2. Daire 2022/1769 E. 2023/3286 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

2. Daire 2022/1769 E. 2023/3286 K. — Danıştay Kararı

2. Daire 2022/1769 Esas 2023/3286 Karar 08.06.2023
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/1769 E.,  2023/3286 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1769
Karar No : 2023/3286

KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
DAVALI : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Polis memuru olarak görev yapan davacı, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde, "Uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, yollanmasına, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak" ve "Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiillerini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/20. ve 8/22. maddeleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile, dava konusu işlemin sadece Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/22. maddesi uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin kısmı yönünden yapılan değerlendirme sonucu davanın reddine hükmedilmiş, davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 22/01/2018 günlü, E:2016/18785, K:2018/3874 sayılı kararıyla, eksik incelemeye dayalı İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
... İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak, yeniden yapılan inceleme sonucu verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla, davacıya isnat edilen suçlar sübut bulduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiş; davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 19/06/2019 günlü, E:2019/545, K:2019/4200 sayılı kararıyla, bu defa, davacıya Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/20. maddesi uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasıyla ilgili olarak, davacının adli yargıdaki ceza yargılaması sürecinin nihai olarak sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun İdare Mahkemesince araştırılması ve ceza yargılaması sonucunda verilecek nihai karar da göz önünde bulundurularak, davacı tarafından, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen İdare Mahkemesi kararının bu işleme yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; Tüzük'ün 8/22. maddesi uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasıyla ilgili olarak ise, davacıya isnat edilen kaçakçılık yapmak ya da kaçakçılarla ilişki kurmak fiilin gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının bu cezaya ilişkin kısmında da hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen temyize konu karar ile; olayda, davacının hakkında açılan ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, "Satmak için uyuşturucu madde nakletme" suçunu işlediğinden bahisle 5 yıl hapis, 200 tam gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve söz konusu 200 gün adli para cezasının 4.000.-TL adli para cezasına çevrilmesine hükmedildiği, bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla bu kez davacının üzerine atılı "Uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine hükmedildiği, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine hükmün onandığı ve kararın 15/06/2020 tarihinde kesinleştiği, bununla birlikte, uyuşmazlıkta, davacının, "Uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçunu işlediğinden bahisle değil, "Uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, yollanmasına, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak" şeklinde tanımlanan disiplin suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu nedenle, davacıya isnat edilen fiilin ceza soruşturmasına konu suç tanımı ile disiplin soruşturmasına konu suç tanımının birbirinden farklı olduğu ve ceza yargılamasında verilen beraat kararının görülmekte olan dava yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı, zira; aynı olay kapsamında bile olsa, ceza soruşturmasına konu suçun kurucu unsurunu oluşturmayan fiillerle ilgili olarak idari makamların değerlendirme yapmasına engel bulunmadığı,
... adlı şahsın 22:50 İzmir - Diyarbakır uçağı ile uyuşturucu madde nakledeceğine ve polis memuru olan davacının da anılan şahsın havalimanındaki geçişinde kolaylık sağlayacağına ilişkin ihbar geldiği, davacı ve Polis Memuru G. B. ile ... adlı şahsın uzun yıllardır tanıştıklarının taraflarca beyan ve ikrar edildiği, ... adlı şahsın, Narkotik Suçlar Büro Amirliğinde 23/10/2011 tarihinde verdiği ifadesinde, İzmir ilinden Diyarbakır iline, Diyarbakır ilinde yaşayan kız kardeşinin ailevi sorunları nedeniyle geldiğini ancak, Diyarbakır ilinde bulunduğu süre içinde kız kardeşinin evine bir kez gittiğini, kendisinin bildiği evden taşınmaları nedeniyle görüşemediklerini, Mardin Kapı civarında gezdiği esnada kullanmak için esrar almaya karar verdiğini, daha sonra borçları nedeniyle satmayı düşündüğünü beyan ettiği, kız kardeşinin ailevi sorunları nedeniyle Diyarbakır iline gittiğini beyan eden ... adlı şahsın, gerek Diyarbakır iline ulaştığında havaalanında, gerekse Diyarbakır ilinde bulunduğu süre içinde davacıyla müteaddit kez görüştüğü, bunun dışında olay tarihi öncesinde aralarında birden fazla arama kaydı bulunduğu, Diyarbakır Havaalanı Şube Müdürlüğünde görevli olan davacının, 22-23/10/2011 tarihinde kontrol noktası amirliğinde görevlendirildiği, saat 21:00 sularında yolcu yoğunluğundan dolayı personel kapısını açmak için prosedürlere uygun şekilde amirinden izin talep ettiği ve grup amiri vekilince iznin verilmesine müteakip personel kapısını yolcu girişi için açtığı, kendisinin X-Ray cihazının kontrolüne geçtiği, Polis Memuru ...'nin ise dedektör kapısının kontrolüne geçtiği, anılan kapı açıldıktan kısa bir süre sonra mavi renk valiz taşıyan ... adlı şahıs ile siyah renk valiz taşıyan ... adlı şahsın anılan kapıdan geçerek check-in işlemlerini yaptırdıkları, saat 21:40 sularında KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince operasyon başlatıldığı ve mavi renk valizden 8 adet, siyah renk valizden 6 adet olmak üzere toplam 14 adet şeffaf jelatine sarılı vaziyette, siyah poşetler içinde toplam 27 kg 600 gr kubar esrar maddesi ele geçirildiği, olayın gelişiminin gelen ihbar ile uyumlu olduğu ve davacının, ... adlı şahsın 22:50 İzmir - Diyarbakır uçağı ile uyuşturucu madde nakletmesi için geçişinde kolaylık sağladığı (yardımcı olduğu) sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/20. maddesi uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine,
Davacının, kaçakçılarla ilişki kurduğundan bahisle cezalandırılmasına ilişkin olayın, Diyarbakır ilinden temin ettikleri uyuşturucu maddeyi, havayolu ile İzmir iline nakledecekken, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyonda yakalanan ... ve ... adlı şahıslarla olay gününden bir hafta önce görüşmesi şeklinde gerçekleştiği, kaçakçılık fiilinin "Yurda giriş veya çıkışı gümrüğe tabi bir eşyanın gümrük işlemleri yapılmadan ülkeye sokulması veya ülkeden çıkarılması" olarak tanımlanabileceği, olayda ise üretimi, kullanımı ve satışı yasak olan uyuşturucu maddenin, yurt içinde bir yerden başka bir yere nakledilmeye çalışıldığı, bu disiplin cezasına konu kaçakçılık yapmak ya da kaçakçılarla ilişki kurmak fiilinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda suç olarak tanımlanmış olması nedeniyle, ceza yargılaması yapıldıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, ancak kaçakçılık fiilinden dolayı davacı ve adı geçen ilgililer hakkında ceza davası açılmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacıya isnat edilen kaçakçılık yapmak ya da kaçakçılarla ilişki kurmak fiilinin somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/22. maddesi uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; kendisine isnat edilen "uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, yollanmasına, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak" eyleminin her türlü şüpheden uzak deliller ile açık ve net bir biçimde ortaya konulamadığı, anılan eylemle ilgili olarak açılan ceza davasında delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verildiği, Danıştayın konuya ilişkin içtihatlarına göre, delil yetersizliği fiilin işlenip işlenmediğine veya fiilin memur tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin ise bu takdirde disiplin cezası uygulanmaması gerektiği, ceza kanunlarınca suç olarak nitelendirilen bir fiilin işlenip işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararlarının diğer yargı organları açısından da bağlayıcı olduğu, bu durumda kendisine disiplin cezası verilemeyeceği, öte yandan, suç ortağı olduğu iddia edilen Polis Memuru ... tarafından açılan dava neticesinde, anılan şahıs görevine döndüğü halde işbu davada aksine karar verilmiş olmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu,
Davalı idare tarafından; ... ve ... adlı şahısların, Diyarbakır iline uyuşturucu madde temin etmek için geldikleri ve uyuşturucunun havalimanından nakliyesiyle ilgili olarak davacı ve Polis Memuru ... ile görüştükleri, uyuşturucunun, davacının ve ...'nin kontrol ettiği X-Ray cihazından geçirilmesinin tesadüf olmadığı, kamera kayıtları izlendiğinde uyuşturucuyu geçiren şahıslarla birbirlerini gördükleri ve göz göze gelmelerine rağmen selam vermedikleri, aralarındaki samimiyete rağmen selamlaşmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının “Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak” suçunu işlediğinin sübuta erdiği, öte yandan, uyuşturucu dolu valizlerin X-Ray cihazından geçerken şüphe arz ettirecek şekilde renk yoğunluğu göstermesine rağmen davacının bunu fark etmemesinin kasıtlı olduğu, adli yönden, … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının "Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan 5 yıl hapis, 200 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, dolayısıyla “Uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, yollanmasına, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya alınmasına aracı olmak” suçunu işlediğinin de sübuta erdiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI :
Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Davacı tarafından cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/20. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına dayanak teşkil eden eylemi ile ilgili olarak yargılandığı davada ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla, davacının üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine hükmedildiği de dikkate alındığında davacıya isnat edilen disiplin suçunun sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varılmakla, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmının bozulması; dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ise onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın