13. Daire 2023/2185 E. 2023/4130 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2023/2185 Esas 2023/4130 Karar 17.10.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2185 E., 2023/4130 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2185 Karar No:2023/4130
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu (…) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Ajansı Ltd. Şti.'nin ... A.Ş'den (...) kullanmış olduğu kredilerle ilgili olarak Banka döneminde imzalanmış olan Protokolde yer alan kefaleti nedeniyle 19.495.511,75-TL tutarındaki Fon alacağının davacıdan tahsiline yönelik düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ...'in ... A.Ş'den kullanmış olduğu kredilerle ilgili olarak Banka döneminde imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmeleri/ Protokollerde yeralan kefaleti nedeniyle davacının sorumlu tutulduğu, 02/11/2020 tarihine kadar yapılan tahsilatlar mahsup edildikten sonra, tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi(FYYS)'nin temerrüt ve muacceliyet hükümlerine göre 02/11/2020 tarihi itbari ile 2.686.523,00-TL anapara ve 16.808.988,75-TL faiz olmak üzere toplam 19.495.511,75-TL tutarındaki Fon alacağının tahsiline dair davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, ödeme emrinin dayanağı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği, hukuka uygun bulunan ve vadesinde ödenmeyerek kesinleşen fon alacağının tahsiline devam edilmesine yasal engel bulunmadığı, tanzim edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, verilen vekaletin sadece borçlu veya kefil sıfatıyla imzalanan sözleşmelere yönelik olduğu, kullanılan kredilerde imzasının olmadığı, kendisi adına da çekilmiş bir kredinin bulunmadığı, açıkça yetki dışına çıkıldığından kefaletin geçersiz olduğu, protokol ve vekaletnamenin kamu düzenine uygun olup olmadığı ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, protokolde faiz oranının fahiş olarak belirlendiği, kefaletin Kanun'daki zorunlu şekil şartlarını taşımadığı, dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce icra takibinden sarfınazar edildiğine dair herhangi bir dilekçe verilmediği, kefalete ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, hak düşürücü sürede zamanaşımından farklı olarak durma ve kesilmenin söz konusu olmayacağı, hiçbir zaman ...'in yönetiminde yetkili olarak bulunmadığı, dolanlı işlemler yapmadığı, kendisi hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapılamayacağı, kefilin borçlu ile birlikte doğrudan takip edilebilmesi için müteselsil kefil olmasının gerektiği, kendisinin ise müteselsil kefil olmadığı, 2003 tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ile eski sözleşmenin hükmünü kaybettiği ve yeni sözleşmeye de taraf olmadığından sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının vekalet verdiği …'ın yeğeni olduğu ve ...'in hakim ortağı olan Ceylan Grubu şirketlerinde hissedarlıklarının ve kanuni temsilciliklerinin bulunduğu, davacının vekaletnameyi bilerek ve sonuçlarına katlanmak üzere verdiği, dava konusu şirketin borcundan dolayı 2000 yılında başlatılan icra takibi sonrasında açılan itirazın iptali davasından davacının 2003 yılında imzalanan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi nedeniyle feragat ettiği ve takibin kesinleştiği, mezkur alacakların takip hukuku çerçevesinde kesinleştiği, davacının kefaletin geçersiz olduğuna ilişkin iddialarını itirazın iptali davasına konu etmediği, Fon Kurulu kararı gereği icra takibinden sarfınazar edildikten sonra dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, ...'in hakim ortak istismarı ile Fon'a devredilmiş bir banka olduğu, Banka hakim ortaklarının Banka'nın kaynaklarını kendi lehlerine ve Banka zararına sebebiyet verecek şekilde kullandıkları, kefaletteki 10 yıllık hak düşürücü sürenin alacağın takip edilmesini düzenleyen süre olduğu, fiili durumda davacı hakkında kesinleşmiş 10 adet takip bulunduğu, 2021 yılında Grup ve Fon arasında imzalanan sözleşmenin davacı tarafından imzalanmadığı, protokolle ödenmesi taahhüt edilen borcun devam ettiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.