13. Daire 2024/624 E. 2024/3521 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/624 Esas 2024/3521 Karar 25.09.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/624 E., 2024/3521 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/624 Karar No:2024/3521
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Nakliyat İnşaat Turizm İthalat İhracat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle davacıya ait akaryakıt istasyonunun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) Denetim Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işleme istinaden tesis edilen ... tarih ve ... sayılı mühürleme tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bayilik lisansı sahibi davacı şirketin ilgili hesap dönemine ait işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen Vergi Suçu Raporu'nda sahte belge kullandığının tespit edildiği, davacı şirket yetkilisi hakkında 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesinde yazılı suçları işlediğinden bahisle Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, davalı idarece 5015 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması kapsamında ve bağlı yetki içerisinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu işlemin dayanağı olan 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde yer alan “... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz yolu ile iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla, kuralın yalnızca hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya beraat kararı verilenler yönünden idareye tedbiri yeniden gözden geçirip tedbirin kaldırılması ya da daha hafif bir tedbir uygulamasına yönelik imkan vermemesinin ilgililere aşırı bir külfet yükleyeceği gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği; Bu durumda, vergi suçu raporu üzerine davacı şirket yetkilisi hakkında başlatılan adli süreç sonrasında ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde "Vergi Usul Kanununa Muhalefet" suçlamasıyla açılan kamu davasında, anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla yetkili hakkında Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere 'Beraat' kararı verildiği, anılan karara karşı istinaf yoluna gidildiği ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği dikkate alındığında, davacının durumunun Anayasa Mahkemesi'nin aktarılan iptal gerekçesi kapsamında kaldığı ve mühürleme işleminin Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere davacıya yüklediği aşırı külfet ve yol açtığı mağduriyet gözetilerek iptal kararının bakılan davada derhal uygulanmasının hakkaniyet ilkesi gereği zorunlu bulunduğu, aksi durumun, Anayasa Mahkemesi kararıyla Anayasa'ya aykırılığı tespit edilmiş bir düzenleme ile davacının mağduriyetinin 9 ay daha sürdürülmesi anlamına geleceği, bu itibarla, 5015 sayılı Kanun'un 20/2-g maddesinin, davacının bulunduğu hukuki durum itibarıyla mühürleme işlemine dayanak oluşturamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, harçtan muaf olan Kurumları aleyhine harca hükmedilemeyeceği, Anayasa Mahkemesi'nin 5015 sayılı Kanun'un 20/2-g maddesine yönelik iptal kararı Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe gireceğinden tesis edildiği tarih itibarıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının geçmişe yürütülemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.