2. Daire 2021/18143 E. 2024/2901 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2021/18143 Esas 2024/2901 Karar 14.05.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/18143 E., 2024/2901 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/18143 Karar No : 2024/2901
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; uzman jandarma çavuş olarak görev yapan davacının, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 13. maddesi ile 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (g) bentleri uyarınca Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlık Hakkında Verilen Kararlar : Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... günlü, GENSEK NO:..., E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine hükmedilmiş ve davacı tarafından yapılan karar düzeltme istemi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... günlü, GENSEK NO:..., E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek Mahkeme kararı kesinleşmiştir. Bu defa davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan Kanun'un 50/2 maddesi uyarınca verdiği ... günlü, ... başvuru numaralı kararı ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararında, yaptırıma tabi fiilin askerî hizmetin gerekleriyle bağlantısına ve hangi sebeplerle askerî disiplini bozacağına dair gerekçelerin belirtilmemesi, anılan hak ile ilgili sınırlamanın askerî hizmetin devamlılığı ile disiplinin sağlanması amacı bakımından uygulanması gerekli, zorunlu ve orantılı bir tedbir olduğunun ortaya konulamaması nedeniyle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatının gizliliği hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararla; somut olayda uygulanan Kanun maddesi ile karı koca gibi herhangi bir kimse ile devamlı surette nikâhsız yaşamakta ısrar etme eyleminin disiplin suçu olarak düzenlendiği ve yaptırım olarak da Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası öngörüldüğü dikkate alındığında, askerî hizmeti yürütenlerin mahremiyet alanında cereyan eden ve özel yaşam kapsamında kalan eylemlerine ilişkin bir sınırlama getirildiğinin anlaşıldığı, özel hayatın gizliliği hakkına müdahale niteliğindeki bu sınırlamaya bağlı uygulamaların, hukuka uygun olduğunun kabul edilmesi için meşru amacın karşılanmasının tek başına yeterli olmadığı, kuralın amacı ve Anayasa'nın 20 ve 13. maddeleri doğrultusunda, anılan hakka yapılacak müdahalenin askeri disiplinin sağlanması için gerekli olduğunun ve uygulanan cezanın askerî disiplinin bozulması veya bozulma tehlikesinin ortaya çıkması sebebiyle verildiğinin kamu gücünü kullanan yetkili mercilerin kararlarında gösterilmesi gerektiği, her ne kadar davacı hakkında daha önce verilen disiplin cezaları da meslekten çıkarılmanın nedenleri arasında sayılmış ise de, anılan cezaların tek başına meslekten çıkarmayı gerektiren nitelikte suçlar olduğunun ortaya konulmadığı, öte yandan yaptırım gerekçesinin davacının bir kadınla karı koca gibi yaşamasına dayandırıldığının görüldüğü, bu kapsamda karı koca gibi nikâhsız yaşamanın genel ahlak kurallarına aykırı olduğu kabul edilerek davacı hakkında ilgili Kanun gereği Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezasının uygulanmasının, toplumsal bir ihtiyaçtan kaynaklanan zorunlu bir tedbir olarak uygulandığının ortaya konulması gerektiği, bu bağlamda karar mercilerinin toplumsal yapıda zaman içinde meydana gelen değişimin ve gelişmelerin bir sonucu olan yaşam biçimlerindeki çeşitliliği de gözetmek suretiyle somut olayın özelliklerine göre, söz konusu eylemin ifa edilen mesleğe olumsuz yansımaları, askerî disiplin ile kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesinin sağlanması açısından oluşacak sakıncaları yeterli ve ilgili gerekçe ile açıklamalarının bekleneceği, ayrıca idari işlemin tesisi ve yargılama sürecinde özel hayatın gizliliği hakkı yönünden Anayasa'da öngörülen güvenceler gözetilerek, somut olayın özelliklerine göre davacının eyleminin mesleki hayatı üzerindeki etkileri, sınırlamada öngörülen meşru amaç ile sınırlandırma aracı arasında orantısızlık bulunup bulunmadığı, sınırlandırmayla ulaşılabilecek genel yarar ile davacının kaybı arasında adil bir denge kurulup kurulmadığı gibi hususlarda asker kişinin sicil durumu da gözetilerek inceleme yapılması gerektiği, buna karşın idari işleme ilişkin süreçte, davacıya isnat edilen eylemin görevin gereği gibi ifasını ve askerî disiplini nasıl etkilediği ve neden genel ahlaka aykırı kabul edildiği hususlarının gerekçelendirilemediği ve davacının mahremiyet alanında kalan eyleminin mesleğine yansımalarının ortaya konulamadığı ve bu suretle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatının gizliliği hakkının ihlaline sebebiyet verildiği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Davalı İdare tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf istemi görev yönünden reddedilerek dosya Danıştaya gönderilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.