2. Daire 2021/9319 E. 2024/1497 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2021/9319 Esas 2024/1497 Karar 07.03.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9319 E., 2024/1497 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9319 Karar No : 2024/1497
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
2 - ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olarak görev yaptığı döneme ilişkin olarak hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/14 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile meslekten çıkarıldığı 13/02/2015 tarihinden itibaren yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olarak görev yapmaktayken, 17/12/2013 tarihinde İstanbul merkezli olarak yürütülen soruşturmada Adli Kolluk Yönetmeliği'nin 5. maddesinde yer alan ''... Adli kolluğun öncelikli görevinin karşılaştığı suçun işlenmesini önlemektir. ...'' şeklindeki hükme uyulmadığı iddiasıyla ilgili hakkında yapılan soruşturma sonunda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesi hükmüne göre suç işlemek amacıyla örgüt kurma fiilinin başlı başına ayrı bir suç oluşturduğu, başka bir deyişle bir suçun oluşması için örgütün ayrıca suç işlemesine gerek olmadığı, dolayısı ile varlığı farz edilen örgütün eylemlerine derhal müdahale edilmesi halinde hem örgüt yöneticileri ve üyelerinin cezalandırılacağı hem de örgütün işleyeceği suçların önüne geçileceği; ancak soruşturma süreci ve sonuçları dikkate alındığında, suç işlemeye ilk başlangıç aşamasında müdahale edilmeyerek suçun adeta olgunlaşması ve oluşması için beklendiği, bu yolla önleyici kolluk görevinin ihmal edildiği değerlendirilerek meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği; dava dosyası ile soruşturma dosyası içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; davacının önleyici kolluk görevini ihmal ederek "bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiilini işlediği hususunun sabit olduğu, sübut bulan eylemine uygun madde tatbiki suretiyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; örgütlü suçlarla ilgili yürütülen soruşturmalarda amacın; örgütün yapısı, işleyişi, yönetiminin nasıl gerçekleştiğinin tespiti, suçtan elde edilen gelirin belirlenmesi, örgüt üyelerinin işledikleri tüm suçların belirlenmesi ve delillendirilmesi olduğu, örgütün tüm faaliyetlerinin ve tüm şüphelilerinin örgüt hiyerarşisine bağlı olarak işledikleri suçların belirlenmesinin uzun soluklu bir soruşturma yapmayı gerektirdiği, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün dayanağını oluşturan Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi üzerine dayanaksız kalan Tüzük hükülerine göre verilen dava konusu disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu, anılan kararın henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerektiği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.