13. Daire 2024/24 E. 2024/508 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/24 Esas 2024/508 Karar 02.02.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/24 E., 2024/508 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/24 Karar No:2024/508
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:... tarih ve ... sayılı ödeme emrine konu 493.350,00-TL tutarındaki borcun ödenmediğinden bahisle davacının ING Bank A.Ş.'deki hesaplarına haciz konulmasına yönelik Bingöl Belediye Başkanlığı İşletme ve İştirakler Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı haciz bildirimi işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece davacı adına düzenlenen herhangi bir haciz varakasının dosyaya ibraz edilmediği, uyuşmazlık konusu alacağa ilişkin olarak şirket adına haciz varakası düzenlenmediği ve haciz varakası düzenlenmeden şirket hakkında cebren tahsilat yöntemlerine başvurulamayacağı, usulüne uygun olarak düzenlenmeyen haciz varakası nedeniyle cebren tahsilat sürecinin başlatılmasına olanak bulunmadığı, bu nedenle borcun tahsili kapsamında davacının banka hesaplarına haciz konulmasına yönelik davaya konu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu haciz işleminin dayanağı olan tahakkuk işlemine karşı açılan davada verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... kararı ile tahakkuk işlemi iptal edildiğinden, dayanağı kalmayan dava konusu haciz işleminde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararında sözü edilen haciz varakasının mevcut olduğu ve dava dosyasına sunulduğu, haciz varakalarının idari davaya konu edilemeyeceği, yeraltı ve yerüstü kabinetlerinin geçiş hakkı kapsamında değerlendirileceği fakat bu değerlendirmenin geçiş hakkı metraj hesabında gündeme geleceği, yer kullanım bedellerinde ise 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca ücret tarifesi belirlenerek işlem yapılacağı, kabinetlerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesindeki yapı tanımına girdiği, tesis paylaşımı için başvuruda bulunan işletmeciler tarafından survey ücreti, başvuru ücreti ve kabinetlere ilişkin yer kullanım ücretlerinin tesis sahibine ödenmesi zorunlu iken söz konusu alanda malik olan belediyenin evleviyetle bu bedelleri tesisi ilk kuran işletmeciden tahsil etmesinin zorunlu olduğu, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesine dayanılarak belediye meclisince ücretlendirilen hizmetler için ilgililerin müracaatının gerekli olmasının, müraaat edilmeden belediyenin imkânlarından yararlanıldığının tespiti hâlinde belediyenin bedel tahsil etme yetkisini ortadan kaldırmayacağı; davacı şirketin imtiyazlı sözleşme sahibi olmasının mevzuatta belirlenen yükümlülüklerden muaf olduğu anlamına gelmediği, davacı şirkete belediyenin yetki ve sorumluluğu altında olan yerleri bedelsiz kullanma hakkı tanıyan objektif bir düzenleme de bulunmadığı, 406 sayılı Kanun ile davacı şirkete tanınan tüm ayrıcalıkların 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kaldırıldığı, davacının herhangi bir kazanılmış hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin davacı şirketle geçiş hakkı sözleşmesi imzalamadığı ve geçiş hakkına konu metraj hesabını yaparken davacı şirketle mutabık kalmadığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından geçiş hakkı sözleşmesi olmaksızın geçiş hakkı ücreti alınmaması gerektiği yönünde görüş bildirildiği, geçiş hakkı bedeline konu edilen kablo vb. gereçlerin toplam uzunluğunun davalı idarece tespit edilen rakamların yarısına dahi ulaşmadığı, menhol genişliği baz alınarak hesaplamalarda 3 çarpanı kullanılmasının mevzuattaki açıklamadan çıkarılamayacak bir sonuç olduğu, şirket menholleri ve saha dolaplarının elektronik haberleşme istasyonu olmadığı, Ortak Yerleşim ve Tesis Paylaşımına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in belediye tarafından tesis edilen işlemlere dayanak teşkil edemeyeceği, idarece başvuru bedeli, keşif bedeli, survey bedeli olarak nitelendirilen ücretlendirmelerin keyfi olduğu, geçiş hakkı ücretlerinin belirlenmesinde sadece kablo güzergâhının uzunluğunun dikkate alınması gerektiği, saha dolapları ve menholler için ayrıca ücret talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra ikincil mevzuat olarak düzenlenen Yönetmelik'te yürürlük tarihinden önce kurulan elektronik haberleşme altyapısı ve şebekesinin geçiş hakkı bedeline konu edilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.