2. Daire 2021/10046 E. 2025/499 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2021/10046 Esas 2025/499 Karar 18.02.2025
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10046 E., 2025/499 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10046 Karar No : 2025/499
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yard. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; davacı tarafından, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı ... Şube Müdürlüğü'nde Büro Amiri Yardımcısı olarak görev yaptığı sırada "Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca "Meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararının iptaline ve yoksun kaldığı maddi hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun değerlendirilmesi sonucu; davacının parafının olduğu raporun kamuoyunda 17-25 Aralık soruşturması olarak bilinen ve FETÖ/PDY Terör Örgütüne yönelik soruşturma kapsamındaki belgeler arasında yer alması, benzeri çalışmalara ilişkin kayıtların davacıyla aynı birimde çalışan kişilerce delilleri yok etmek amacıyla 17-18 Aralık tarihlerinde bilgisayar kayıtlarından silindiği yönündeki soruşturma raporunda yer verilen ciddi iddialar, davacı hakkında ceza davasının açılmış olması bir arada değerlendirildiğinde, yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak fiilini işlediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, FETÖ ile hiçbir bağının bulunmadığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada hakkında, Savcılık makamı tarafında tüm suçlardan beraat talebinde bulunulduğu, ceza yargılamasında mahkumiyet kararı bulunmadığı halde meslekten çıkarma kararı verilmesinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığında Büro Amiri Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde hazırlanan değerlendirme raporunda isimlerine yer verilen şüpheli şahıslardan olan E. E. isimli şahsın yurda giriş çıkış bilgilerinin analiz edildiği 33. sayfadaki tabloda, Cumhurbaşkanı'nın eşi ve kızının isimlerinin adı geçen şahsın birlikte hareket ettiği şüpheli şahıslarla ilişkisi olan isimlerin listesinde yer verilerek "Yetkisini veya nüfuzunun kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi gereğince İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü ... sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesinde; "Yetkisini veya nüfuzunun kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-ç maddesinde, "yetkisini veya nüfuzunun kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmü yer almıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir. Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un 29. maddesinin 2. fıkrasında da " Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından, kamu görevlilerinin, mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yukarıda aktarılan hükmünde, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı açık bir şekilde düzenlenmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının sorumluluğunun, değerlendirme raporunun gönderildiği üst yazıyı Büro Amiri Yardımcısı olarak parafe ettiği 06/06/2011 tarihinde başladığı ve disiplin soruşturması ile ceza tayini için bu tarihin esas alınması gerektiği açıktır. Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca, suç sayılan eylemin oluştuğu tarihten itibaren en geç 2 yıl içerisinde, 06/06/2013 tarihine kadar disiplin cezası verilmesi gerekirken, ceza verme zamanaşımı süresi geçirildikten sonra, 14/12/2015 tarihinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.