13. Daire 2025/96 E. 2025/877 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2025/96 Esas 2025/877 Karar 24.02.2025
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/96 E., 2025/877 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/96 Karar No:2025/877
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Kauçuk Ticaret A.Ş.'nin Fon'a devredilen ... A.Ş.'den (Banka) kullandığı krediler ile ilgili olarak, şirketin müflis olması ve iflas masasına kayıtlı malların borçlarını karşılayacak düzeyde olmaması sebebiyle, şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı hakkında düzenlenen 2.158.759,32-TL bedelli, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından ilk olarak 12.204.458,94-TL Fon alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubu ve bu çağrı mektubunun dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının ve ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay 13. Dairesi'nce verilen 23/09/2021 tarih ve E:2021/3471, K:2021/3024 sayılı kararla gerekçenin değiştirilmesi suretiyle onandığı ve devam eden süreçte karar düzeltme talebinin de reddine karar verilerek kesinleştiği, bakılan davanın anılan Danıştay kararının uygulanması kapsamında tesis edildiği, davacının ... Kauçuk Ticaret A.Ş.'nin kullandığı tespit edilen 14 adet krediden sorumlu tutulduğu, ancak söz konusu kredilerden ... referans numaralı kredinin ... tarihinde, ... ve ... referans numaralı kredilerin ... tarihinde, ... referans numaralı kredinin ... tarihinde, ... referans numaralı kredinin ... tarihinde, ... referans numaralı kredinin ... tarihinde, ... referans numaralı kredinin ... tarihinde, ... referans numaralı kredinin ise 05/08/1998 tarihinde firma tarafından kullanıldığı ve bu tarihlerde davacının şirketin kanuni temsilcisi olmadığı, davacının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 26. maddesi kapsamında ... Kauçuk Ticaret A.Ş.'de kanuni temsilci olduğu tarihlerde kullandırılan kredilerden sorumlu olduğu açık olmakla birlikte, kanuni temsilci olmadan önce şirkete kullandırılan kredilerden sorumlu tutulmaması gerektiği, bu itibarla, davacının şirkette kanuni temsilci olduğu tarihlerde kullandırılan krediler ayrıştırılmak suretiyle borç hesaplaması yapılması gerektiği, Danıştay kararında davacının kanuni temsilci olarak borçtan sorumlu olduğunun ve bu borcun kapsamına ilişkin sözleşmelerin tek tek sayılmak suretiyle ortaya koyulduğu, davalı idarece ise davacının kanuni temsilci olduğu dönemde kullandırılan ... tarih ve ... referans numaralı, ... tarih ve ... referans numaralı, ... tarih ve ... referans numaralı, ... tarih ve ... referans numaralı, ... tarih ve ... referans numaralı, ... tarih ve ... referans numaralı kredi sözleşmelerine ilişkin borçların gecikme zammıyla birlikte 18/04/2022 tarihi itibarıyla 2.158.759,32-TL olarak hesaplandığı, bu durumda, anılan yargı kararı uyarınca sorumluluğun kapsamı ortaya koyulan borcun tahsili amacıyla düzenlenen 2.158.759,32-TL bedelli, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu ödemeye çağrı mektubu gönderilmeden önce bir Fon Kurulu kararı alınmadığı, idari işlemin yetki yönünden sakat olduğu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı, işlemin iptal kararı ile geçmişe dönük olarak ortadan kaldırıldığı, idari işlemi belirlilik ve hukuki güvenlik ilkesine istinaden hukuki denetime tabi tutmayan mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, alacak kalemlerinin neler olduğuna ana para ve faiz tutarına, faiz oranına ve kısmi ödemelerin mahsup yöntemine yer verilmediği, ödemeye çağrı mektubuna konu edilen alacağın dolanlı işlemden kaynaklandığı ispat edilmediği sürece 6183 sayılı Kanun'a göre takip yapılmasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu kredilerin ...'ın hakim ortağı olan ...'in grup şirketleri tarafından kapatıldığı iddiasına ilişkin olarak herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, müflis şirket aleyhine açılan kayıt kabul davasında davanın reddine karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda yeniden bir hesaplama yapıldığından ve Mahkeme hükmü yerine getirildiğinden yeni bir Fon Kurulu kararı alınması zorunluluğunun bulunmadığı, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin kullandığı kredilerin Banka Müfettişleri ve Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından incelendiği, kullandırılan krediler ile Banka hakim ortağının dolanlı kaynak edinimine ilişkin tüm detay ve tespitlerin raporlarda belirtildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.