2. Daire 2022/4555 E. 2023/2587 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

2. Daire 2022/4555 E. 2023/2587 K. — Danıştay Kararı

2. Daire 2022/4555 Esas 2023/2587 Karar 16.05.2023
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/4555 E.,  2023/2587 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4555
Karar No : 2023/2587

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …
Hukuk Müşaviri Av. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : … Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde kalp ve damar cerrahi uzmanı olarak çalışan davacı tarafından, 22/02/2010 tarihinden itibaren ameliyat listelerine alınmamasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararlarının karşılığı olarak 40.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
Uyuşmazlık Hakkında Verilen Kararlar:
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:… ve K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 12/06/2013 günlü, E:2012/10762 ve K:2013/4930 sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş ve davacı tarafından yapılan karar düzeltme isteminin de Danıştay Beşinci Dairesinin 11/12/2013 günlü, E:2013/9266, K:2013/9758 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Bu defa davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan Kanun'un 50/2. maddesi uyarınca verdiği … günlü, … sayılı kararı ile davacının gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davaya konu olayda, davacının ameliyat yapmaktan alıkonulduğunun ileri sürüldüğü, davacının bünyesinde çalıştığı kliniğin şefi tarafından hazırlanan görüş yazısı ile bu yazının İl Sağlık Müdürlüğüne iletilmesine ilişkin … günlü, … sayılı Başhekimlik yazısında davacının klinik hizmetlerinde yetersiz olduğu tespitinde bulunulduğu ve il sağlık müdürlüğünün … günlü, … sayılı yazısı uyarınca davacının yapmış olduğu birtakım ameliyatlar hakkında hazırlanan 12/04/2011 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 09/09/2009 tarihinde ameliyat ettiği bir yıl, bir aylık hasta … hakkında 14/10/2009 tarihli Kardiyoloji-Kardiyovasküler Cerrahi Konsey kararı ile tekrar aynı ameliyatın yapılmasının kararlaştırıldığı, 09/02/2012 tarihinde ameliyat ettiği bir yıl, dokuz aylık hasta … hakkında anılan Konseyce tam düzeltme ameliyatı yapılmasının kararlaştırıldığı, 27/03/2008 tarihinde ameliyat ettiği 13 yaşındaki … isimli hastayı 31/08/2008 tarihinde yine ameliyat ettiğinin görüldüğü; öte yandan Mahkemenin 16/12/2011 tarihli ara kararına cevaben gönderilen belgelerin incelenmesinden davacının "çocuk kalp ve damar cerrahisi" yan dal uzmanlık belgesi almak istemiyle yaptığı başvurusunun Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararı ile yetersiz bulunarak reddedilmesi ile davacının ameliyat listelerine alınmadığının anlaşıldığı, davacı hakkında yalnız idari soruşturma kapsamında hazırlanan ve davacının yetersiz olduğuna ilişkin herhangi bir değerlendirme içermeyen rapordaki ifadelere dayanılarak işlem oluşturulduğu dikkate alındığında davacının maddi zararının ödenmesi istemi ile başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; davaya konu işlem sebebi ile davacının meydana geldiği öne sürülen zararının tespit edilebilmesi amacı ile 21/05/2021 tarihinde dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 28/06/2021 tarihli havale ile kayıtlara giren bilirkişi raporu ile davacının zararlarının 14.409,00-TL olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı; diğer yandan davacı hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapılmayarak hakkında faaliyetinin engellenmesi ve yetersiz olduğu yönündeki idialara maruz kalması sebebi ile oluşan manevi zararı sebebi ile 5.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçeleriyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 14.409,00-TL'nin ilk başvuru tarihi olan 16/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, bakiye 25.591,00-TL yönünden davanın reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın başvuru tarihi olan 16/12/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine, 5.000,00-TL manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından; davacının bünyesinde çalıştığı kliniğin şefi tarafından hazırlanan görüş yazısı ve bu yazının il sağlık müdürlüğüne iletilmesine ilişkin … günlü, …sayılı başhekimlik yazısıyla davacının klinik hizmetlerinde yetersiz olduğunun tespit edildiği, davacının yan dal uzmanlık belgesi almak amacıyla yaptığı başvurunun da reddedildiği dikkate alındığında klinik yetersizliği sebebiyle ameliyat listelerine alınmadığının açık olduğu, bu nedenle ameliyat listelerine alınmadığı dönemde bir zararının oluştuğundan bahsedilemeyeceği, emsalleri nazara alınarak hesaplanan sabit ek ödemenin de anılan dönemde fiilen çalışmaması nedeniyle kendisine ödenmesine imkan bulunmadığı, manevi tazminatın idarenin ağır hizmet kusurunun bulunması halinde hükmedilen bir tazminat kalemi olduğu, dava konusu olayda idarenin ağır hizmet kusurundan söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarelerden Sağlık Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın