13. Daire 2024/2801 E. 2024/4284 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/2801 Esas 2024/4284 Karar 23.10.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2801 E., 2024/4284 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2801 Karar No:2024/4284
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Menkul Değerler A.Ş. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: VII-128.1 sayılı Pay Tebliği'nin 27. maddesine, 06/12/2013 tarih ve 40/1331 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) İlke Kararı'na (i-SPK.128.6) ve VI-104.1. sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 7. maddesine aykırı olarak Kurulca onaylı pay satış bilgi formu Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayınlanmadan dava dışı Euro Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı A.Ş.'de yönetim etkinliğine sahip davacı şirket tarafından anılan şirketin çıkarılmış sermayesinin %10'unu aşan tutarda pay satışı gerçekleştirildiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 560.702,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; idari para cezalarının kanunda alt ve üst sınır belirtilmek suretiyle belirlendiği durumlarda, idari para cezası vermeye yetkili makam tarafından takdir yetkisi kullanılırken, Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusur ve ekonomik durumunun göz önünde bulundurulması ve idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin yargısal denetime imkân verecek şekilde somut olarak ortaya konulması gerektiği, ancak bu durumda idari para cezasına konu işlemin yargısal denetiminin yapılmasının mümkün olacağı; Davacı şirketin 31/07/2014-05/12/2014 tarihleri arasında sermayesinin %10'unu aşan tutarda hisse satışı gerçekleştirdiği anlaşılmakta ise de, Kurulca idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin hukuken haklı bilgi ve belgelerle gerekçelendirilmediği, davacının ekonomik varlığı, mali durumu ve piyasa koşulları dikkate alındığında eylemin kasti olarak mı zorunlu olarak mı gerçekleştirildiği konusunda da herhangi bir açıklamada bulunulmadığı göz önünde bulundurulduğunda, belli bir kriter gözetilmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle üst sınırdan idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 02/11/2023 tarih ve E:2018/3071, K:2023/4496 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu idari para cezasının davacı tarafından yönetim ortaklığına sahip olduğu şirketin sermayesinin %10'unu aşan payların Kurulca onaylanmış bilgi formu ilan edilmeksizin Borsa İstanbul A.Ş.'de satılması nedeniyle VII-128.1 sayılı Pay Tebliği'nin 27. maddesi ile 06/12/2013 tarih ve 40/1331 sayılı Kurul İlke Kararı'nda yer alan yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gerekçesiyle tesis edildiği, dava konusu işlem tesis edildikten sonra 13/02/2018 tarih ve 30331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Pay Tebliği (VII-128.1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (VII-128.1.ç)'in 2. maddesi ile söz konusu Pay Tebliği'nin 27. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile de söz konusu 06/12/2013 tarih ve 40/1331 sayılı Kurul İlke Kararı'nın yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla sermayenin %10'unu aşan payların Borsa İstanbul A.Ş.'de satılmasından önce Kurulca onaylanmış bilgi formu ilan edilmesi gerektiği yönündeki yükümlülük tamamen kaldırılmış olduğundan, yeni oluşan ve davacı açısından lehe olan bu durum karşısında hukuki dayanağı kalmadığı anlaşılan idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının tesis edildiği tarih ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte idari para cezasına dayanak teşkil eden mevzuatın yürürlükte olduğu, 13/02/2018-24/07/2020 dönemi hariç olmak üzere idari işleme dayanak olan mevzuat hükümleri arasında davanın esasını etkileyecek bir fark olmadığı gibi yürürlükten kaldırılan ve daha sonra yeniden mevzuata dahil edilen hükümlerin davacının hukuki durumunda lehine bir değişiklik ortaya çıkarmadığı, davacının Kurula pay satış bilgi formunun onaylanması için başvurmadığı, idari para cezasının hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.