2. Daire 2021/8738 E. 2023/3351 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

2. Daire 2021/8738 E. 2023/3351 K. — Danıştay Kararı

2. Daire 2021/8738 Esas 2023/3351 Karar 08.06.2023
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8738 E.,  2023/3351 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8738
Karar No : 2023/3351

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 29/01/2020 günlü, E:2016/17783, K:2020/359 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, Antalya ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, “Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak” fiilini işlediğinde bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi olması nedeniyle aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle bir alt ceza olan "10 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Antalya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince; incelenen olayda, ... tarihinde saat 05:50 sıralarında meydana gelen trafik kazasında tek taraflı trafik kazası yapan ve hastaneye kaldırılan şahsın ismini yanlış söylemesi nedeniyle gerçek kimliğinin tespiti için parmak izi ve fotoğrafı alınarak kendisi hakkında araştırmanın yapıldığı, şahsın suçlu olup olmadığının, aranıp aranmadığının hastanedeki tedavisinin devam ettiği dönemde tespit edilemediği, dolayısıyla da sanıklığı ya da suçluluğu belirlenmeyen şahsı bekleme görevi verilen davacıya isnat olunan korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olma ya da yakalama görevini savsaklama fiilinin sübuta ermediği sonucuna ulaşıldığından, bu fiile dayalı olarak bir alt ceza uygulanmak suretiyle verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir
Daire Kararının Özeti : Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 29/01/2020 günlü, E:2016/17783, K:2020/359 sayılı kararıyla, temyize konu İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.

KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının 14/06/2012 günü saat 19:00'dan, 15/06/2012 günü saat 08:00'e kadar kaçan şahsı hastanede beklemesi için görevlendirildiği, şahsın hakkındaki adli işlemler devam ediyorken dikkatli davranmaması ya da önlem almaması sebebiyle kişinin kaçmasına sebep olduğu, dosya kapsamında alınan ifadeler ile bilgi ve belgelerin bu iddiaları destekler nitelikte olduğu, davacı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında davacının fiilinin sübuta erdiği ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 29/01/2020 günlü, E:2016/17783, K:2020/359 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı; dava konusu işlem tarihinde Antalya ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 14/06/2012 tarihinde saat 05:50 sıralarında meydana gelen tek taraflı trafik kazasında kazayı yapan ve kendi beyanına göre isminin ... olduğunu beyan eden kişinin tedavi altına alındığı, gerçek kimliğinin tespiti için parmak izi ve fotoğrafı alınan şahsın yanında beklemesi için 14/06/2012 günü saat 19:00'dan 15/06/2012 günü saat 08:00'e kadar davacının görevlendirildiği, şahsı bekleme görevi bulunan davacının görev yerinde bulunmadığı esnada anılan şahsın hastaneden kaçması üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, hastanede yatan şahsın aranmadığı, kendisine bekleme görevi verilen davacının anılan şahsın yanından ayrılarak ilgisiz kısımlarda bulunduğu ve hastane içerisinde koridorda dolaştığı görevinde kayıtsızlık gösterdiği ve görevi savsakladığı anlaşıldığından Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 5/A-6. maddesi uyarınca görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak fiilinin sübuta ermesi nedeniyle 1-3 gün aylık kesimi cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, anılan soruşturma dosyasını inceleyen İl Polis Disiplin Kurulunun 29/08/2012 günlü,2012/362 sayılı kararıyla, "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilinin sübuta ermesi nedeniyle davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-2 maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi olması nedeniyle Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak bir alt ceza olan "10 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, söz konusu 10 ay kısa süreli durdurma cezasının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesinde, "korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilinin 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılacağı hükmüne yer verilmiştir.
08/03/2018 günlü, mükerrer 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde "muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiili, "20 ay uzun süreli durdurma" cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin soruşturması raporu ile eki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; meydana gelen tek taraflı trafik kazasında kazayı yapan ve kendi beyanına göre isminin ... olduğunu söyleyen kişinin tedavi altına alındığı, durumundan şüphelenilmesi üzerine gerçek kimliğinin tespiti için parmak izi ve fotoğrafı alınan şahsın yanında beklemesi için davacının görevlendirildiği, şahsı bekleme görevi bulunan davacının şahsın yanından ayrılarak ilgisiz kısımlarda bulunduğu ve hastane içerisinde koridorda dolaştığı, görev yerinde bulunmadığı esnada anılan şahsın hastaneden kaçtığı, şüphelinin yanında beklemesi için görevlendirilen davacının uyanık davranmadığı ve önlem almadığı bu suretle şüphelinin kaçmasına sebep olduğu anlaşıldığından davacıya isnat edilen "korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilinin sabit olduğu ve bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesi kapsamında bulunduğu açıktır.
Öte yandan, dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, davacının sabit olan fiili karşılığında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesinde düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-c-2 maddesinde belirtilen disiplin cezası ile karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanun'daki düzenlemenin davacı lehine olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA;
3. Temyiz ve karar düzeltme giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davalı idare tarafından karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı Yasa'nın 54. maddesinde sayılan nedenlere uymayıp, Danıştay Beşinci Dairesinin 29/01/2020 günlü, E:2016/17783, K:2020/359 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin reddedilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın