13. Daire 2024/1892 E. 2024/3345 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/1892 Esas 2024/3345 Karar 16.09.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1892 E., 2024/3345 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1892 Karar No:2024/3345
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Telekomünikasyon A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket nezdinde ön ödemeli aboneliklere ait 01/04/2010-28/06/2017 tarihlerini kapsayan döneme ilişkin kalan iade tutarlarının yeniden hesaplanarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre 28/07/2020 tarihinden itibaren gecikme zammı ile birlikte, ayrıca davacı nezdinde ön ödemeli aboneliklere ait hatlara iptal kredisi olarak yüklenip hattı iptal ve/veya pasif durumda olan ve hattında kullanılmamış ve/veya kalan iade tutarı bulunan tüm hatlardaki iptal kredisi tutarlarının hesaplanarak 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre gecikme zammı ile birlikte evrensel hizmet gelirleri olarak genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın muhasebe birimi hesabına yatırılarak davalı idareye bilgi verilmesinin istenilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 7/b maddesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurul'un...tarih ve ... sayılı kararıyla, "çeşitli nedenlerle aboneliği feshedilen ön ödemeli abonelerin hesaplarında kalan kontör/TL için abonelere geri alma hakkı tanınması ve işletmeci tarafından abonenin tercihine sunulan kararda belirtilen seçeneklerden birinin 1 ay içerisinde işletmeciye bildirilmesi, akabinde tercih edilen geri ödemenin 15 gün içerisinde yerine getirilmesine, Kurul kararında sayılan hususlara ilişkin olarak gerekli çalışmaların işletmecilerce en geç 01/04/2010 tarihine kadar tamamlanarak söz konusu tarihten itibaren uygulamaya geçirilmesine" karar verildiği, daha sonra Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla, "...tarih ve ... sayılı Kurul kararının GSM işletmecileri tarafından uygulamaya geçirilebilmesi açısından 6 ay süre verilmesi hususuna" karar verildiği, Kurul'un ...tarih ve ... sayılı kararı ile de, "çeşitli nedenlerle aboneliği feshedilen ön ödemeli abonelerin hesaplarında kalan bakiye için geri alma hakkı, iade talebinde bulunulmaması hâlinde 1 yıl süreyle işletmeci bünyesinde saklanması ve yeniden abone olunduğunda kullandırılması hakkı ile kalan bakiyenin ödeneceğine ilişkin bilgilendirme haklarının 01/10/2010 tarihinden itibaren başlayacak olmasına, gerekli çalışmaların işletmecilerce en geç 01/01/2011 tarihinden itibaren tamamlanması akabinde bu hakların talep edilmeye başlanabileceğine" karar verildiği, anılan kararın ve bu karar uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 13. Dairesi'nin 27/12/2017 tarih ve E:2011/633, K:2017/4353 sayılı kararıyla, anılan işlemlerin iptaline karar verilmesi üzerine yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi ve ... tarih ve ...sayılı Kurul kararının anılan yargı kararı çerçevesinde güncellenmesi amacıyla ön ödemeli hatlarda kalan TL'nin iadesi ya da kullanımına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alındığı, anılan Kurul kararının 2. maddesinde, "çeşitli nedenlerle aboneliği feshedilen ön ödemeli abonelerin hesaplarında kalan bakiye için abonelere geri alma hakkı tanınması, asgari SMS olmak üzere elektronik posta, arama, sesli yanıt sistemi gibi yöntemler ile ücretsiz olarak kalan bakiye bilgisi ve kendisine geri ödeneceği konusunda bilgilendirilmesi, kalan bakiyenin feshi müteakip onbeş (15) gün içinde işletmeci tarafından aboneye iade edilmesi çeşitli nedenlerle aboneliği feshedilen ön ödemeli abonelerin hesaplarında kalan bakiye için abonelere geri alma hakkı tanınması, asgari SMS olmak üzere elektronik posta, arama, sesli yanıt sistemi gibi yöntemler ile ücretsiz olarak kalan bakiye bilgisi ve kendisine geri ödeneceği konusunda bilgilendirilmesi, kalan bakiyenin feshi müteakip onbeş (15) gün içinde işletmeci tarafından aboneye iade edilmesi"; 3. maddesinde, "On beş (15) gün içinde geri ödemenin yapılmaması hâlinde, a) Posta masrafını aşan tutarlar için tüketicinin bilinen en son adresine posta yolu ile gerekli bilgilendirme yapılması, b) Feshi müteakip iki (2) yıl içerisinde abonelerin işletmeciye başvurması durumunda aboneye kalan bakiyenin iade edilmesi, c) Bu maddenin (b) fıkrası kapsamında abonenin işletmeciye başvuru yapmaması hâlinde, feshi müteakip iki (2) yıl içerisinde aynı işletmeciye yeniden abone olunması durumunda kalan bakiyenin kullandırılması"; 4. maddesinde ise, "Bu Kurul kararının ikinci (2) maddesi kapsamında yapılacak olan kalan bakiyelerin iadesinin Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına İlişkin Usul ve Esaslara uygun olarak yapılması"na karar verildiği, yine aynı karar kapsamında Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararının kaldırıldığı, davalı idarece 2018 yılında yapılan çalışmalarda, mevzuatta yer alan hükümlerin aksine, aboneliği feshedilen ön ödemeli hat kullanan abonelerin hesaplarındaki tutarların ilgili mevzuatta belirtilen sürelerde abonelere iade edilmediği ve bu tutarların haksız bir şekilde halen işletmecilerin uhdesinde kaldığının anlaşılması üzerine, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, "1. Çeşitli nedenlerle aboneliği feshedilen ön ödemeli abonelerin hesaplarında kalan bakiyenin ... tarihli ve ...sayılı Kurul kararı kapsamında iki (2) yıl içerisinde aboneye iade edilmemesi durumunda; işletmeci nezdinde haksız olarak tutulan tutarların, bahsi geçen iki (2) yıllık sürenin bitimini müteakip en geç otuz (30) gün içinde işletmeci tarafından EHK'nın 60. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında evrensel hizmet geliri olarak aktarılması; 2. İş bu Kurul kararının tebliğ tarihi itibarıyla herhangi bir nedenle geri ödemesi gerçekleştirilememiş ön ödemeli aboneliklerdeki kalan tutarların iadesi için, a) ... tarihli ve... sayılı Kurul kararı kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi; b) Bu maddenin (a) bendi kapsamında iadenin gerçekleştirilememesi halinde, işletmeci nezdinde haksız olarak tutulan tutarın bahsi geçen iki (2) yıllık sürenin bitimini müteakip en geç otuz (30) gün içinde işletmeci tarafından EHK'nın 60. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında evrensel hizmet geliri olarak aktarılması ve işlem sonucundan Kurum'a bilgi verilmesi ..." şeklinde karar alındığı, anılan karara karşı açılan davada, Danıştay 13. Dairesi'nin 09/02/2021 tarih ve E:2021/1611, K:202/1958 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, davalı idarece ... tarih ve ...sayılı ile ...tarih ve ... sayılı Kurul kararları kapsamında yürütülen işlemlere yönelik davacı şirketten bilgi talep edildiği, söz konusu bilgi ve belgelerin incelenmesi üzerine hazırlanan inceleme sorgusunun davacı şirkete tebliğ edilerek savunmasının alınması akabinde dava konusu işlemin tesis edildiği; Davalı idarenin... tarih ve ... sayılı ile ... tarih ve ... sayılı düzenleyici kararları doğrultusunda, Kurul'un idarenin elektronik haberleşme sektöründe tüketicilerin haklarının korunmasına yönelik olarak görev alanına giren gerekli her türlü tedbiri alabileceği, işletmecinin tüketicilerden haksız olarak ücret tahsil ettiğinin tespit edildiği durumlarda, işletmecinin bu tutarları tüketicilere iade etmesinin gerektiği, iadeye ilişkin kararın Kurum tarafından işletmeciye tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde işletmecinin tüketiciye ulaşamaması veya Kurum tarafından haklı görülen herhangi bir nedenle işletmeci tarafından iadelerin gerçekleştirilememesi durumunda, bu iade bedellerinin evrensel hizmet gelirleri olarak genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Bakanlığın merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacağı; Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'nde yer alan aboneliğin feshinde alacakların 15 günde abonenin talebi olmaksızın iade edilmesi gerektiği kuralına rağmen söz konusu tutarların davacı tarafından iade edilmediği ve mevzuata aykırı olarak "haksız" bir şekilde davacı uhdesinde kaldığı, söz konusu tutarların ilgili Bakanlığa aktarımından sonra tüketici lehine yatırım yapılmak üzere kamu yararı ve kamu hizmeti işinde kullanılacağı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından düzenleyici işlemlerin geriye yürümezliği ilkesinin ihlâl edildiği iddia edilmişse de,...tarih ve ... sayılı Kurul kararında, fesih halinde abone hesaplarında kalan bakiyenin abonelere iadesine ilişkin kurala yer verildiği, bu kurala rağmen henüz iadesi gerçekleşmemiş tutarların olduğu, dolayısıyla bu kapsamda yeni bir idari işlemle iade usullerinin belirlenmesi, söz konusu tutarların iki yıl içerisinde abonelere iade edilememesi halinde ise evrensel hizmet geliri olarak ilgili Bakanlığa aktarılması, tamamlanmamış, başka bir anlatımla henüz süreci devam eden hukuki işlemlere yönelik olduğundan, hukuki güvenlik ilkesi bağlamında geriye yürümezlik ilkesinin ihlal edilmediği; Öte yandan, aboneye ait tutarların evrensel hizmet geliri olarak Bakanlığa aktarılmasının abonelerin mülkiyet hakkını sınırlandırdığına ilişkin iddia incelendiğinde, dava konusu Kurul kararı ile aboneliği feshedilen ön ödemeli hat kullanan abonelerin hesaplarındaki tutarların öncelikle ... sayılı Kurul kararı kapsamında abonelere iade edilmesinin amaçlandığı, iki yıl içerisinde aboneye iade edilmemesi hâlinde ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı doğrultusunda bu ücretlerin Bakanlığa aktarımının sağlandığı görüldüğünden, söz konusu tutarların "haksız" olarak davacıda bulunmaya devam etmesi yerine 5809 sayılı Kanun uyarınca tüketiciler lehine yatırım yapılmak üzere Bakanlığa aktarılmasında bir hak ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iade talebinin dayanağı olarak gösterilen 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 60. maddesinin 9. fıkrasının 05/12/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, söz konusu Kanun hükmü uyarınca alınan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının ise 28/06/2018 tarihinde kendilerine tebliğ edildiği, anılan düzenlemelerin geçmişe yürütülerek sekiz yıllık ödemenin eksik yapıldığının değerlendirilmesinin düzenleyici işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine aykırı olduğu, tüketicilerin işletmeci nezdinde bulunan alacağını genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl içerisinde iade alma hakkı varken, dava konusu işlem ile tüketicinin söz konusu hakkının elinden alındığı, bu durumun mülkiyet hakkının ihlaline sebebiyet verdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, süreç içerisinde alınan Kurul kararları uyarınca ön ödemeli hatlarda fesih neticesinde kalan tutarların iadesinin yapılmasının gerektiği, anılan Kurul kararları ile abonelerin hesaplarında kalan tutarların öncelikle tüketiciye iadesinin amaçlandığı, iade edilememesi halinde ise genel bütçeye evrensel hizmet geliri olarak kaydedileceği düzenlendiğinden mülkiyet hakkı ihlalinden söz edilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 16/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.