13. Daire 2024/440 E. 2024/1315 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/440 Esas 2024/1315 Karar 18.03.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/440 E., 2024/1315 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/440 Karar No:2024/1315
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:... Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...), ... Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) ve ... İç ve Dış Ticaret A.Ş. (...) pay piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerin incelenmesi sonucunda Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 7. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine aykırı şekilde noter marifetiyle düzenlenmiş vekaletnâme ile yetkilendirme olmaksızın kardeşi Z.A.'nın kişisel hesabını kullandığından bahisle davacıya 46.958,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurulca davacının kardeşi olan Z.A.'nın hesabından gerçekleştirilen işlemler ile davacının yöneticisi olduğu sosyal medya hesabından yapılan paylaşımların birlikte incelenmesi sonucunda, kardeşinin hesabından gerçekleştirilen işlemlerin arkasında davacının bulunduğu, davacıya ait sosyal medya hesabından alım tavsiyesi olarak değerlendirilebilecek paylaşımlar yapılarak yatırımcıların ilgisi paylaşım yapılan paya çekildikten sonra 5 iş günü içerisinde paylaşım öncesi alınan payların satıldığı, eylemin ..., ... ve ... paylarında gerçekleştirildiği ve 3 payda da menfaat elde edildiği tespit edilerek idarî para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; Uyuşmazlığa konu olayda, davacı tarafından kardeşine ait hesabın noter aracılığıyla düzenlenmiş bir vekaletnâme ile yetkilendirme olmaksızın Borsa İstanbul A.Ş. pay piyasalarında kullanıldığının Kurulca hazırlanan denetleme raporu kapsamında alınan ifadelerden de anlaşıldığı, söz konusu eylemin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 7. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olduğu görüldüğünden, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece tebliğe dayanılarak suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, bu durumun Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu, Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinde "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz." ifadelerine yer verildiği, dolayısıyla davalı idare tarafından tebliğ veya başka bir düzenleyici işlem ile suç veya ceza düzenlenemeyeceğinin açık olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 18/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.