/1-(c) maddesi ile 2803 sayılı Kanun'un 15/2 maddesinde yer alan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş" ibarelerinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptali amacıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında iftira suçundan açılan davada, .... Mekanize Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesince davacının 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın verildiği tarih olan 26/02/2016 tarihinde ve anılan kararın kesinleştiği tarih olan 03/06/2016 tarihinde, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı olarak görev yaptığı, ancak dava konusu işlemin tesis edildiği tarih (29/11/2018 tarihi) itibariyle İçişleri Bakanlığı'na bağlı olarak görev yaptığı ve 2803 sayılı Kanun'a, anılan Kanunda hüküm bulunmayan hallerde de 657 sayılı Kanun'a tabi olduğunun görüldüğü, bu itibarla, davacının, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı olarak görev yapmaması, nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar dışında 926 sayılı Kanun'a tabi olmaması nedeniyle davacının Devlet memurluğu görevinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin 926 sayılı Kanun'a dayanılarak tesis edilemeyeceğinin açık olduğu, diğer yandan, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte İçişleri Bakanlığı'na bağlı olarak görev yapan davacının, tabi olduğu 2803 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 2. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile iftira suçundan mahkum olan Jandarma Genel Komutanlığında görevli subay, astsubay ve uzman jandarmaların Komutanlıkla ilişiklerinin İçişleri Bakanının onayı ile kesileceği kuralına yer verilmiş ise de, iftira suçundan davacının hakkında 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 26/02/2016 tarihinde verildiği ve söz konusu kararın 03/06/2016 tarihinde kesinleştiği, bununla birlikte 2803 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemenin ise 25/08/2017 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile anılan Kanun'a eklendiğinin görüldüğü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" başlıklı 38. maddesinde, kimsenin, işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, kimseye suç işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği, ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da bu kuralın uygulanacağı hükmüne yer verildiği, bu çerçevede suç ve cezaların zaman bakımından nasıl uygulanacağının ortaya konulduğu, bu kural uyarınca, işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı kişinin cezalandırılamayacağı açık olup, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte 2803 sayılı Kanun'a tabi olan davacı bakımdan hakkında iftira suçundan verilen hükmün kesinleştiği tarih itibariyle anılan Kanun'da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile iftira suçundan mahkum olan Jandarma Genel Komutanlığında görevli subay, astsubay ve uzman jandarmaların Komutanlıkla ilişiklerinin kesileceğine ilişkin hükmün yer almaması, diğer bir ifadeyle iftira suçundan mahkum olanların ilişiklerinin kesileceğine ilişkin düzenlemenin davacı hakkında verilen hükmün kesinleştiği tarihten sonraki bir tarihte yürürlüğe girmiş bulunması karşısında, 2803 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 2. fıkrasına istinaden de davacı hakkında Devlet memurluğu görevinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin tesis edilemeyeceği; ayrıca, her ne kadar dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu'nun 16. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile iftira suçundan hüküm giyenlerin ilişiklerinin kesileceğine ilişkin düzenleme bulunmakta ise de, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca, Jandarma Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlük işlerinde 2803 sayılı Kanun'a tabi olduğu, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağının hükme bağlanması ve söz konusu personelin nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre Uzman Jandarma Kanunu'na tabi olacağının belirtilmesi karşısında, davacının Devlet memurluğu görevinin sona erdirilmesi bakımından Uzman Jandarma Kanunu'nun uygulanamayacağı; 2803 sayılı Kanun'da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile iftira suçundan hüküm giyenlerin ilişiklerinin kesileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle uygulama alanı bulacak olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda da, devlet memurlarının, memurluğa alınma şartlardan birisin kaybetmesi hallerinde memurluğunun sona ereceğine ilişkin hüküm uyarınca memurluğa alınma şartlarını düzenleyen 48. maddesinde, memurluğa alınma şartları arasında iftira suçundan mahkum olmama şartının aranmadığı, dolayısıyla davacının iftira suçundan hakkında 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen karara istinaden Devlet memurluğu görevine son verilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı; hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Anayasa’nın 125. maddesi gereği davalı idarece tazmini gerektiği gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, 926 sayılı Kanun'un 94/1-(c) maddesi ile 2803 sayılı Kanun'un 15. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ibaresinin kişisel yarar ile kamu yararı dengesi gözetilmek suretiyle ilgili Kanunlara eklenmesi nedeniyle Anayasa'ya aykırılık teşkil etmediği, davacının suçu işlediği zaman 926 sayılı Kanuna tabi olduğu, 94-1-c maddesinde 03/02/2015 den önce iftira suçu Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırmayı gerektirmezken bu tarihten sonra ayırmayı gerektirdiği, davacının da suçu 19/06/2015 tarihinde işlediği, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsa bile ayırma işlemi yapılması gerektiği, ayırma işleminin tesis edildiği 29/11/2018 tarihinde de 2803 sayılı Kanunda da aynı hükme yer verilmesi nedeniyle lehe kanun uygulanamayacağı, ceza kararının kesinleştiği 14/06/2016 tarihinde hem yürürlükte olan 926 sayılı Kanuna hem de idari işlemin tesis edildiği 29/11/2018 tarihinde yürürlükte olan 2803 sayılı Kanuna göre tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 29/05/2024 günlü, E:2021/3209, K:2024/2733 sayılı gönderme kararıyla Dairemize iletilen dosyada Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.