13. Daire 2024/632 E. 2024/5191 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/632 Esas 2024/5191 Karar 03.12.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/632 E., 2024/5191 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/632 Karar No : 2024/5191
DAVACI : ... Büyükşehir Belediyesi VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALILAR : 1) ...
2) ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: MüIkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2027 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin 24/01/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/01/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararının ... ili, ..., ..., ..., ... ve ... ilçeleri sınırlarında bulunan 16 taşınmaza yönelik kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen gerekçeler ekonomik açıdan kamu yararı amacı taşımakla birlikte, bu durumun, kuruluşlara ait her taşınmazın özelleştirilmesinin ekonomik bir yarar taşıyacağı anlamına gelmediği, idarelerce tesis edilen işlemlerde ekonomik açıdan gelir elde etmenin ya da masrafları azaltmanın yanında, sosyal açıdan da değerlendirilme yapılması veya üstün kamu yararının gözetilmesi gerektiği, taşınmazların neredeyse tamamının imar planlarında kamusal kullanımlara ayrılmış olduğu, bu alanların özelleştirme kapsam ve programına alınmasındaki bilimsel ve teknik gerekçe ile üst ölçekli planlar ile alt ölçekli planlara yönelik mekansal kararlar, planların kapasite nüfusu, planlı kentsel kullanım arzı kapasitesi, planlı alanların doluluk-yapılaşma oranları gibi detaylı bilimsel çalışmalara yönelik inceleme ve değerlendirmelere yer verilmeksizin, bütüncül bir program dışında mülkiyet esaslı, parçacıl bir şekilde özelleştirme programına alınmasının anlaşılamadığı, verimli tarım toprakları ile doğal-ekolojik ve koruma alanlarının kaybedilmesi yönündeki riskler ve yapılaşma baskılarının tetikleneceği, sosyal ve teknik altyapı dengesinin ve plan bütünlüğünün bozulabileceği, kentsel servis ve altyapı yatırımlarına yönelik kaynak planlaması delinerek kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımlarına zarar verilebileceği, öngörülmeyen ilave kentsel maliyetlere neden olunabileceği, olası plan değişiklikleri ile plan bütünlüğünü ve plan kararlarını bozucu yönde bütüncül planlama yaklaşımına aykırı nitelikte müdahalelerin gündeme gelmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, alt ölçekli imar planlarında kamusal alanlara ayrılan taşınmazların özelleştirme programına alınmasının kamu yararına aykırılık teşkil ettiği, ... ilçesi, ..., ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 3. Derece Doğal Sit Alanı (2. Alt Bölgesi) sınırları içerisinde ve günübirlik kullanım kararında kaldığı ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılıp açılmadığının araştırılarak, süresinde açılmamış ise süre aşımı yönünden reddi gerektiği; davacının imar planları ile ihlal edilen bir hakkının olmaması nedeniyle işlemin menfaatini etkilemesi söz konusu olmadığından, davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, ilgili mevzuatta özelleştirme kapsam ve programına alınabilecek varlık, kurum ve kuruluşların ayrıntılı bir şekilde tanımlanmış olduğu, Hazine veya muhtelif kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınabileceği kurala bağlandığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, İmar Kanunu'nun Ek 3. maddesi uyarınca idarenin imar planı yapma yetkisi bulunduğu, davacının imar planlarına ve imar planlarının değiştirileceğine ilişkin iddialarının kabul edilebilir nitelikte olmadığı, üst ölçekli imar planları dikkate alınarak ilgili kurum ve kuruluşlarla gerekli görüşmeler yapıldıktan sonra imar planlarının hazırlanarak yürürlüğe konulduğu, taşınmazların mevcut imar planlarının olması veya olmamasının dava konusu kararın iptalini gerektirecek sebeplerden olmadığı, taşınmazların halihazırdaki imar planları ve planlarda belirlenen statülerinin 4046 sayılı Kanun kapsamında kapsam ve programa alınmalarına engel olmadığı, özelleştirmeye hazırlanması planlanan taşınmazların detaylı çalışmalardan sonra belirlenmekte, Cumhurbaşkanı kararı ile kapsam ve programa alınmakta, akabinde özelleştirilmesine ilişkin çeşitli çalışmalar devam etmekte ve kamu yararı öngörüldüğünde özelleştirme işlemlerinin tamamlanmakta olduğu, her kapsam ve programa alma kararının taşınmazların özelleştirileceği sonucunu doğurmadığı, ayrıca davacı tarafından taşınmazlara yönelik ayrı imar planları yapılma ihtimalinden bahisle işlemin iptalinin talep edildiği, hukuka uygun bir işlemin henüz gerçekleştirilmemiş işlemlere yol açacağına dair varsayım ve tahmin yoluyla karar verilemeyeceği, dava konusu kararın hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; mülkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2027 tarihine kadar tamamlanmasına ilişkin 24/01/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/01/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararının; ... ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi, ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ..., ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ..., ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının iptali istemi ile açılmıştır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek için özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra, son fıkrasında, Kanun'da yer verilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usûllerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca belirleneceği; 3. maddesinde, kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin Kurulun görevleri arasında olduğu kurala bağlanmıştır. 4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kuruluna birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukukî durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle, dava konusu Kurul kararının hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukukî durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 24/01/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/01/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, "Mülkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların; 1- Özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2- Satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da bir kaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, 3- Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2027 tarihine kadar tamamlanmasına" karar verilmiş, ekli listenin, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51 satırlarında, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ..., ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ..., ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yer verilmiştir. 4046 sayılı Kanun'a göre, 1. maddede sayılan kuruluşların özelleştirme kapsamına alınmasına,özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan özelleştirmeye hazırlanmasına, hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan özelleştirme programına alınmasına karar verme ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etme konusunda yetki Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş olup; dava konusu uyuşmazlıkta, herhangi bir kamu hizmetine tahsis edilmemiş olan Hazine taşınmazlarının özelleştirmeye tabi tutulmasında Kanun'un amacına aykırılık bulunmamaktadır. Anılan Kanun hükümleri ve taşınmazların mevcut durumu dikkate alındığında, dava konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve proğramına alınmasına dair işlemin, 4046 sayılı Kanun'un öngördüğü, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak amacına ve özelleştirme ilkesine ve anılan mevzuat hükümlerine uygun bulunduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 24/01/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/01/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, "Mülkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların; 1) Özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2) Satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da bir kaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, 3) Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2027 tarihine kadar tamamlanmasına" karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, söz konusu kararın ekli listesinin 36 ila 51. satırlarında yer verilen mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel; ... ilçesi, ..., ... ada, ...parsel; ... ilçesi, ..., ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel; ... ilçesi, ... Mahallesi, 3535 ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule yönelik itirazları geçerli bulunmayarak esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurulun görevleri arasında sayılmıştır. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; ...e) ... 3. maddesinin birinci fıkrası ... yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir. 02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesinde, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkûr kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkûr listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış; Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte kalmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır. Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulunun bu görevleri de Cumhurbaşkanına devredildiğinden, dava konusu kararda yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür. Bu itibarla, davacı tarafından ... ilçesi, ..., ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 3. Derece Doğal Sit Alanında bulunduğu iddia edilmiş ise de, bu durumun özelleştirme kapsam ve programına alınmasına engel teşkil etmediği, özelleştirme sürecindeki işlemlerin taşınmazın sit alanı özelliği dikkate alınarak yapılacak hukuki ve teknik çalışmalara göre tesis edileceği, taşınmazın kullanımında sit alanları ile ilgili mevzuatın öngördüğü kurallara riayet edilmesi gerektiğinin açık olduğu da dikkate alındığında, 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu dikkate alındığında, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu"nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulunun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra, münhasıran Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir. Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır. Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usûllerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilen görev ve yetkilerin Kurul'un yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır. Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasa'nın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurulun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Dava konusu 23/01/2024 tarih ve 8131 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, müIkiyeti Maliye Hazinesi, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2027 tarihine kadar tamamlanmasına karar verildiği, davacı tarafından ... ili ..., ..., ..., ... ve ... ilçeleri sınırlarında bulunan 16 taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevi olarak düzenlendiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.