13. Daire 2024/736 E. 2024/4811 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2024/736 E. 2024/4811 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2024/736 Esas 2024/4811 Karar 18.11.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/736 E.,  2024/4811 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/736
Karar No:2024/4811

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ...Sigorta Fonu
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ortağı ve eski yöneticisi olduğu ... Holding A.Ş.'ye ait olan İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... ada, ... parsel, ... Mahallesi, ... Mevkii adresinde bulunan ... nolu taşınmazın ve İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... ada, ... parsel, ... Mahallesi adresinde bulunan ...Kat, ... nolu bağımsız bölümün ticari ve iktisadi bütünlük kapsamından çıkarılmasına ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının ortağı ve eski yöneticisi olduğu ... Holding A.Ş'.ye ...Sulh Ceza Hâkimliğinin...tarih ve...D. İş sayılı kararıyla davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı, alınan kararla ''... Holding Ticari ve İktisadi Bütünlüğü''nün oluşturulduğu, akabinde İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... ada, ... parsel, ... Mahallesi, ... Mevkii adresinde bulunan ... nolu taşınmazın ve İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... ada, ... parsel, ... Mahallesi adresinde bulunan... Kat, ... nolu bağımsız bölümün ticari ve iktisadi bütünlük kapsamından çıkarılmasına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; davalının kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticari gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idari işlem ve eylem nitelinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticari kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticari faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil özel hukuk ilkelerine göre tesis edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl ifa edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı merciileri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin İstanbul İdare Mahkemesi olduğu, Fonun kayyımı olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemler bakımından idari yargının görevli olduğu konusunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin olarak karar verildiği, anılan işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda davanın yargı yolu uygun olmadığından bahisle reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Fona devredildiği ve bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı, Prof. Dr. ... tarafından bu davalarda idari yargının görevli olduğu konusunda hukuki mütalaa hazırlandığı ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, iptali talep edilen işlemin ticaret hukuku ilkelerine göre değil idare hukuku ilkelerine göre gerçekleştirildiği, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu, buna ilişkin olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin olarak karar verildiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazların değerlerinin çok altında bir bedelle satıldığı, TMSF'nin basiretli bir tüccar gibi hareket etmediği, davaya konu satış işlemlerinin anonim şirketler için gözetilen sermayenin korunması ilkesine de aykırılık teşkil ettiği, satış işlemlerinin TMSF'nin oluru sonrasında gerçekleştiği savunulmuştur.
Davalı idare tarafından, dava konusu satış işleminin TMSF tarafından gerçekleştirilmediği, satışın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucu gerçekleştiği, söz konusu süreçlerin icra müdürlüğünün sevk ve idaresinde gerçekleştirildiği, yapılan satışların muhammen bedelin üzerinde olduğu, TMSF'nin kayyımlığını yürüttüğü şirketlerin haklarını korumak ve ekonomiye kazandırmak için üstün gayret sarfettiği, şirketlerin tüzel kişilikleri devam ettiğinden bakılan davada husumetin Fon'a yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın