2. Daire 2021/9316 E. 2024/1494 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2021/9316 Esas 2024/1494 Karar 07.03.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9316 E., 2024/1494 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9316 Karar No : 2024/1494
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
2 - ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ... olarak görev yaptığı döneme ilişkin olarak hakkında yürütülen soruşturma sonunda Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile meslekten çıkarıldığı 13/02/2015 tarihinden itibaren yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün, "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" başlıklı 13. maddesinde, "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmünün yer aldığı; davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ... olarak görev yapmaktayken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinde yer alan "Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir" hükmüne uymadığı iddiasıyla hakkında yapılan soruşturma sonunda meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Bakan'ın oğlu hakkında başlatılan adli soruşturma kapsamında, Bakan ile oğlu arasındaki iletişimin kayda alındığı, Bakan'ın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca şüphelinin üst soyu olması ve bu nedenle tanıklıktan çekinebilecek kişi olması nedeniyle şüpheli ile arasındaki iletişimin kayda alınmaması yahut alınmış ise de bu durumun anlaşılması halinde alınan kaydın yok edilmesi gerekirken Bakan'ın da şüpheli olduğu kabul edilerek oğlu ile yaptığı iletişimin kayıt altına alındığı, ancak olayda Bakan'ın şüpheli olarak kabul edilebilmesi için TBMM tarafından hakkında başlatılmış bir soruşturma bulunmadığından ve bu nedenle şüpheli olarak kabul edilemeyeceğinden davacının, tanıklıktan çekinme hakkına sahip olan Bakan'ın iletişiminin kayda alınamayacağını soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına itirazen bildirmesi veya durumu TBMM'ye intikal ettirmesi gerekirken üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirmediği ve söz konusu 17 Aralık Operasyonu sonucunda, operasyonun gerçekleştiği gün ve müteakip günlerde borsada yaşanan düşüş, döviz ve faizlerde yaşanan yükselişler nedeniyle kişilerin ve devletin zarara uğradığı hususu birlikte değerlendirildiğinde davacının üzerine atılı fiili işlediği hususunun sabit olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, soruşturma kapsamındaki tüm çalışmaların hukuki çerçevede Cumhuriyet savcısı nezaretinde yürütüldüğü, kayıt altına alınan görüşmelerde yer alan her iki kişinin de şüpheli konumunda olması sebebiyle tanıklıktan çekilme hakkı olan kişi kapsamında değerlendirilemeyeceği, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, dayanaksız kalan Tüzük'e göre verilen cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.