13. Daire 2022/3748 E. 2023/3337 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2022/3748 Esas 2023/3337 Karar 03.07.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3748 E., 2023/3337 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/3748 Karar No:2023/3337
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1. … 2. … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, … tarihli ve … sayılı istasyonlu bayilik lisansı sahibi …Petrol Turizm Uluslararası Taşımacılık İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, anılan şirkete 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca 147.933,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; istasyonun arka kısmında park hâlinde bulunan "…" plakalı kasası tenteli kamyonun akaryakıt istasyonuna ait yer altı tanklarına yakın yerde durarak yakıt boşalttığının dosyada yer alan olaya ilişkin tutanak ve fotoğraflardan açık bir şekilde anlaşıldığı, ayrıca denetime konu akaryakıttan alınan numunelerin mevzuatta öngörülen şartları taşımadığı, böylece davacıya isnat edilen -dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali- eyleminin sübut bulduğu, bu durumda, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile şirketten yazılı savunma alınmasına karar verildiği, … tarih ve …sayılı savunma isteme yazısının davacıların bilinen adresine tebligata çıkarıldığı, tebligatın belirtilen adrese posta yoluyla ulaştırılamaması üzerine, resmî veya özel müessese ve dairelerden davacının adresine yönelik bir araştırma yapılmaksızın, savunma isteme yazısının 25/04/2012 tarih ve 28274 sayılı Resmî Gazete'de ilanen tebliğ edildiği ve akabinde dava konusu işlemin tesis edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "İlanen tebligat" başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, adresi meçhul olanlara ilanen tebligat yapılacağı; üçüncü fıkrasında, adresin meçhul olması hâlinde keyfiyetin tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edileceği, bununla beraber tebliği çıkaran merciin, muhatabın adresini resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine soracağı ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettireceğinin kurala bağlandığı, bu itibarla, Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesi gerektiğinden, davalı idarece tebligatın yapılamadığından bahisle adres araştırması yaptırılmadan ilanen tebligat yapılmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, savunma isteme yazısının usule aykırı olarak ilanen tebliğ edilmesi nedeniyle, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yazılı savunma isteminin idarelerinde kayıtlı adrese tebliğ edildiği, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, şirketin lisansının davalı idarenin onayı ile sonlandırılmış olduğu, savunma istemine ilişkin yazı şirkete tebliğ edilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; iptal davaları, "idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmış; yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idarî işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmiş ve idarî işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddî bir ilişki söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla, iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukukî nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idarî işlemlerin, bu idarî işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu edilen Kurul kararının tüzel kişiye (şirkete) yönelik olduğu, şirketin hâlen tüzel kişiliğinin devam ettiği, şirket adına tesis edilen idari para cezasının iptalinin istenilmesinde şirketin hissedarlarının değil bizzat şirketin veya şirketin kanuni temsilcisinin yetkili olduğu, davacılar adına düzenlenmiş bir idari para cezasının da söz konusu olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlem tarihinde yetkili olduklarından bahisle davacılar tarafından tüzel kişilik adına tesis edilmiş idari para cezası için kendi adlarına açılan işbu davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, esası incelenmek suretiyle verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 03/07/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.