13. Daire 2024/1158 E. 2024/2156 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2024/1158 E. 2024/2156 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2024/1158 Esas 2024/2156 Karar 14.05.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1158 E.,  2024/2156 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1158
Karar No:2024/2156

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Belediyesi İşletme ve İştirakler Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ekinde gönderilen 1.383.690,00-TL tutarlı ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı, Bingöl Belediye Başkanlığı İşletme ve İştirakler Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı yazısı ekinde gönderilen 1.383.690,00-TL tutarındaki sabit ve mobil haberleşme altyapı tesisleri keşif bedeli tahakkuk icmalinin ve bu işlemin dayanağını ihtiva eden ... tarih ve ... sayılı Bingöl Belediye Meclis Kararının ilgili kısmının iptali istemi ile ... İdare Mahkemesi'nde açılan E:... sayılı dava dosyasında ... tarih ve K:... sayılı karar ile işlemin iptaline karar verildiği; bu itibarla, dava konusu ödeme emrine dayanak tahakkuk işleminin iptal edildiği anlaşıldığından, ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hem sonucu hem de kısmen gerekçesi itibarıyla hukuka ve yargılama usulüne uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı tahakkuk işlemine karşı açılan davada, Mahkeme'nin dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararının istinaf incelemesi sonucunda, Dairelerinin ... tarih ve E...., K... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verildiği, anılan gerekçenin de istinaf başvurusuna konu karara eklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yeraltı ve yerüstü kabinetlerinin geçiş hakkı kapsamında değerlendirileceği fakat bu değerlendirmenin geçiş hakkı metraj hesabında gündeme geleceği, yer kullanım bedellerinde ise 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca ücret tarifesi belirlenerek işlem yapılacağı, kabinetlerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesindeki yapı tanımına girdiği, tesis paylaşımı için başvuruda bulunan işletmeciler tarafından survey ücreti, başvuru ücreti ve kabinetlere ilişkin yer kullanım ücretlerinin tesis sahibine ödenmesi zorunlu iken söz konusu alanda malik olan belediyenin evleviyetle bu bedelleri tesisi ilk kuran işletmeciden tahsil etmesinin zorunlu olduğu, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesine dayanılarak belediye meclisince ücretlendirilen hizmetler için ilgililerin müracaatının gerekli olmasının, müraaat edilmeden belediyenin imkânlarından yararlanıldığının tespiti hâlinde belediyenin bedel tahsil etme yetkisini ortadan kaldırmayacağı; davacı şirketin imtiyazlı sözleşme sahibi olmasının mevzuatta belirlenen yükümlülüklerden muaf olduğu anlamına gelmediği, davacı şirkete belediyenin yetki ve sorumluluğu altında olan yerleri bedelsiz kullanma hakkı tanıyan objektif bir düzenleme de bulunmadığı, 406 sayılı Kanun ile davacı şirkete tanınan tüm ayrıcalıkların 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kaldırıldığı, davacının herhangi bir kazanılmış hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, davalı idarenin şirketle geçiş hakkı sözleşmesi imzalamadığı ve geçiş hakkına konu metraj hesabını yaparken şirketle mutabık kalmadığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından geçiş hakkı sözleşmesi olmaksızın geçiş hakkı ücreti alınmaması gerektiği yönünde görüş bildirildiği, geçiş hakkı bedeline konu edilen kablo vb. gereçlerin toplam uzunluğunun davalı idarece tespit edilen rakamların yarısına dahi ulaşmadığı, menhol genişliği baz alınarak hesaplamalarda 3 çarpanı kullanılmasının mevzuattaki açıklamadan çıkarılamayacak bir sonuç olduğu, şirket menholleri ve saha dolaplarının elektronik haberleşme istasyonu olmadığı, Ortak Yerleşim ve Tesis Paylaşımına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in belediye tarafından tesis edilen işlemlere dayanak teşkil edemeyeceği, idarece başvuru bedeli, keşif bedeli, survey bedeli olarak nitelendirilen ücretlendirmelerin keyfi olduğu, geçiş hakkı ücretlerinin belirlenmesinde sadece kablo güzergâhının uzunluğunun dikkate alınması gerektiği, saha dolapları ve menholler için ayrıca ücret talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra ikincil mevzuat olarak düzenlenen Yönetmelik'te yürürlük tarihinden önce kurulan elektronik haberleşme altyapısı ve şebekesinin geçiş hakkı bedeline konu edilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 14/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın