2. Daire 2022/4523 E. 2024/3493 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

2. Daire 2022/4523 E. 2024/3493 K. — Danıştay Kararı

2. Daire 2022/4523 Esas 2024/3493 Karar 05.06.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/4523 E.,  2024/3493 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4523
Karar No : 2024/3493

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Muş İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü emrinde Emniyet Amiri olarak görev yapan davacının,"görevin takdir ve yerine getirilmesini savsaklayarak kişileri zarara uğratmak" fiili işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi gereğince "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziye edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının 7-(a) bendinde belirtilen eylemine ilişkin kısmı yönünden iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :... İdare Mahkemesince -Mahkemelerinin ... günlü, E:..., K:...sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 27/11/2017 günlü, E:2016/40509, K:2017/23463 sayılı kararıyla bozulması üzerine, anılan bozma kararına uyularak Mahkemelerince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddi üzerine yenilenen dilekçeyle açılan davada - verilen temyize konu kararla; hedef şahıs G.Ö. (Mahkeme kararında sehven M.M. yazılmıştır) hakkındaki teknik takiplerin yapılabilmesi için CMK'nın 135 ve 140. maddelerine göre C Büro Amirliğince Teknik Büro Amirliğine yazılan yazı ekindeki irtibat tutanağında "Hedef şahıslarla telefon irtibatının bulunduğu" ibaresinin bulunduğu, ancak bu irtibatın nasıl ve neye göre kurulduğu açıklanmayan yetersiz irtibat tutanağı dayanak gösterilerek Kanun'un ön gördüğü kuvvetli şüphe sebepleri var olmadığı halde, 17/09/2013 (Mahkeme kararında sehven 02/12/2013 yazılmıştır) günlü talep yazısını C Büro Amiri olarak imzalayan davacı hakkında; Terörle Mücadale Daire Başkanlığı Merkez ve İl Birimleri Kuruluş Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 12. maddesinin (a) fıkrasına aykırı olarak, sorumluluğundaki büronun çalışmalarını takip ve koordine etmekte gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek; kişilerin iletişimlerinin yetersiz irtibat tutanaklarıyla dinlenip kayda alınması ve fiziki takiplerin yapılması eylemi subüta erdiğinden "görevin takdir ve yerine getirilmesini savsaklayarak, kişileri zarara uğratmak" suçunu işlediği değerlendirilerek, davacının, dava konusu işlemle "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziye edilmesine karar verildiği; olay tarihinde davacının C Büro amiri olduğu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü yeterli delil ve kuvvetli şüphe bulunmayan kişiler hakkında teknik takip yapılması için Teknik Büro Amirliğine yazılan yazıyı imzaladığı, davacının, hem kendisine bağlı olan birimin faaliyetlerinin hukuka ve usule uygun yürütülmemesi nedeniyle hem de kendisinin hukuka uygun davranmaması nedeniyle sorumlu olduğu; bu durumda, haklarında Kanun'un öngördüğü kuvvetli şüphe ve yeterli delil bulunmayan bazı kişiler hakkında, "hedef şahıslarla irtibatta oldukları" ileri sürülerek, irtibatın nasıl kurulduğu açıklanmaksızın teknik takip yapılmasını isteyen yazıyı imzalayarak Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 135. maddesine uygun davranmayan davacıya "24 ay uzun süreli durdurma" cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; Mahkeme kararında davanın konusu olmayan M.M. isimli şahsa uygulanan tedbirlerden bahsedildiği, kararda özetlenen idarenin savunmasının gerçeği yansıtmadığı, tedbir talep edilen şahısların hedef şahıslarla bağlantılarının ve telefon irtibatlarının olduğu hususunun HTS analizleriyle ortaya konulabileceği, kuvvetli suç şüphesi konusunda değerlendirme yapma yetkisinin adli makamlara ait olduğu, kolluk görevlisi olarak söz konusu hususta herhangi bir tespit yapabilme yetkisinin bulunmadığı, talep yazılarında adli makamları aldatıcı, yanıltıcı veya gerçek dışı bir unsurun bulunmadığı, soruşturma sürecinde Cumhuriyet Savcısının talimatlarına göre hareket edildiği, savunma hakkının kısıtlandığı, hangi mevzuatın ihlaline sebebiyet verdiğini bilmeden savunma yapmak zorunda kaldığı, soruşturma zamanaşımına uğramış fiiller hakkında soruşturma başlatıldığı, Yüksek Disiplin Kuruluna Müsteşar Yardımcısının başkanlık yapmasının hukuka aykırı olduğu, idari soruşturma dosyasında tek delilin adli soruşturmaya dair tutanaklar olduğu, söz konusu tutanakların Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca imha edilmesi gerektiğinden hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararın Danıştay Beşinci Dairesince usul yönünden bozulması nedeniyle Mahkemece bu sefer davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı tarafından; Yüksek Disiplin Kurulunun müsteşar yardımcısının başkanlığında toplanmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, işlem tarihinde yürürlükte bulunan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin (d) bendinde Yüksek Disiplin Kurullarının başkanlıklarında Başbakanlık ve Bakanlıklarda Müsteşar veya Müsteşar Yardımcılarının görevlendirilebileceği düzenlendiğinden işlemde bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığı; soruşturma zamanaşımına uğramış fiiller hakkında soruşturma başlatıldığı iddia edilmiş ise de, E.B. isimli şahsın 21/07/2014 günlü şikayet dilekçesi sonrasında Emniyet Genel Müdürlüğünün ... günlü tahkik emri ve Teftiş Kurulu Başkanlığının 31/10/2014 günlü görev emriyle soruşturmaya başlandığı, müfettişlerce inceleme yapılması ve davacının da aralarında bulunduğu diğer personel hakkında ek tahkikat onayı istenilmesi üzerine Emniyet Genel Müdürlüğünün 31/12/2014 günlü yazısıyla ek tahkikat onayının verildiği, davacı ve diğer personellerden bazılarının meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerden dolayı soruşturulduğu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca 6 ay içinde soruşturmaya başlanılması nedeniyle disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığı; savunma hakkının kısıtlandığı iddia edilmiş ise de, Yüksek Disiplin Kurulunun 02/104/15 sayılı savunma istem yazısının davacıya tebliğ edildiği, anılan yazıda davacıya yöneltilen iddiaların yazılı olduğu, yazıda 7 gün içinde yazılı savunma yapılabileceğinin ve 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak bizzat veya vekili aracılığıyla savunma yapabilme haklarının davacıya bildirildiği, bunun üzerine davacının disiplin soruşturması raporu ve soruşturma dosyasındaki tüm evrakların onaylı bir suretinin tarafına verilmesi istemiyle başvuru yaptığı, anılan başvurunun Emniyet Genel Müdürlüğünün 19/06/2015 günlü yazısıyla, soruşturma dosyası ile tamamıyla aynı bilgi ve belgelerden oluştuğu değerlendirilen adli soruşturmada kısıtlama kararı bulunduğu, bu nedenle talebin karşılanamayacağının bildirildiği, bu cevaba karşı yargı yoluna başvurmadan önce 15 gün içinde Bilgi Edinme Kuruluna itiraz edilebileceği hususunun davacıya hatırlatıldığı, aynı yazıda davacıya 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre kendisinin veya vekilinin şahsen müracaatı halinde Emniyet Genel Müdürlüğü 1. Hukuk Müşavirliğinde hakkında düzenlenen soruşturma dosyasının kendisiyle ilgili bölümlerini inceleyebileceğinin bildirildiği görüldüğünden savunma hakkının kısıtlandığı iddiasının yerinde olmadığı; idari soruşturma dosyasında tek delilin adli soruşturmaya dair tutanak ve evraklar olduğu ve bu belgelerin Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu iddia edilmiş ise de, anılan tutanak ve evrakların davacı hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen delil elde yöntemleri uygulanarak elde edilmiş delil niteliğinde olmadığı, bu belgelerin tanzimi ve denetimi sürecinde görev alan kamu personelinin disiplin hukuku yönünden kusurlu olup olmadığının tespiti amacıyla idari soruşturmaya konu edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın