2. Daire 2024/2145 E. 2024/4572 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2024/2145 Esas 2024/4572 Karar 03.10.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2145 E., 2024/4572 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2145 Karar No : 2024/4572
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Bilecik ili, ... İlçe Emniyet Amirliğinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli iken Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca ''Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de aynı Tüzük'ün 15. maddesi uygulanarak "24 ay uzun süreli durdurma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin 22/11/2021 günlü, E:2021/2698, K:2021/4364 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı, yargılandığı görevi kötüye kullanma suçundan kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat etmiş ise de 657 sayılı Kanun'un 131. maddesinin 2. fıkrasında belirtildiği üzere söz konusu beraat kararının, disiplin cezası verilmesi konusunda mutlak anlamda bağlayıcı nitelikte olmadığı; soruşturma raporu, davacının iddiaları ile davacı ile üçüncü şahıslar arasında geçen konuşma içeriklerinin birlikte değerlendirilmesinden, trafik istasyon amirliğinde görevli komiser yardımcısı olan davacının, işi gereği nakliye araçları kontrol noktalarından geçecek olan dava dışı üçüncü bir şahsa ekiplerin kontrol yerlerini ve saatini söylemesinin, mesleğin gereklerine ve hayatın olağan akışına aykırı olacağı, davacının, şahsın araçlarını polis kontrollerinden korumak maksadıyla yönlendirme yaptığı, tonaj fazlasından dolayı durdurulan ve fazlası olduğu tespit edilen araçlara işlem yapılmadan salıverilmesini sağladığı, konuşmalar davacı tarafından inkar edilmemekle birlikte ilgili tarihlerde ceza yazıldığı belirtilmiş ise de söz konusu olaylara ilişkin ceza tutanağına rastlanmadığı anlaşılmış olup, olayda yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak fiili sübuta erdiği sonucuna varıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; süresi içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmadığı, yargılandığı görevi kötüye kullanma suçundan beraat ettiği, idare mahkemesince ceza davasında yer alan ses kayıtlarının gerekçe olarak kullanılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır. Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarının ve verilecek disiplin cezalarının belirtildiği farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir. Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)"; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise;"Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07)" bahsetmediği görüşündedir. Anayasa Mahkemesi ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği, (Galip Şahin, B. No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği,... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253),belirtmektedir. Yukarı aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınması gerekir. Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin, Başvuru Numarası:2016/14253, 2/7/2020 tarihli kararında belirtildiği üzere,"...Masumiyet karinesi, aynı olay kapsamında bile olsa ceza soruşturmasına konu suçun kurucu unsurunu oluşturmayan fiillerle ilgili olarak idari makamların değerlendirme yapmasını engellememektedir... Bu itibarla disiplin hukukundaki bir haksızlık ile ceza hukuku alanındaki haksızlığın kurucu unsurlarının aynı olduğu hâllerde idarenin kurucu unsurları ceza hukukununkiyle aynı olmayan başka bir haksızlık temelinde disiplin cezası uygulamasına herhangi bir mâni bulunmamaktadır." Somut olayda; davacının kendisine çıkar sağladığının tespit edilmediği yönünden bir tartışma bulunmadığındn, başkasına çıkar sağlaması yönünden uyuşmazlık incelendiğinde; 12/10/2004 günlü, 25611 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde; kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle veya görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek; kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisinin hapis cezası ile cezalandırılacağı kuralı getirilmiş, görevi kötüye kullanma suçun oluşabilmesi için kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ya da görevinin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme göstermesi hali dışında, bu davranışlar ile kişilerin mağduriyetine veya kamunun ekonomik bakımından zararına veya kişilere haksız menfaat sağlaması halllerinden en az birinin gerçekleşmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca uyuşmazlıkta uygulanması gereken, anılan Kanun'un 8/6-ç maddesinde ise; "Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilinin, meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektirdiği düzenlemesi yapılmıştır. Görevin/yetkinin kötüye kullanılması için başkalarına çıkar sağlamış olma unsuru hem 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde; hem de 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesinde yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden; rüşvet almak suçundan hakkında dinleme yapılan komiser yardımcısı davacının bu kapsamdaki bazı fiilleri nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan sonuç olarak HAGB kararı verildiği, suç tarihi 20/03/2009, 27/03/2009,07/06/2009 olan ve A. Orman Ürünleri firmasının tonaj fazlası olan kamyonlarının geçişinin sağlanması konusunda yapılan kovuşturmada, suç vasfının görevi kötüye kullanmaya dönüştüğü ve görevi kötüye kullanma suçunun sabit olmadığı gerekçesiyle ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin 14/12/2023 tarihinde kesinleştiği; ceza yargılamasındaki aynı fiiller nedeniyle, davacının yetkisini ve nüfusunu kötüye kullanarak, kendisine ve firmaya çıkar sağladığı nedeniyle, meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise alt ceza uygulanarak, "24 ay uzun süreli durdurma'' cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ceza yargılaması sonucunda, davacının kendisine çıkar sağlaması hususunda suçlu bulunmadığından; dava konusu işlemde ve davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında, hukuki isabet bulunmamaktadır. Diğer yandan; davalı idare, adli yargı yerince somutlaştırılan eylemleri belirlemek ve masumiyet karinesini dikkate almak suretiyle; disiplin dosyasındaki bilgi ve belgeleri inceleyerek yeniden işlem tesis edebilecektir. Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kabul edilerek, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.