2. Daire 2021/7076 E. 2024/1880 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

2. Daire 2021/7076 E. 2024/1880 K. — Danıştay Kararı

2. Daire 2021/7076 Esas 2024/1880 Karar 25.03.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7076 E.,  2024/1880 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7076
Karar No : 2024/1880

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde ... Asayiş Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzük'ün 15. maddesi uygulanarak 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :.... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının fiilinin işleniş biçimi, nitelik ve ağırlığı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının işlemiş olduğu fiilin 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışta bulunmak" olarak değerlendirilmek suretiyle davacı hakkında ceza tayini gerekirken; "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle davacı hakkında 16 ay süreli durdurma cezası yerine alt ceza tayini yoluyla 6 ay kısa süreli durdurma cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; mahkemece davacının fiili "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışta bulunmak" olarak değerlendirmişse de, davacıya isnat olunan eylemin görevi esnasında ve görevi vesilesiyle müştekiye cep telefonu verilmek suretiyle işlenildiği, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğu, dava konusu işlemin iptali yönünde hukuka aykırı verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; A.D. isimli şahıs tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğüne gönderilen 30/12/2013 tarihli elektronik posta iletisinde, 27/12/2013 tarihinde daha önceden hakkında tedbir kararı aldıran kız arkadaşı K.B.Y'nin eğitim gördüğü dershaneye gittiği, kendisiyle karşılaşmamak için bulunduğu alandan uzak durduğu, K.B.Y.'nin ... Asayiş Büro Amirliğinde görev yapan ve aynı zamanda K.B.Y.'nin ifadesinin alınması esnasında odada bulunan polis memuru davacı ile birlikte yolda karşısına çıktığı, polis memuru davacının elindeki koruma kararı uyarınca bundan sonra K.B.Y.'yi korumakla kendisinin görevlendirildiğini söylediği, K.B.Y. ile görüşmek istemesi üzerine üçünün bir kafede oturup konuştukları, K.B.Y.'nin dershaneye döndükten sonra kendisinin polis memuru davacıdan koruma evrakını göstermesini istemesi üzerine davacının K.B.Y.'nin davacı tarafından korunacağına ilişkin herhangi bir hüküm içermeyen henüz tarafına tebliğ edilmemiş bir koruma kararı gösterdiği, durumu anlattığı avukatının olay yerine resmi ekip gönderilmesini istediği, resmi ekibin gelmesiyle polis merkezine götürüldükleri, polis memuru davacıdan şikayetçi olmasına rağmen polis memuru davacı ve eski kız arkadaşının birlikte anlaşıp, yalan beyanda bulunarak kendisini suçlu duruma düşürüp nezarete atılmasına neden oldukları yönünde şikayette bulunması üzerine davacı hakkında soruşturma başlatıldığı; davacının, A.D.'nin eski kız arkadaşı tarafından aldırılan tedbir kararının ihlali sonrasında Asayiş Büro Amirliğinde 24/12/2013 tarihinde işlemlerin yapıldığı esnada görevi gereği tanıştığı K.B.Y.'ye yardım taleplerine kurumda bireysel olarak cevap verilmesi gibi bir uygulama olmadığı halde cep telefonunu verdiği, şahısla duygusal olarak yakınlaşmak için telefon görüşmesi yaptığı, kendi iradesi ile avukatlık bürosuna gidip hakkında adli ve idari soruşturma açılmasını önlemek için K.B.Y.'yi bir daha rahatsız etmeyeceği yönünde tutanak imzaladığı gerekçesiyle 17/03/2014 günlü soruşturma raporuna istinaden davacının "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle alt ceza uygulamasıyla 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesine karar verilmesi üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde, "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, "16 ay süreli durdurma" cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; 15. maddesinde ise, ''Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara ve Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir.'' denilmek sureti ile bir alt cezanın uygulanıp uygulanmaması konusunda idareye takdir hakkı tanınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.
Uyuşmazlıkta; davacının sübut bulan, polis memuruna yakışmayacak kusurlu davranışlarının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde yer verilen; "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" şeklindeki suç tanımına uymadığı, anılan fiiller yönünden disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezası verilebileceği açık olmakla birlikte, kamu görevlilerinin disipline aykırı fiillerine verilecek cezanın tayininde yetkili makamın ilgili disiplin otoritesi olduğu gözetildiğinde, Mahkemece davacının eylemine uyan disiplin cezasının da tespitinin yapılmasının yerinde olmadığı, disiplin cezasının uyuşmazlık konusu yapıldığı durumlarda yargı yerlerince sadece disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, isnat edilen fiilin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise ilgilinin eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı yönünden hukukilik denetimi yapılabileceği, ayrıca ilgilinin eylemine uyan disiplin cezasının da tespitinin yapılmasının disiplin otoritesinin yetki alanına girilmesi ve hukukilik denetiminin sınırlarının aşılması sonucunu doğuracağı hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka uyarlık, işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. .... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararında yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Uyuşmazlıkta; disiplin soruşturma raporundaki iddialar ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği, davacının bu fiilinin hizmet içinde resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın