13. Daire 2022/406 E. 2024/3613 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2022/406 E. 2024/3613 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2022/406 Esas 2024/3613 Karar 30.09.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/406 E.,  2024/3613 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/406
Karar No:2024/3613

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Holding A.Ş. pay piyasasında 16/04/2020-29/04/2020 döneminde meydana gelen olağandışı fiyat ve miktar hareketlerine ilişkin olarak yapılan incelemeler sonucunda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan fiillerin işlendiğine dair makul şüphe bulunması nedeniyle anılan Kanun'un 1. maddesi çerçevesinde yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen 6362 sayılı Kanun'un 101. maddesinin birinci fıkrası ve V-101.1 sayılı Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrası ile 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı hakkında 11/05/2020 tarihinden başlamak üzere borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına dair ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Holding A.Ş. pay piyasasında 01/04/2020-29/04/2020 döneminde meydana gelen olağandışı fiyat ve miktar hareketlerinin incelenmesi sonucunda, Ö.T. tarafından web sitesinde 08/04/2020 ve 20/04/2020 tarihlerinde ... Holding ile ilgili olumlu görüşler paylaşıldığı, paylaşımdan sonraki üç günde pay fiyatının %33 oranında arttığı, 26/04/2020 tarihinde ... Holding tarafından Covid 19 ile ilgili aşı ve ilaç geliştirildiği yönünde yanıltıcı paylaşım yapıldığı fark edilerek 29/04/2020 tarihinde bu bilginin yalanlandığı ve anılan kişiden düzeltme metni yayınlamasının istenildiği, sonraki üç günde pay fiyatının %25,1 oranında düştüğü, Ö.T.'nin 16/04/2020-29/04/2020 döneminde 22.440 adet alım ve 7.500 adet satım işlemi gerçekleştirdiği, davacının Ö.T.'nin verdiği eğitimlere katıldığı, davacı ile birlikte S.U., A.S. ve V.Y.'nin Ö.T.'nin sahip olduğu hisselerde yüksek miktarlı mülkiyetleri bulunduğu, 21/04/2010 tarihinde aynı saatlerde alım işlemi gerçekleştirdikleri, davacının 101.989 adet alım işlemi gerçekleştirdiği, dolayısıyla davacının da Ö.T. ve diğerleri ile birlikte hareket ettiği ve 6362 sayılı Kanun'un 107/2. maddesinde tanımlanan fiilin işlendiğine dair makul şüphe oluştuğu anlaşıldığından, piyasanın etkin ve sağlıklı işleyişini teminen gerekli her türlü tedbiri almaya yetkili kılınan Kurulca, piyasa dolandırıcılığı fiillerinin işlendiğine dair makul şüphe oluşması üzerine diğer yatırımcıların hak ve menfaatlerini korumak amacıyla tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; 6362 sayılı Kanun'un 106. ve 107. maddelerinde sayılan fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunan kişilerin borsalarda geçici olarak işlem yapmalarının yasaklanabileceği; somut olay bakımından, söz konusu yasağın uygulanabilmesi için 107. maddenin 2. fıkrasında sayılan sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verildiğine, söylenti çıkarıldığına, haber verildiğine, yorum yapıldığına veya rapor hazırlandığına ya da bunların yayıldığına ve bu suretle menfaat sağlandığına dair makul şüphe bulunması gerektiği; kişinin hem piyasayı etkilemek için birtakım bilgi, yorum vb. yaydığına hem de bunu yapmak suretiyle menfaat sağlamış olduğuna dair makul şüphe bulunması gerektiği;
Uyuşmazlıkta ... pay piyasasında 16/04/2020-29/04/2020 döneminde meydana gelen fiyat ve miktar hareketlerinin incelenmesi sonucunda hazırlanan İnceleme Raporu'nda, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıları etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi verdiği, söylenti çıkardığı, haber verdiği, yorum yaptığı veya rapor hazırladığı ya da bunları yaydığı ve bu suretle menfaat sağladığına ilişkin olarak davacıya yönelik herhangi bir tespit ya da değerlendirmede bulunulmadığı, bu yönde bir tespitin yalnızca Ö.T. hakkında yapıldığı, dava konusu işlemin tesis edilme gerekçesi olarak ise ... pay piyasasına ilişkin paylaşımlar yaptığı tespit edilen Ö.T.'nin eğitimlerine katılması, davacı ile birlikte S.U., A.S. ve V.Y.'nin Ö.T.'nin sahip olduğu hisselerde yüksek miktarlı mülkiyetlerinin bulunması ve 21/04/2010 tarihinde aynı saatlerde alım işlemi gerçekleştirmesinin gösterildiği, bu durumun Kanun'un 107/2. maddesinde tanımlanan fiilin işlendiğine dair makul şüphe olarak değerlendirildiği; dolayısıyla Kurulca davacı hakkında sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıları etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek, söylenti çıkarmak, haber vermek, yorum yapmak veya rapor hazırlamak ya da bunları yaymak fiillerini işlediği yönünde makul şüphe oluşturacak bir tespit ya da değerlendirmenin yapılmadığı, tespit edilen hususların 6362 sayılı Kanun'un 107/2. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, piyasa dolandırıcılığı suçunun işlendiğine yönelik makul şüphe oluşturan nitelikteki davacı işlemlerine ilişkin yeterli delilin Kurul kararına esas inceleme raporu ile ortaya koyulduğu, kararda makul şüphe kavramının hatalı değerlendirildiği, davacı tarafından birlikte hareket ettiği diğer grup üyeleri ile gerçekleştirilen işlemlerin piyasa dolandırıcılığı suçunun işlendiği yönünde makul şüphe oluşturduğunun tespit edildiği, kararda belirtildiği üzere yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla sözlü ya da yazılı herhangi bir beyanda bulunmak olarak tanımlanabilecek bir fiilin işlendiğine veya bu suretle menfaat elde edildiğine dair makul şüphenin ortaya koyulmasının da gerekmediği, Kurulca makul şüphe değerlendirmesinin, tamamen gerçekleştirilen işlemler sonucunda piyasanın işleyişinin olumsuz yönde etkilenmesi potansiyelinin bulunup bulunmadığı, yapılan işlemlerin bu yönde bir elverişliliğe sahip olup olmadığına yönelik olup, buna binaen piyasanın işleyişini ve diğer yatırımcıların etkin, şeffaf ve adil şekilde işleyen bir piyasa mekanizması içinde işlem yapmaya ...m edebilmelerini teminen Kurul'un sahip olduğu takdir yetkisinin bir uzantısı olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere makul şüphenin somut olgulara dayanması gerekmekle birlikte söz konusu değerlendirmenin yapılmasına ilişkin bu hususun tamamen teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmesi sebebiyle Kurul'a takdir yetkisinin tanındığının açık olduğu, takdir yetkisinin yargısal denetimindeki sınırlamaların dikkate alınması gerektiği, yerindelik denetimi yapılamayacağı, davacı hakkında işlem yasağı uygulanmasına dayanak makul şüphenin, şahsi sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarla ... pay fiyatını etkilediği anlaşılan Ö.T. ile birlikte hareket etmesi ve pay fiyatını etkilediği düşünülen şüpheli işlemleri gerçekleştirmesi olduğu, söz konusu Tebliğ çerçevesinde uygulanan tedbirlerin alınmasının temel nedeninin yapay piyasa oluşumunun ve yatırımcıların yanıltılarak zarara uğramalarının önlenmesi olduğu, 6362 sayılı Kanun'un 106 ve 107. maddelerine aykırı fiillerin işlendiğine dair makul şüphenin tespitinin yeterli görüldüğü, menfaat elde edilmiş olması şartının aranmadığı, buna ilişkin bir makul şüphenin söz konusu olmasının gerekmediği, kâr veya zarar edilmiş olmasının da bir öneminin bulunmadığı, aynı konuya ilişkin olarak Bölge İdare Mahkemesince farklı kararlar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın