2. Daire 2021/10070 E. 2023/2017 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2021/10070 Esas 2023/2017 Karar 12.04.2023
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10070 E., 2023/2017 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10070 Karar No : 2023/2017
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Davacı tarafından, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. ve 8/16. maddeleri uyarınca iki ayrı meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılan davada …. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K… sayılı kararın, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 24/06/2015 günlü, E:2015/13483, K:2015/4015 sayılı kararıyla; İdare Mahkemesince söz konusu meslekten çıkarma cezalarının her biri için 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ayrı ayrı dava açılmak üzere aynı Kanun’un 15/1-d maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozulması üzerine, ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine hükmedilmiş; dava, yasal süresi içerisinde iki ayrı dava olarak yeniden açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü, soruşturma dosyası, telefon dinleme kayıtları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının V. C. adlı masaj salonu yöneticileri M. K. ve F. E. ile irtibat halinde olduğu, masaj salonu çalışanı Y. A. ile ilişkisi bulunduğu, masaj salonuna yapılacak baskınları, masaj salonu sahiplerine önceden haber verdiği ve yardım ettiği, masaj salonu sahiplerinin baskın yapılmadan önce önlem aldığı, davacının bu suretle nüfuzunu kötüye kullandığı anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen soruşturma raporu ekinde yer alan ifade tutanakları, tanık beyanları ve dinleme kayıtları ile dosyadaki mevcut delil durumuna göre, davacının sübut bulan eyleminin (fuhuş organizasyonu yöneticisi olduğu iddia edilen şahısla ilişki kurmak) tek başına Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesinde yer alan suç tanımıyla örtüşmediği ve "suçun, ancak kanunun ilgili maddesinde tarif edilen şekilde gerçekleşmesi halinde cezai müeyyide uygulanabilmesi" olarak tanımlanan "tipiklik" şartının maddi olayda gerçekleşmediği, davacının "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediği yönünde somut ve hukuken kabul edilebilir nitelikte başkaca bir delilin de bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının, fuhşa yer temin etmek ve aracılık etmekten birer kez işlem görmüş M. K. ve F. E. isimli şahıslarla devamlılık arz eden bir surette arkadaş olduğu; fuhşa yer temin etmek ve aracılık etmekten üç kez işlem görmüş olan Y. A. isimli şahsa kredi kartlarını ve adına kayıtlı telefon hattını vermek suretiyle kullanmasına imkan sağladığı dikkate alındığında, Y. A. ile normal arkadaşlığı aşan düzeyde arkadaşlık kurduğu ve bu arkadaşlığı sürdürdüğü, davacıya isnat edilen fiil sübut bulduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, ilk mahkeme kararı olan … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, 20/07/2016 tarihinden önce verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi bir karar olması nedeniyle temyiz incelemesi neticesinde bozulması ve ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, yenilenen dilekçe ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda verilen ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının da ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere ve dolayısıyla doğrudan temyize tabi olduğu açık olduğundan, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı kaldırılarak, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak ve örgüt faaliyetleri kapsamında fuhuş yaptırmak, fuhuşa aracılık ve yer temin etmek, rüşvet almak, rüşvet vermek, görevi kötüye kullanma ve göreve ilişkin sırrın açıklanması" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Şube Müdürlüğü tarafından, H. A. isimli şahıs liderliğinde kurulan çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik olarak üç aşamada eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda, 16 ayrı masaj salonuna ait 8 ayrı fuhuş organizasyonu ve bu organizasyona üye olmak ve yardım etmek iddiasıyla aralarında davacının da bulunduğu emniyet görevlilerinin yaklaşık 14 ay süren telefon ve ortam dinlemesi ile fiziki takip bulgularından, bazı görevlilerin görev alanlarıyla ilgili, bazı görevlilerin ise görev alanları dışında münferit ilişki ve eylemlerinin tespit edilmesi üzerine, Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Teftiş Kurulu Başkanlığının 30/12/2011 günlü Olur'u ile 33 kamu görevlisi hakkında 10 ayrı iddiayla disiplin soruşturması başlatıldığı, davacı hakkında da "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" ve "Genelev ya da tek başına fuhuş yapılan yerlerde, bar, pavyon, gazino vb. yerlerde çalışan kadınlarla ya da çevresinde iffetsizlikle tanınan kadın ya da erkeklerle karı-koca gibi yaşamak ya da ilişki kurmak" fiillerini işlediği iddialarıyla başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen soruşturma raporunda, (VCHN-12) kodlu iddialarla ilgili olarak yapılan teknik takip bulgularına göre; Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliğince fuhuş ile ilgili suçüstü yapılarak gözaltına alınan V. C. isimli masaj salonu yöneticisi M. K.'nin, öncelikle salonun sahibi olan G. B.'ye bilgi verdiği, akabinde Ö. D., M. G. ve davacıya haber verdiğinin tespit edildiği, davacının anılan teknik takip bulgusuna ilişkin olarak alınan ifadesinde; görüşmelerin M. K. ile arasında geçtiğini, M. K.'nin samimi arkadaşı olduğunu, kendisini o gece tesadüfen aradığını, Asayiş Şube Müdürlüğünde olduklarını öğrenince arkadaşlık ve vicdani borçları nedeniyle merak ettiğini, bu nedenle bir mağduriyeti varsa maddi anlamda yardımcı olabileceği bir husus olup olmadığını sorduğunu beyan ettiği, teknik takip bulguları ve beyanların değerlendirilmesinden; Polis Memurları M. G., Ö. D. ve davacının fuhşa yer temin etmek ve aracılık etmekten işlem gören M. K. ile arkadaşlık ettiklerinin sabit olduğu, Ö. D. isimli polis memuru ile davacının M. K.'yi tesadüfen aramalarına karşın, M. G. isimli polis memurunun, şahsı, gözaltına alındığını öğrendikten sonra ve buna rağmen aradığının değerlendirilerek buna göre tecziye edilmeleri gerektiği kanaatine varıldığı, (…) kodlu iddialarla ilgili olarak yapılan teknik takip bulgularına göre ise; davacının, V. C. isimli masaj salonu yöneticilerinden F. E. ile görüştüğü ve zaman zaman buluştuğu, söz konusu salonda fuhuş yapan bayanlardan … (kod) isimli şahsın davacı adına kayıtlı cep telefonunu kullandığı, ayrıca, bu şahsın yanında çalıştırdığı bayanların sıkıntıları için davacıdan yardım aldığının anlaşıldığı, davacının söz konusu teknik takip bulgusuna ilişkin olarak alınan ifadesinde özetle; M. K.'yi 10 senedir tanıdığını, bu şahsın F. E. ile karı-koca hayatı yaşadığını bildiğini, F. E.'yi askerlik öncesi çalıştığı sigorta şirketinden tanıdığını, arkadaşı olarak gördüğü bir şahıs olduğunu, G. B.'yi 2006 yılında M. K. vasıtasıyla tanıdığını, bu operasyon yapılana kadar tekstil işiyle uğraştığını bildiğini, masaj salonunda çalışan Y. A.'yı Malatya Emniyet Müdürlüğünde çalışırken tanıdığını, şahsın Malatya ilinde mağazacılık yaptığını, aralarında zaman içinde arkadaşlık oluştuğunu, masaj salonlarına müşteri olarak gitmediğini, kimsenin gitmesine aracılık etmediğini, bir kaç kez V. C. isimli masaj salonuna gidip arkadaşları M. K., F. E. ve Y. A. ile sohbet ettiğini, salonlarda fuhuş yapılıp yapılmadığını bilmediğini, telefon görüşmelerinin F. E. ile aralarında geçtiğini, şahsın kendisini yılbaşı gecesi davet ettiğini, kendisinin daveti kabul etmediğini, ısrar edince Y. A.'yı alıp birlikte birşeyler yedikten sonra evine bıraktığını, F. E.'nin M. isimli kızının sınıfta kalması nedeniyle kendisinden yardım istediğini beyan ettiği, teknik takip bulguları ve beyanların değerlendirilmesinden; davacının F. E.'nin yöneticiliğini yaptığı masaj salonunda çalışan masözlere yardım ettiğine dair bir veri bulunamadığı, fakat davacının, fuhşa yer temin etmek ve aracılık etmekten birer kez işlem görmüş M. K. ve F. E. isimli şahıslarla devamlılık arz eden bir surette arkadaş olduğu; fuhşa yer temin etmek ve aracılık etmekten üç kez işlem görmüş olan Y. A. isimli şahsa kredi kartlarını ve adına kayıtlı telefon hattını vermek suretiyle kullanmasına imkan sağladığı, Y. A.'nın 2009 yılında masaj salonlarında çalışmaya başladığı ve gerek F. E. gerekse Y. A. ile tanışmalarını açıklayan beyanlarının M. K.'nin ifadesiyle çeliştiği birlikte değerlendirildiğinde, davacının fuhşa aracılık ve yer temin eden kişilerle devamlılık arz eden şekilde arkadaş olduğu, bu nedenle "Genelev ya da tek başına fuhuş yapılan yerlerde, bar, pavyon, gazino vb. yerlerde çalışan kadınlarla ya da çevresinde iffetsizlikle tanınan kadın ya da erkeklerle karı-koca gibi yaşamak ya da ilişki kurmak" kapsamında değerlendirilen bu fiili nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/16. maddesi gereğince melekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. ve 8/16. maddeleri uyarınca iki kez meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın, davacının anılan Tüzük'ün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması kısmının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinde; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Dava dosyasındaki bilgiler ile belgelerin birlikte incelenmesinden; aralarında davacının da bulunduğu çok sayıda emniyet görevlisinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 14 ay süreyle teknik ve fiziki takibe tabi tutuldukları, bu kapsamda telefon ve ortam dinlemeleri yapıldığı ve bazı emniyet görevlileriyle fuhşa aracılık ettiği değerlendirilen şahıslar arasında görevle alakalı veya görev alanı dışında münferit ilişki bulunduğunun tespit edildiği, bu zaman zarfında yapılan telefon dinleme kayıtlarının ikisinin davacıyla ilgili şahıslar arasında gerçekleştiği, (…) kod no'lu dinleme kaydının dava konusu işleme dayanak alındığı, anılan kaydın davacı ile M. K. arasında gerçekleşen iki adet telefon görüşmesine ilişkin olduğu, görüşme içeriklerinin; davacının fuhuş yapıldığı iddia olunan masaj salonuna yapılacak suç üstü operasyonlarını ilgili şahıslara önceden haber verdiğini ya da operasyon sonrası gözaltına alınan şahıslara yardım ettiğini, bu işlemleri yaparken yetkisini veya nüfuzunu kötüye kullandığını ve neticesinde her ne suretle olursa olsun çıkar sağlamak amacıyla hareket ettiğini kesin ve her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya koyacak nitelikte olmadığı, davacı haricinde ilgili şahıslar arasında yapılan telefon görüşmelerinde de davacının bu yönde bir davranış sergilediğine dair kesin bir bulguya rastlanmadığı, davacının üzerine atılı fiili işlediği hususunu tevsik eder nitelikte, dosyaya sunulan somut herhangi bir delilin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacıya isnat edilen disiplin suçunun sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. …. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar hukuk ve usule uygun bulunduğundan, temyiz isteminin reddi, anılan kararın onanması gerektiği oyu ile bozma yönündeki Daire kararına katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.