14. Daire 2015/4044 E. 2016/707 K. — Danıştay Kararı
14. Daire 2015/4044 Esas 2016/707 Karar 09.02.2016
(Kapatılan)Danıştay 14. Daire Başkanlığı 2015/4044 E., 2016/707 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONDÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2015/4044 Karar No : 2016/707 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ...- Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı/ANKARA Vekili : T..., Hukuk Müşaviri V. - Aynı yerde 2- ... Valiliği
İstemin Özeti : .... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının; usul ve yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuş, diğer davalı İzmir Valiliği tarafından savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Ondördüncü Dairesince, işin gereği görüşüldü: Dava; İzmir İli, Güzelbahçe İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... sayılı parselde kayıtlı taşınmazla ilgili, 1/1000 ölçekli ... pafta üzerinde bulunan mülga İmar ve İskan Bakanlığınca onaylanan ... sayılı kıyı kenar çizgisi ile 06.10.2010 tarihinde onaylanan 04.08.2010 İzmir Valiliği onaylı 1/1000 ölçekli dava konusu yere ait pafta aktarımı ve kıyı kenar çizgisi üzerindeki değişikliğin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; davacının kıyı kenar çizgisinin tespiti ve imar paftalarına aktarılmasına ilişkin işlemleri, en geç davalı idareye başvuruda bulunduğu 15.11.2011 tarihinde öğrendiğinin anlaşıldığı, bu tarihten itibaren dava açma süresi içerisinde doğrudan veya aynı süre içerisinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuru üzerine tesis edilen işlemin tebliğinden itibaren kalan dava açma süresi içinde dava açılmadığından davanın esasının incelenmesine süre aşımı nedeniyle imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş; bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Anayasanın 35. maddesinde; herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği düzenlenmiştir. Öte yandan; Anayasanın 90. maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklikle iç hukukumuzun bir parçası haline gelen uluslararası sözleşmelerden biri olan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir." denilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 ve vergi mahkemelerinde 30 gün olduğu, aynı Kanunun 10. maddesinde; ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, 60 gün içinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin 60 günün bittiği tarihten itibaren dava açabileceği, 60 günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde 60 günlük sürenin bitiminden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açılabileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, İzmir İli, Güzelbahçe İlçesinin kıyı kesimine ait kıyı kenar çizgisinin 15.03.1976 tarihinde İmar ve İskan Bakanlığı Belediyeler Teknik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylandığı, onaylı kıyı kenar çizgisinin 1/1000 ölçekli imar paftalarına aktarımı için kurulan komisyon tarafından yeniden tespit edilen kıyı kenar çizgisinin ise ... tarih ve ... sayılı Makam Oluruna istinaden onaylandığı ve İzmir Valiliği tarafından 08.11.2010-07.12.2010 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, bu arada kıyı kenar çizgisine göre imar hattının düzeltilmesi yolundaki plan tadilatı önerisine ilişkin Güzelbahçe Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının askıya çıkarıldığını öğrenen davacı tarafından, 15.11.2011 tarihinde Güzelbahçe Belediyesine yapılan başvuru ile askıya çıkarılan plana ve kıyı kenar çizgisine itirazda bulunulduğu, akabinde bu kez davacı tarafından 12.03.2012 tarihli dilekçe ile kıyı kenar çizgisinin düzeltilmesi istemiyle davalı İzmir Valiliğine yapılan başvurunun 22.03.2012 tarihinde tebliğ edilen aynı tarih ve... sayılı İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemiyle davacının parseline ait kıyı kenar çizgisinde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı ve maddi bir hatanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine 10.05.2012 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerden olan mülkiyet hakkının kullanılabilmesi için, ilgililerin, gerekli işlemin yapılmasını idareden her zaman isteyebilecekleri açıktır. Bu durum, mülkiyet hakkının zaman ötesi niteliğinden kaynaklanmaktadır. Anayasa Mahkemesinin 10.4.2003 günlü, E:2002/112, K:2003/33 sayılı ve 17.3.2011 günlü, E: 2009/58, 2011/52 sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere, hukukun genel ilkelerinden birisi de mülkiyet hakkının zaman ötesi niteliği, başka bir anlatımla mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramamasıdır. Mülkiyet hakkının bu niteliğinden dolayı, bu hakkı ilgilendiren konularda gerekli işlemin yapılması isteminin idarece reddedilmiş olması halinde, aynı konuda 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca idareye tekrar başvurulmasına ve başvurunun reddi halinde ret işlemine karşı dava açılmasına bir engel bulunmamaktadır. Her yeni başvuru üzerine idarece tesis edilecek işlem için 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen 60 günlük süre içinde dava açılması mümkündür. Bu durumda, davacının, 12.03.2012 tarihli dilekçesi ile yaptığı başvurunun İzmir Valiliğinin ... günlü, ... sayılı işlemiyle reddedildiği anlaşılmakta olup, yapılan bu başvurunun 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı kapsamında bir başvuru olarak nitelendirilmesi gerektiğinden, anılan işlemin iptali istemiyle 10.05.2012 gününde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, İdare Mahkemesince davanın esasının incelenmesi gerekirken, davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, .... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.