2. Daire 2021/6303 E. 2024/1849 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

2. Daire 2021/6303 E. 2024/1849 K. — Danıştay Kararı

2. Daire 2021/6303 Esas 2024/1849 Karar 21.03.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6303 E.,  2024/1849 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6303
Karar No : 2024/1849

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; 4. sınıf emniyet müdürü olan davacının İstanbul ili, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi uyarınca "altı ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin...günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı hak kayıplarının giderilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının telefon konuşmasını bizzat kendisinin yaptığı hususu, gerek iletişim verilerinin temin edilmesindeki kısıtlayıcı düzenlemeler, gerekse davacının ceza hukuku bağlamında aleyhine ifade vermeye zorlanamayacağı yönündeki temel ilke uyarınca ses analizi yaptırmaya zorlanamaması sebebiyle yürütülen disiplin soruşturmasında ortaya konulamamışsa da, davacının savunmasını hattın kendisine ait olmadığı ve telefonda adı geçen '...' isimli şahsın kendisi olmadığı beyanlarına dayandırdığı, 24/11/2012 günü saat 12.13-16.12 saatleri arasında 3 saatlik zaman diliminde yapılan 3 telefon görüşmesinin kendi telefonu kullanılarak yapılmadığına ilişkin davacının kesin bir beyanda bulunmadığı gibi bu durumun tespitine ilişkin teknik imkanların kullanılmasına da müsaade etmediği, farklı arkadaşlarına telefonlarının şarjının bittiği zamanlarda kendi sim kartlarıyla telefonunu kullanma imkanı verdiği yolundaki ikrarı birlikte değerlendiriliğinde, emniyet teşkilatı içerisinde rütbeli bir konuma gelmiş olan ve özel hayatında ve arkadaşlık ilişkilerinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı zedeleyecek davranışlarda bulunmaktan kaçınması gerektiğinin ayırdında olması gereken davacının, "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak' suçunu işlediği sabit görülerek Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi uyarınca "altı ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; yürütülen başka bir soruşturma kapsamında teknik takibe alınan telefon hattının kendisine ait olmadığı, hattı kendisinin kullandığına dair somut hiçbir delilin olmadığını davalı idarenin soruşturma raporunda itiraf etmiş olduğu; soruşturmada geçen her iki kadının da vermiş oldukları ifadelerinde kendisini tanımadıklarını belirttikleri; soruşturma raporunun eksik ve yanlı düzenlendiği, somut delillere dayanmayan varsayımlarla ceza verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
4. sınıf emniyet müdürü olan davacının, İstanbul ili, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemde, fuhuşla mücadele kapsamında yürütülen bir soruşturmada yabancı uyruklu bir kadın adına kayıtlı telefon numarasından yapılan iletişimin tespiti ve teknik takip çalışmalarında '...' adıyla kadın pazarlayıcısı bayandan iki kadın istendiği, ilgili telefon numarasının kimin tarafından kullanılıyor olabileceği konusunda yapılan çalışmalar sonucunda düzenlenen istihbari raporda, telefonun davacı tarafından kullanılıyor olabileceği tespitine yer verildiği, bunun üzerine davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, disiplin soruşturması uyarınca yapılan incelemelerde, davacının bu telefonu kullandığına ilişkin savcılık ve iletişim başkanlığı gibi resmi kurumlardan, davacının ceza soruşturmasına konu bir eylemi olmadığı ve iletişimin gizliliği ilkeleri uyarınca somut veriler elde edilemediği, davacının bu süreçte idarenin ses analizi yaptırma yönündeki teklifini reddettiği, savunmasında bu hattın kendisi tarafından hiç kullanılmadığı ancak zaman zaman şarjı biten arkadaşlarına telefonunu vererek kendi sim kartları ile kullanmalarına müsaade ettiği, hakkında somut bir delil olmadığı için cezalandırılamayacağı yönünde beyanda bulunduğu, soruşturma kapsamında ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla yazışma yapılarak iletişimin teknik takibi ve ses analizi yoluyla maddi gerçekliğe ulaşılmaya çalışıldığı ancak bunun sağlanamadığı, 09/06/2014 tarihli disiplin soruşturma raporunda, çevresinde iffetsizlikle tanınan kadınlarla ilişki kurma iddiası açısından ceza tayinine mahal olmadığı, hizmet dışında resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiili açısından ise; her ne kadar davacı söz konusu hattın kendisine ait olmadığı, kendisini ... olarak tanıtarak görüşme yapan kişinin kendisi olmadığı savunmalarında bulunmakta ise de, telefonunun şarjı biten arkadaşları tarafından kendi sim kartları takılarak kullanılmış olabileceği yönündeki beyanı ve olay günü 3 saat içerisinde yapılan 3 aramada telefonunun kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldı ise kim tarafından kullanıldığına ilişkin sağlıklı bilgi vermemesi ve davacının olaydaki şüpheleri giderebilecek ses analizi yapılması yönündeki talebi de olumsuz karşılaması hususları birlikte gözetilerek davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi uyarınca "altı ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılması teklifinin getirildiği, getirilen teklif doğrultusunda dava konusu işlem ile "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "Örgütlü Fuhuş" suçuna yönelik yapılan çalışmalarda, telefon ile kendini "..." ismiyle tanıtarak kadın satıcısı bayandan iki bayan talep edilmesi olayında; davacının görüşme yapılan cep telefonu hattının kendisine ait olmadığını, 'arkadaş ortamında akıllı telefonların şarjı sık sık bittiği için bu tür telefonu kullanan arkadaşlarının kendi telefonunu alıp sim kartlarını takıp kısa süreli kullanmış olabileceği' ifadesi karşısında, soruşturma konusu olayda davacının, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunduğundan, polislik mesleğinin arz ettiği duyarlılığı göstermediği, polislik mesleğinin gerektirdiği önem ve nitelikler bakımından ve polislik mesleğinin bir gereği olarak özel yaşamındaki hal ve hareketlerine ve ilişki kurduğu kişilerin konumlarına dikkat etmesi ve resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı zedeleyecek davranışlarda bulunmaktan kaçınması gerekirken, arkadaşlık kurduğu kişiler ve bahse konu olayla irtibatlanmış olması nedeniyle 'Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak' suçunu işlediği sabit görülerek Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi uyarınca "altı ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün kısa süreli durdurma başlıklı 6. maddesinin B bendinin 5. fıkrasında; " Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare isnat edilen fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delillerle ortaya konularak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 24/11/2012 günü saat 12.13-16.12 saatleri arasında 3 saatlik zaman diliminde yapılan 3 görüşmenin kendi telefonu kullanılarak yapılmadığı yolunda davacının kesin bir beyanda bulunmadığı ve farklı arkadaşlarına telefonlarının şarjının bittiği zamanlarda kendi sim kartlarıyla telefonunu kullanma imkanı verdiği yolunda beyanda bulunduğu anlaşılmakta ise de; bu durumun disiplin cezası vermeye yeterli olmadığı, adli soruşturma kapsamında teknik takibe alınan telefon hattının davacıya ait olduğuna ve/veya söz konusu hattın davacı tarafından kullanıldığına dair somut hiçbir delilin olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacıya isnat edilen eylemin sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Yürütmenin durdurulması istemi görüşülmediğinden, kullanılmayan ...-TL harcın davacıya iadesine,
4. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın