2. Daire 2022/3166 E. 2026/203 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

2. Daire 2022/3166 E. 2026/203 K. — Danıştay Kararı

2. Daire 2022/3166 Esas 2026/203 Karar 14.01.2026
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/3166 E.,  2026/203 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3166
Karar No : 2026/203

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yakın koruma olarak görev yapmakta iken, ''Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamalarda bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek'' fiili ile ''Devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı Kanunda belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ö ve 8/6-r maddeleri gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük, sosyal ve ekonomik hakların yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin ''Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamalarda bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek'' fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ö maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin kısmı yönünden; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ve anılan soruşturma sonucunda davacı hakkında, 17/07/2019 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar dikkate alındığında, davacıya isnat edilen "Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamada bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek." fiilini işlediğinin sübuta ermediği anlaşıldığından, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu işlemin "Devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı Kanun'da belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak." fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-r maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin kısmı yönünden; davacıya kazanç getirici faaliyette bulunmak fiilinden dolayı bu suça uyan disiplin cezası verilmek istense de ilgilinin bu fiilin işlenmesinden itibaren en geç 2 yıl içerisinde disiplin cezasının verilmesi gerektiği, fiilin hangi tarihte işlendiğinin tespit edilmesinin bu nedenle önem taşıdığı, bu noktada, davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunda davacının alış-satış yaptığı iddia olunan araçlar ve gayrimenkuller incelendiğinde, en son araç alış satışının 14/02/2017 tarihli olduğu, en son gayrimenkul alış satışının ise 26/05/2016 tarihli olduğu hususunun tespit edildiği, bu nedenle davacının en son alış- satış yaptığı ve dolayısıyla kazanç getirici faaliyette bulunduğu tarihin de bu tarih olarak belirlenmesi gerektiği, davacının, dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen kazanç getirici faaliyetin en son 14/02/2017 tarihinde gerçekleştiğinin sabit olduğu açık olup, bu tarihten itibaren en geç 14/02/2019 tarihinde davacıya disiplin cezası verilmesi gerekirken iki yıllık ceza zamanaşımı süresinin geçirilmesi suretiyle disiplin cezası ile cezalandırılmasına yönelik 26/02/2019 tarihinde tesis edilen dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük, sosyal ve ekonomik hakların yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesi istemi yönünden; dava konusu işlem 26/02/2019 tarihinde tesis edilmeden önce, davacının 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 08/07/2018 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemden kaynaklanan, davacının yoksun kaldığı herhangi bir özlük, sosyal ve ekonomik hakkının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu istemin reddi gerektiği gerekçesiyle işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük, sosyal ve ekonomik hakkının tarafına iadesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davalı idare tarafından, ileri sürülen hususlar, Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddine; dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinden, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ihracına ilişkin işlem nedeniyle kısmen reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine Avukatlık ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmediğinden, anılan kararın davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf isteminin ise kabulü ile "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine', ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının eylemlerinin 01/01/2010 tarihinden başlayarak 30/06/2017 tarihine kadar devam ettiği, son eylem tarihi dikkate alındığında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığı, davacı ve eşinin menkul ve gayrimenkul varlıklarına ilişkin alım satım kayıtlarının kapsamlı şekilde incelendiği, ''geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamalarda bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek'' fiili ile ''Devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı Kanunda belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak'' fiilini işlediğinin anlaşıldığı, buna istinaden tesis olunan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken, ''geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamalarda bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek'' fiili ile ''Devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı Kanunda belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ö ve 8/6-r maddeleri gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararının Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı işlemi ile uygun görülerek dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8-6/ö maddesinde; ''Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamada bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek.'' fiili ile 8-6/r maddesinde; "Devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı Kanunda belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak." fiilinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının görev ve yetkileri" başlıklı 17. maddesinde, "(1) Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar aşağıda gösterilmiştir.
a) İl polis disiplin kurulları, kuruldukları il emniyet kadrosundaki;
1) (Değişik:6/12/2019-7196/90 md.) Polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile emniyet hizmetleri sınıfı dışındaki memurlara bütün disiplin cezalarını,
2) Komiser yardımcısı, komiser ve başkomiserlere meslekten çıkarma cezası dışında kalan diğer disiplin cezalarını,
... verebilir. ..."; Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde, "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan;

a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla, ... kesinleşir. ... "; "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde,
b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
(2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
(3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar." hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kararın, dava konusu işlemin ''Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamalarda bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek'' fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ö maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin kısmı yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, dava konusu işlemin "devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı Kanun'da belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak." fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-r maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin kısmı yönünden;
7068 sayılı Kanun'un 29. maddesi incelendiğinde; kanun koyucu tarafından, disiplin kurulunca teklif edilen cezanın Bakanlık makamınca verildiği bir sistemin öngörülmediği, ceza verme yetkisinin doğrudan disiplin kuruluna ait olduğu, ancak sonuç cezanın meslekten çıkarma cezası olması durumunda, personel bakımından ikinci bir incelemeden sonra bu yaptırımın uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmakla, anılan maddeye göre disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan disiplin kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, 19/02/1980 günlü, 2261 sayılı Kamu Güvenliğine ve Kolluk Hizmetlerinle İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bunlara Yeni Hükümler Eklenmesi Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Kanun'a "Ek Madde 2" olarak eklenen ve daha sonra 11/09/1987 günlü, 291 sayılı KHK ile "Ek Madde 5" olarak teselsül ettirilmiş olan; ancak 7068 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte benzer düzenlemeleri içeren maddenin gerekçesinde, "Emniyet örgütünde kurulacak disiplin kurullarının ceza verebilecekleri personel ve uygulayacakları cezalar bakımından yetki sınırlarını belirlemektedir. Maddeye egemen olan görüşe göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki, disiplin kurullarını ceza vermek için sadece görüş bildiren bir yer kabul eden ve ceza verme yetkisini merkezdeki atamaya yetkili amire bırakan sistem bırakılmakta ve disiplin kurulları, gösterilen yetki sınırları çerçevesinde disiplin cezası vermede birer karar yeri durumuna getirilmektedir. Böylece 657 sayılı Kanuna göre bugüne kadar uygulamada karşılaşılan, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilecek ve disiplin işleri büyük bir hız kazanmış olacaktır." şeklinde ifade edilen hususlar ile de bu duruma işaret edildiği, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakıncanın giderildiği ve disiplin işlerine büyük bir hız kazandırılmasının amaçlandığı göz önünde bulundurularak, iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde meslekten çıkarma disiplin cezası vermeye yetkili olan disiplin kurulunca cezanın verildiği tarihin dikkate alınması gerektiği gerekçesine dayalı yargı kararları verilmiştir.
Bu bağlamda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/06/2025 günlü, E:2025/102, K:2025/1325 sayılı kararıyla disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan disiplin kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği yolundaki bölge idare mahkemesi ısrar kararı onanmıştır.
Buna göre; yukarıda aktarılan mevzuatta, eylem tarihinden itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı kuralına yer verilmiş olmakla birlikte, olayda, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurlarına bütün disiplin cezalarını verme yetkisine sahip olan il polis disiplin kurulunca kanunda öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde disiplin cezasının davacıya verilmiş olması karşısında; uyuşmazlığın esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken, disiplin cezası verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak bu kısım yönünden verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ö maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin kısmının
ONANMASINA oybirliğiyle,
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-r maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA oyçokluğuyla,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14/01/2026 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın