2. Daire 2022/4543 E. 2023/2272 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2022/4543 Esas 2023/2272 Karar 26.04.2023
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/4543 E., 2023/2272 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4543 Karar No : 2023/2272
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Karabük İl Emniyet Müdürlüğü emrinde ... yardımcısı olarak görev yapan davacı, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 10 ve 11. maddeleri uyarınca yirmi dört ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Karabük Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; davalı idare tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 16/10/2017 günlü, E:2016/53118, K:2017/21127 sayılı kararıyla anılan karar bozulmuş; karar düzeltme istemi de Danıştay İkinci Dairesinin 28/06/2022 günlü, E:2021/7201, K:2022/390 sayılı kararıyla reddedilmiştir. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı yetki yönünden ret kararı üzerine dava dosyası ... İdare Mahkemesine iletilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; ... Polisevi Mutfak ve Restoran Bölümü ... görev yapan davacının, görev yaptığı birimde amirleri ile yapılan 14/08/2012 tarihli toplantıda, hizmet gereği öğle tatilinin 14:30-15:30 saatleri arasında olduğunun kendisine bildirilmesine rağmen, 15-16/08/2012 tarihleri arasında 12:30-13.30 saatleri arasında görev yerinden ayrıldığı anlaşılmakta olup, davalı idarece belirlenen çalışma saat ve şekillerine uymayarak ilgili günlerde görev yerinden ayrılan davacının bu fiilleri nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemenin bozma kararı üzerine gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan dokuz gün gibi kısa bir süre zarfında karar vermesinin usule aykırı olduğu, izinsiz olarak görev yerini terketme fiilinin ancak 657 sayılı Kanun'un 125/A-b maddesinde düzenlenen "özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek" fiili kapsamında değerlendirilebileceği, her ne kadar polisevi, 24 saat çalısan bir kurum olsa da, kendisinin 24 saat esasına göre görev yapan hizmet sınıfında yer almadığı, İl Emniyet Müdürünün toplantıda şifaen öğlen dinlenme süresini keyfi olarak değiştiremeyeceği, bu durumun çalışma hakkını düzenleyen 657 sayılı Kanun'un 99. maddesinde açıkça aykırı olduğu, kaldı ki sabah 08:30'dan 14:30'a kadar ara verilmeden çalışılmasının da mümkün olmadığı, 6 saat kesintisiz çalışmanın memurun çalışma hakkına saldırı niteliğinde olduğu, öğle arasının 2 saat geciktirilemeyeceği, böyle bir uygulamada hukuki yarar bulunmadığı, kendisine tüzükten ceza verilebilmesi için ''uygulanmayan amir emrinin görevin ifası sırasında hususi bir amaca yönelik olarak verilmiş emniyet hizmetine ilişkin bir emir olması'' gerektiğinden İdare Mahkemesi kararının yerinde olmadığı ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Aynı fiillere aynı nedenlerle ceza verilmesi, bu işlemlere karşı açılan dava veya davaların iptal veya ret ile sonuçlanarak kesinleşmesi durumunda, anılan kararların aynı nedenlere dayalı olarak tesis edilen işlemlerde ve bu işlemlere karşı açılan davalarda -ayrıksı bir durum olmadığı takdirde- bağlayıcı olması hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Davacı hakkında tesis edilen işlemin dayanağının 14/08/2012 tarihli "Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü Toplantı Tutanağı" kapsamında alınan karar ve bu doğrultuda düzenlenen tutanak olduğu; bu karar doğrultusunda davacı hakkında -daha önceki bir tarihte- tesis edilen Karabük Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı meslekten çıkarma kararının iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine hükmedilmiş, anılan karar Danıştay Beşinci 16/10/2017 günlü, E:2016/17304, K:2017/21124 sayılı kararıyla onanmış, karar düzeltme istemi de Dairemizin 28/06/2022 günlü, E:2021/6627, K:2022/3903 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Kesinleşen Mahkeme kararında; "Her ne kadar; yapılan görevlendirmeye rağmen 02.07.2012-06.07.2012 tarihleri arasında saat 12:30 sıralarında görev yerinden ayrılan davacının sözkonusu eylemleri davalı idarece Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde düzenlenen "amirin emrinin yapmamak" fiili kapsamında değerlendirilmiş ise de; emniyet örgütünde çalışan memurların sözkonusu maddeye göre cezalandırılabilmesi için uygulanmayan amir emrinin, hizmetinin ifası sırasında hususi bir amaca yönelik olarak verilmiş emniyet hizmetine ilişkin bir emir olması gerektiğinden, davalı idarece belirlenen çalışma saat ve şekline uymayarak görev yerinden ayrılan davacının sözkonusu eylemlerinin bu madde kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır. Ayrıca, ilgili Tüzüğün "görev yerinden ayrılma" fiilini düzenleyen 11. maddesi de; emniyet ve güvenlik hizmetlerinin özelliği dikkate alınarak bu hizmette görevli olan memurlar için getirilmiş bir düzenleme olduğundan, ... yardımcısı olan davacının fiilinin bu madde kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Dava konusu olayda; davacının işlemiş olduğu görev yerinden ayrılma fiilinin, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nde cezai karşılığı bulunmadığı görülmekte olup, davacının sözkonusu fiillerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-b maddesinde düzenlenen "Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek," fiili kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Bu durumda; yapılan görevlendirmeye rağmen 02.07.2012-06.07.2012 tarihleri arasında saat 12:30 sıralarında görev yerinden ayrılan davacının sözkonusu eylemlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-b maddesinde düzenlenen "Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek," fiili kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde düzenlenen "amirin emrinin yapmamak" ve 11. maddesinde düzenlenen "görev yerinden ayrılma" fiilini işlediği gerekçesiyle "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesine yer verildiği görülmüştür. Her ne kadar dava konusu işlemin dayanağı olan fiil tarihi ile yukarıda yer verilen ve kesinleşen Mahkeme kararına konu fiil tarihi farklı olsa da her iki işlemin dayanağının 14/08/2012 tarihli "Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü Toplantı Tutanağı" kapsamında alınan karar ve bu doğrultuda düzenlenen tutanak olduğu; kesinleşen … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararında yer verilen gerekçenin, işbu dava dosyası kapsamında da bağlayıcı olması gerektiği, aksi durumun kabulü halinde ilgililerin aynı fiil/fiillerine yönelik verilen kararlar arasında mübayenet olacağı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararda ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı olarak her ne kadar Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 10 ve 11. maddeleri aynı anda gerekçe olarak gösterilmiş ise de, davacının filinin 14:30-15:30 saatleri arasında öğle tatiline çıkması gerekirken 12:30-13:30 saatleri arasında üstlerine herhangi bir bilgi vermeden ve izin almadan görev yerini terk etmesi olduğu; anılan fiilin Tüzüğün 11. maddesinin birinci cümlesinde yer verilen; "Amirin izni olmaksızın görev yerinden ayrılan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir...." hükmü kapsamında yer aldığı açıktır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda yer verilen açıklama eklenmek suretiyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.