13. Daire 2022/4792 E. 2023/5100 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2022/4792 E. 2023/5100 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2022/4792 Esas 2023/5100 Karar 27.11.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4792 E.,  2023/5100 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4792
Karar No:2023/5100

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Akaryakıt Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisans sahibi davacı şirkete, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) izni olmaksızın dağıtıcılar arası akaryakıt ticareti yaptığından bahisle 1.066.327,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, dağıtım faaliyetinin, serbest kullanıcılara ve akaryakıt toptan satış ve ikmali dahil bayilere akaryakıt satış ve ikmal faaliyetlerinin bütününü kapsadığı; bu bağlamda dağıtıcı lisans sahiplerinin asıl faaliyet alanının, temel olarak rafineriden ithalat yoluyla ya da diğer dağıtıcı lisans sahiplerinden temin ettikleri akaryakıtı bayileri aracılığı ile piyasaya arz etmek olduğu; dağıtıcılar arası akaryakıt ticareti, dağıtıcı lisans sahiplerinin tedarik kanallarından birisi olmakla birlikte, aslolanın bu yolla elde edilen akaryakıtın dağıtıcılar tarafından piyasaya sunulması olduğundan, bu amaç dışında kullanılmasının engellenmesi için, dağıtıcılar arası akaryakıt ticaretinin Kurul'un iznine tâbi tutulduğu, dağıtıcılar arası akaryakıt ticareti yapmak isteyenlerin ilgili yıl için, yılda bir defaya mahsus olmak üzere davalı idare hesabına yatırılan izin bedeline ilişkin dekontun ibraz edilmesi gerektiği, 2017 yılına ilişkin dağıtıcılar arası akaryakıt ticaretine yönelik EBİS bildirim sisteminde yer alan bildirimlerin davalı idarece incelenmesi sonucunda söz konusu bedelin yatırıldığına ilişkin dekontu ibraz etmeden faaliyette bulunduğu tespit edilen dağıtıcı lisansı sahiplerinden davalı idarece yazılı açıklama istenildiği, söz konusu açıklama talebine istinaden davacı şirketin yazılı açıklama yapmadığı ve 2017 yılı dağıtıcılar izni bedelini ödemediği; davacı şirket tarafından, 04/06/2016 tarihinden sonra dağıtıcılar arasında herhangi bir alım satım faaliyetinde bulunulmadığı ve 27/06/2016 tarihinde söz konusu bedeli ödediği iddia edilmiş ise de, 27/06/2016 tarihinde ödenen bedelin 2016 yılı için geçerli olduğu ve dava dosyasındaki belgelerden 04/06/2016 tarihinden sonra dağıtıcılar arasında alım satım yapıldığı anlaşıldığından davacı şirketin bu iddialarına itibar edilmediği belirtilerek, davacı şirket hakkında Kurul izni olmaksızın dağıtıcılar arası akaryakıt ticareti yaptığından bahisle 1.066.327,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararında, "... dağıtıcı lisansı sahiplerinin, dağıtıcılar arası akaryakıt ticareti yapabilmesine ilişkin olarak gerçekleşecek satış işlemi öncesinde, satış talebinde bulunan lisans sahibinin ilgili yıl için, yılda bir defaya mahsus olmak üzere Kurum hesabına yatırılan izin bedeline ilişkin dekontun Kuruma ibraz etmesi ..." gerektiği düzenlenmiş ise de burada yer alan "ilgili yıl" ibaresi ile takvim yılının mı yoksa ödeme yapıldığı tarihten itibaren başlayan bir yıllık müddetin mi kastedildiği hususunun açık ve herkesçe anlaşılır şekilde ifade edilmediği, keza söz konusu ödemeye ilişkin dekontun sunulması üzerine de davacıya ne kadar süre ile dağıtıcılar arası akaryakıt ticareti yapabilme hakkına sahip olduğu husunda herhangi bir bildirim yapılmayarak davacının nezdinde hukukî güvenlik ve düzenli idare ilkelerinin ihlâl edildiği, bu nedenle de davacı tarafından idarî yaptırıma ne durumda tâbi olacağı hususunda hataya düşüldüğünün görüldüğü, nitekim, söz konusu belirsizliğin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile, izin başvurularının, faaliyet döneminin "01 Nisan 31 Mart arasındaki 12 aylık dönemi" ifade edeceği ve başlangıç yılının 1 Mart tarihi itibarıyla yapılacağı, izin için yapılan başvuru hakkında Kurul tarafından karar alınacağı, Kurul tarafından verilen iznin Kurum internet sitesinde yayımlanmasını takiben dağıtıcılar arası akaryakıt ticareti faaliyetine başlanabileceği ve son olarak söz konusu izinlerin bir faaliyet dönemi için verileceği ve dönem sonunda kendiliğinden sona ereceği' belirtilmek suretiyle giderildiği anlaşılmakta ise de idari para cezasına konu işlem tesis edildiği aşamada ''ilgili yıl'' ifadesinin belirsizlik oluşturduğu, hukukî güvenlik ve düzenli idare ilkelerinin ihlâl edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin 2017 yılına ilişkin dağıtıcılar arası ticaret izin bedelini ödemeden akaryakıt ticareti yaptığı, gerekli soruşturmanın yapıldığı, davacının yasal düzenlemelere aykırı hareket ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 27/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın