13. Daire 2023/1522 E. 2024/577 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2023/1522 Esas 2024/577 Karar 07.02.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1522 E., 2024/577 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/1522 Karar No:2024/577
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av.... Av...
KARŞI TARAF (DAVALI) ... Kurumu... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin 2012 ve 2013 yıllarında deniz taşıtlarına ikmâl etmek üzere aldığı ÖTV'siz akaryakıtı deniz taşıtlarına ikmâl etmek yerine piyasaya arz ettiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 350.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ve Kanun'un 20. maddesinin beşinci fıkrası uyarına dağıtıcı lisansının iptaline ilişkin ... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece işleme dayanak olarak yalnızca vergi müfettişinin görüş ve öneri raporunun esas alındığı, bunun dışında başkaca bir tespitte bulunulmadığı ve bir araştırmanın da yapılmadığı, davacının iddialarının soruşturma raporunda ve dava konusu işlemde karşılanmadığı, yalnızca "yazılı savunmasında öne sürülen hususların şirketi haklı gösterecek gerekçeler olmadığı" şeklinde soyut bir değerlendirmede bulunularak işlem tesis edildiği, söz konusu vergi inceleme raporları esas alınarak kesilen vergi cezalarının ...Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, cezalı tarhiyatların tümünün terkinine karar verildiği belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 31. maddesinde ihrakiyenin ihracat veya transit rejimi kapsamında deniz ve hava taşıtlarına ikmal edilmesinde üçüncü kişilerce tahsilât aracılık hizmetleri verilebileceği ve Kurul tarafından da söz konusu işlemin kapsamına ilişkin düzenleme yapılabileceğinin hüküm altına alınmış olmasına karşın davalı idarece bu hususta herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı hususları dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; İdare Mahkemesi tarafından karara dayanak yapılan anılan ... Vergi Mahkemesi kararının, Danıştay Üçüncü Dairesi'nin 01/10/2018 tarih ve E:2016/5633, K:2018/4792 sayılı kararıyla, "...davacı şirket tarafından deniz yakıtı teslimi yapıldığı iddia edilen deniz araçlarının fiilen olmadığının tespit edildiği, davacı şirketin düzenlediği bazı deniz yakıtı satış faturalarının gerçek durumu yansıttığının kabul edildiği, 2012 yılında deniz yakıtı satışlarına ilişkin özel tüketim vergisi tutarlarının tamamının Tüpraş tarafından davacı şirkete yapılan satışlarda hesaplanan özel tüketim vergisinden mahsup edildiği, garantör firmadan davacı şirket hesaplarına fazladan gönderilen paraların sebebinin deniz araçlarına teslim edildiği iddia edilen akaryakıtın piyasaya kayıt dışı sürülmesi ve piyasa satış fiyatının altında tüketicilere satılması olduğu tespit edildiği, vergilendirme dönemiyle ilgili bu saptamalardan, davacı tarafından adına deniz yakıtı satış faturası düzenlenen kişi veya kurumlara aslında deniz yakıtı teslimi yapılmadığı, deniz araçlarına teslim edildiği iddia edilen fatura içeriği akaryakıtın piyasaya kayıt dışı olarak sürülmek suretiyle elde edilen kazancın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmediği..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, akabinde de Mahkeme'ce bozma kararına uyulduğu; bu itibarla, ilk derece mahkemesinin dayanak olarak aldığı Vergi Mahkemesi'nin anılan kararının Danıştay Üçüncü Dairesi'nce bozulduğu ve Vergi Mahkemesi'nce bozma kararına uyulduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyize konu kararda somut bir gerekçenin yer almadığı, dava konusu işlemlerin idari yargı kararının uygulanmaması niteliğinde olduğu, idari işlemlerin sebep, konu ve amaç unsuru yönünden hukuka uygun olmadığı, çalışma ve sözleşme hürriyeti, hukuk güvenliği ve idari istikrar ilkelerine aykırı olarak dava konusu işlemlerin tesis edildiği, somut, kesin ve inandırıcı bilgi, belge ve delil olmadan fiil isnat edildiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince şirket lehine olan bilgi, belge ve beyanlar dikkate alınarak idari para cezası verilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.