2. Daire 2021/16704 E. 2023/5289 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

2. Daire 2021/16704 E. 2023/5289 K. — Danıştay Kararı

2. Daire 2021/16704 Esas 2023/5289 Karar 08.11.2023
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/16704 E.,  2023/5289 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16704
Karar No : 2023/5289

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Davacı; … İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yaptığı dönemde, "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini ayrı ayrı on iki kez işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi gereğince her bir eylem yönünden ayrı ayrı on iki kez "meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de suçun işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına" ilişkin … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, dava esastan reddedilmiş; Danıştay Beşinci Dairesinin 03/05/2017 günlü, E:2016/28714, K:2017/12248 sayılı kararıyla, davacı hakkında farklı fiillerden dolayı tesis edilen disiplin cezaları arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı, söz konusu disiplin cezalarına veya işlemden kaldırma kararlarına karşı ayrı ayrı dava açılması gerekirken, tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne uyarlık görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
Danıştay Beşinci Dairesinin anılan bozma kararına uyularak, … İdare Mahkemesince verilen … günlü, …, K:… sayılı kararla; dava dilekçesinin, her bir işlem için ayrı ayrı dava açılmak üzere reddine karar verilmiş; davacı tarafından her bir işlemden kaldırma kararına karşı ayrı ayrı olmak üzere on iki dava açılmıştır.
Dava Konusu İstem : Davacı, … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının; 6 nolu olaya ilişkin kısımda belirtilen ve ...'ye ait telefonun önleme dinlemesi yapılmak üzere düzenlenen iletişime müdahale talep formunda imzasının bulunması nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, suçun işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına" kısmının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesinde, ''Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek'' fiilinin meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayıldığı; davacının, ...'ye ait telefonun ... adına kayıtlı ve onun tarafından kullanılıyor gösterilip 17/02/2012-17/08/2012 tarihleri arasında önleme dinlemesi yapmak üzere düzenlenen müdahale talep formlarında imzası bulunması davranışı ile anılan fiili işlediği iddiaları üzerine başlatılan soruşturma sonucunda dava konusu işlemin tesis edildiği; usulsüz olarak gerçekleştirilen dinleme işlemleriyle ilgili olarak dinlenen kişilerin iletişiminin dinlenmesine esas teşkil eden Teknik Takip ve İzleme Talep Formlarında belirtilen örgütsel faaliyetler içinde olmadıkları, bu faaliyetlerle ilgili olarak … Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Değerlendirme Projesi sorgusunda kişiler hakkında herhangi bir kayıt veya bilgi notu bulunmadığı, yapılan birçok dinleme işleminin, gerekçeleri ve amaçları itibarıyla 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 7. maddesinde öngörülen amaçlarla bağdaşmadığı, bu bağlamda disiplin soruşturmaları ve özel hayata dair konularla ilgili dinleme işlemlerinin de önleme dinlenmesinin konusu olmadığı, önleyici dinleme işlemine ilişkin hakim kararının, istihbarat biriminin dinleme gerekçesi olarak sunduğu bilgilerin doğruluğunun tescil ve tespiti niteliğini taşımadığı, kaldı ki mahkemeyi yanıltıcı nitelikte farklı isimler adına da talep formları düzenlendiği, dinleme işlemlerinin hakim kararıyla yapılmasının bu kararlara esas teşkil eden formların gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi işleminin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmayacağı; bu durumda, davacının üzerine atılı eylemleri işlediği hususu sübuta ermiş olup, idarece davacının eyleminin karşılığı olarak işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziyesinin gerekmekte ise de suçun işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle işlemden kaldırılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesinin Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; işleme esas önleme amaçlı dinlemelerin Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 7. maddesinde öngörülen amaçlar doğrultusunda yetkili ve görevli hakim kararı ile yapıldığı, önleme amaçlı dinlemenin basit şüpheye dayandığı; bu anlamda ihbar, duyum, muhbir bilgisi, analiz ve proje çalışması gibi verilerin önleme amaçlı dinlemeye dayanak teşkil ettiği, bu verilerin ancak İstihbarat Daire Başkanlığı onayı, Telekominikasyon İletişim Başkanlığı onayı ve hakim kararıyla önleme amaçlı dinlemeye dönüştüğü, gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenlemek fiilinin söz konusu olmadığı, dinlenen kişilerle ilgili suç unsuruna rastlanmadığı için arşiv girişi yapılmadığı, önleme amaçlı dinlemelerle pek çok terör olayının ve yasa dışı faaliyetin engellendiği, savunma hakkının kısıtlandığı, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca ilk mahkeme kararı olan … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, 20/07/2016 tarihinden önce verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi bir karar olması nedeniyle, temyiz incelemesi neticesinde bozulması ve ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, yenilenen dilekçe ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda verilen … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının da ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere ve dolayısıyla doğrudan temyize tabi olduğu açık olduğundan, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı kaldırılarak, davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karara yönelik davacının temyiz isteminin incelenmesine geçildi:
Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan davacının temyiz istemine ilişkin olarak UYAP kayıtlarının incelenmesinden; ... Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:... sayılı kararıyla davacının (sanığın) kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek suçlarından hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, karar kesinleştikten sonra davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine ve kararın bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın