13. Daire 2024/3416 E. 2025/735 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/3416 Esas 2025/735 Karar 13.02.2025
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/3416 E., 2025/735 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/3416 Karar No:2025/735
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hızlı Tüketim Ürünleri Üretim Pazarlama Satış ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararıyla, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca verilen 26.841.472,24-TL tutarındaki idari para cezasının tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, yürütülen önaraştırma kapsamında 08/11/2022 tarihinde yapılan yerinde incelemenin engellediğinden ve zorlaştırıldığından bahisle davacı şirkete 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca 26.841.472,24-TL idari para cezası verildiği, anılan cezanın vade süresi içerisinde ödenmediğinden bahisle takip ve tahsil işlemlerinin tatbiki adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği; dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan Kurul kararına karşı davacı şirket tarafından 21/06/2023 tarihinde ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında iptal davası ikame edildiği, dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararına karşı yargı yoluna başvurulduğu ve dava konusu ödeme emrinin tanzim tarihi itibariyle kesinleşen bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda yer alan tahsilat hükümlerinin, özel kanun niteliğinde olan 4054 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemelere göre, sonraki Kanun olması ve 5326 sayılı Kanun'un, Anayasa Mahkemesinin 01/03/2006 tarih ve E:2005/108, K:2006/35 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki haliyle tüm kabahatler için istisnasız, iptal kararı sonrası 19/12/2006 tarih ve 26381 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5560 sayılı Kanunla getirilen değişikliklerden sonra ise kanun yolları hariç istisnasız olarak uygulanmasının öngörüldüğü anlaşıldığından, öncelikli olarak uygulanması gerektiği, bununla birlikte, 4054 sayılı Kanun'un 55. maddesinin, 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun ile, önceki düzenlemede yer alan Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulmasının kararların uygulanmasını ve idari para cezalarının takip ve tahsilini durdurmayacağı yönündeki hükmün muhafaza edilmesi suretiyle yeniden düzenlenmesi sonrasında, ilgili Kanun hükümlerinin, Kabahatler Kanunu'nun bütün kabahatler bakımından uygulanması amacıyla yürürlüğe giren genel kanun niteliğindeki hükümlerine, 23/01/2008 tarihinden sonra öncelikli olarak uygulanması gerektiği, bu anlamda, yine Kabahatler Kanunu'nun "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralının geçerli olduğu yönündeki hüküm gereği, bu tarihten sonra 4054 sayılı Kanun'da yer alan tahsilat hükümlerinin uygulanması gerektiği, 23/01/2008 tarihinden sonra anılan Kanun kapsamında verilen idari para cezalarına karşı dava açılmasının idari para cezalarının takip ve tahsilini durdurmayacağı, başka bir anlatımla bu tarihten sonra 4054 sayılı Kanun kapsamında bir idari para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenleyebilmek için idari para cezasının kesinleşmesinin gerekmediği, anılan Kanun kapsamında verilen idari para cezasının 6183 sayılı Kanun'a göre takip ve tahsil edilebilmesi için, idari para cezası işleminin iptali istemiyle açılan davanın kesinleşmesi zorunluluğu bulunmadığı, ödeme emrine dayanak olan 4054 sayılı Kanun uyarınca davacıya verilen idari para cezası işlemine yönelik açılan dava esastan incelenerek reddine karar verildiğinden, alacağın süresinde ödenmemesi üzerine tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, idari para cezalarına ilişkin kararlar kesinleşmeden ödeme emri gönderilmesinin mevzuata aykırı olduğu, ödeme emrinin daynağı idari para cezasının Anayasa'ya ve Anayasa Mahkemesinin 2019/40991 başvuru numaralı ve 23/03/2023 tarihli kararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca davacı şirkete 26.841.472,24-TL idari para cezası verilmiş, anılan cezanın tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin ilk fıkrasında, idarenin, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Her ne kadar anılan idari para cezasının vade süresi içerisinde ödenmediğinden bahisle takip ve tahsil işlemlerinin tatbiki adına dava konusu ödeme emri tesis edilmiş ise de, davacı şirketin davalı idare kayıtlarına 17/05/2023 tarihinde giren bir dilekçeyle 7440 sayılı Kanun uyarınca anılan idari para cezasının yapılandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddi işlemine karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla anılan işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Dairemizin 15/01/2025 tarih ve E:2024/3182, K:2025/215 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği gözetildiğinde, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının takip ve tahsilinin, davacı şirketin yapılandırma başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptaline dair Mahkeme kararı sonucunda davalı idarece ilgili kararın icabına göre yapılandırmaya dair yeniden yapılacak değerlendirmeden etkileneceği anlaşıldığından, oluşan yeni hukuki durum karşısında dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.